Geçen ay, Filistin İletişim Bakanlığının uzmanlarından Mütevekkil Taha “Burak Duvarı” isminde bir makale kaleme aldı. İleri sürdüğü tarihi delillerle Mescid-i Aksa’nın Güney tarafındaki Burak duvarının Müslümanlar tarafından inşa edildiğini ispatladı.

Son yıllarda Siyonist rejimin yazar ve tarihçilerinin birçoğu, Beyt-ül Mukaddes’in şu anki binasıyla ilgili tarihi metinleri yorumlayıp o zamanlar Yahudilerin burada yaşadıklarına dair uydurdukları yalanları ispatlamaya çalışıyorlar. Uydurulmuş Yahudi kitapları, burada Müslümanlar yaşadıkları halde mescidin bu çevrelerde ikamet eden Yahudiler tarafından inşa edildiğini savundukları bir zamanda Filistinli şair ve tarihçi El-Mütevekkil Taha, Burak duvarıyla mescidin diğer taraflarındaki ve etraftaki yapılarda bulunan İslami mimariyi karşılaştırdıktan sonra duvarın Müslümanlar tarafından inşa edildiğini ispat etti.

Yahudilerin tarihi uydurmaları Müslüman tarihçiler tarafından ilk defa ortaya çıkarılmıyor. Ancak bu sefer, Mescid-i Aksa’yı Müslümanların ya da Yahudilerin inşa ettikleri ile ilgili konunun öneminden dolayı Siyonist rejimin baskı altına aldığı Filistin yönetimi, yazarı sıkıştırıp ileri sürdüğü görüşten geri adım atmasını isteyip söz konusu makaleyi bakanlığın dergisinden çıkarma yoluna gitti. Siyonist rejimin makamları için konunun taşıdığı özel önemden dolayı, Siyonist rejimin cumhurbaşkanlığı sözcüsü Mark Regev düzenlediği basın toplantısında Filistin halkına çağrıda bulunup bu tarihi rezaletleri kabul etmelerini istedi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Netanyahu “Makale karşısında Filistin kaynaklarının suskunluğu, bölgede barış istemediklerini göstermektedir” dedi. Sözlerinin devamında, barış programının sürdürülmesinin şartının bu makalenin silinmesine ve Filistin devletinin özür dilemesine bağlı olduğunu bildirdi.

Siyonist rejimin başbakanının açıklamalarında dikkat çeken nokta, Batı yakasında devam eden yerleşim yeri inşaatlarının durdurulması ve Gazze kuşatmasının sona erdirilmesiyle ilgili iç ve dış baskılara ve Birleşmiş Milletlerin tavsiyelerine rağmen bu işte direttiği halde, Mescid-i Aksa’nın tarihi bir duvarıyla ilgili yazılan bir makale onu şiddetli tepkiye sürüklüyor ve Ortadoğu’nun barışını bu makaleye bağlıyor. Burak duvarının yapım tarihiyle ilgili konu, bundan önce gündeme gelmişti. 2000 yılındaki Camp David’in ilk oturumlarında zamanın ABD Cumhurbaşkanı Bill Clinton, Filistin Özerk yönetiminin başkanı Yaser Arafat’a şöyle demişti. “Burak duvarının Yahudilere ait olduğunu gösteren tarihi hiçbir kayıt bulunamaz” Aynı şekilde daha önce bu duvarla ilgili bir makale kaleme alan Filistin’in meşhur gazetecilerinden Muhammed Ebu Alan, Siyonist rejimin yoğun tepkisiyle karşılaşmıştı.

Mütevekkil Taha’nın makalesinde dikkat çeken önemli nokta, duvarın İslami kökleriyle ilgili tarihi işaretlerle beraber, buranın Siyonistlerin ana toprakları ve Yahudilere ait olduğunun büyük bir yalan olduğu ortaya çıkmaktadır. Oysa Telaviv, bu iddiayla dünyanın siyasi sistemini kendisiyle paralel hale getirmiş, uydurma tarihi senetler ileri sürerek Kudüs’ün çevresinden daha fazla toprak koparmayı hedeflemektedir. İşin ilginç tarafı Siyonist rejim, ABD yöneticilerini, bu makaleyi kınamaya ve Filistin devletine özür diletmek için baskı altında tutmaya ikna etti. Şu ana kadar ABD başkanı konuyla ilgili henüz bir şey söylemiş değil. Ancak Amerika meclisinin yarısından fazlasının makaleyi kınaması, Beyaz Saray’ın ileri gelenlerinin gelecek günlerde konuyla ilgili görüş belirtecekleriyle ilgili ihtimali güçlendirmektedir.

Burak duvarının İslam akaidinde özel bir yeri vardır. Miraçtan dönen Hz. Peygamber (sav) bu duvarın kenarında inmişti. Ashaptan İbn-i Saad’ın rivayetine göre Hz. Peygamber (sav) Burak’a binmiş vaziyette miraçtan gelip Mescid-i Aksa’nın güney duvarının yanında indi. Siyonist rejimin mukaddes kitabına göre kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri Burak duvarı, yaklaşık 85 metre uzunluğunda, on metre yüksekliğinde olup bugünkü Mescid-i Aksa’nın güney kısmıyla hiçbir benzerlik taşımamaktadır. Bundan dolayı Yahudiler bu duvarı “Olimbiki” yani ağlama duvarı olarak adlandırırlar. Diğer taraftan Yahudi Coğrafyası ansiklopedisinde bu Mescidin yapımının Yahudi düşmanlarından İbrani Aryani olan Hirdoos kralı tarafından inşa edildiği yazılmaktadır.

Buranın İslami mimari tarafından inşa edildiği Arap ve Yahudi kaynaklar tarafından ileri sürülmesine rağmen Filistin’in geçici devleti makaleyi bakanlığının dergisinden çıkarıp yazarını cezalandırdı. Bu, Filistin devletinin ileri gelenlerinin Siyonist rejimin isteklerini kabul edişinin ilk örneği değildi. Böylece Filistin özerk yönetimi, Mescidi Aksa’nın İslami olduğunun kesin olduğuyla ilgili tarihi delilleri kendi diplomasisine feda etti. Filistin devletinin bu girişimine karşılık bir bildiri yayınlayan Arap Yazarlar Birliği, Siyonist rejime boyun eğen Filistin devletinin maskaralığını kınadı. İslam dünyasının dini ve ilmi uzmanlarına yapılan çağrıda Filistinli yazar ve tarihçinin desteklenmesi istendi.

Yazan: Neim Şerafet

Kaynak: Cevan Gazetesi

Çeviren: Hanefi Aydın