Gazze, su ve güneş gibi temizleyicilerdendir. Sadece bölgeyi değil bütün dünyayı çepeçevre kuşatan kirlerin ve pisliklerin temizlenmesi için muhtemelen taze kana ihtiyaç vardı. Böylece insanlar bir müddet duraklasınlar ve Pablo Neruda’nın deyimiyle “Caddelerde kanı görsünler... Fıtratları yıkayan ve temizleyen kanı!” Kerbela’da savaş şartları tamamıyla eşitsizdi Gazze’de bu eşitsizlik daha belirgin bir görüntü arzetmektedir. Savaş uçakları, helikopterler, savaş gemileri, Morkava tankları, koca koca toplar, Birleşmiş Milletler güvenlik teşkilatı, Amerika, Avrupa, Hüsnü Mübarek ve...  bir cephede, Gazze ise diğer cephede. Burada kadın, erkek ve çocukların ölümden hiçbir korkuları yok...

Bu güne kadar İsrail, Müslümanların ve Arapların sözlerini ve davranışlarını alaya alıp dalga geçiyordu. Aşağılamak için inkâr edilmez bahaneleri vardı. 1967 yılındaki altı günlük savaş Müslümanları aşağılayan bir belge olarak ellerindeydi. Bu alçalmayı Moşe Dayan’dan daha açık bir şekilde kimse tasvir etmemiştir. 5 Haziran 1967’de Saat 7:14 ile 8:55 arasında İsrail savaş ve bombardıman uçakları Mısır karargahlarını basıp 189 Mısır uçağını bulundukları yerde imha ettiler. Mısır’ın 11 hava karargâhı yerle bir edildi. Hüsnü Seyyid İbrahim Mübarek o esnada Mısır’da hava kuvvetlerinde pilot olarak görev yapıyordu. Bu baskın Moşe Dayan tarafından detaylı bir şekilde kaleme alınmış.

Ürdün ve Suriye’nin de savaş uçakları imha edilmişti. Birkaç saat içerisinde her üç ülkenin hava kuvvetleri yok edildi. Dayan’dan okuduğum bir söyleşi bu operasyona değinmektedir. Gazeteci sorar: Bu bilginin düşmanın eline geçmesinden dolayı endişeli değil misiniz? Şu cevabı verir: Hayır! Araplar okumazlar! Okusalar da bir şey anlamazlar!

Ellerinde ne uçakları olan ve ne de tankları olan insanlara karşı aralıksız sekiz gün boyunca sürekli bombardıman ve ardından koca tanklarla kara hareketi başlatıp insanları ezmeye ve susturmaya çalışmanın anlamı nedir? Bütün ülkelerden ve bütün insan toplumluluklarından yükselen ve dalga dalga yayılan feryadlar neyi ifade ediyor?

Olmert, kandan hamam yapmaktadır. Mermileri kan çukurlarına dalana ve doyumsuz gözleri kandan parıldayana kadar... İngiltere başbakanı ve Amerika başkanı özel hizmetçi elbiseleriyle yan tarafında beklemektedir. Gordon Brown bir kabın içerisine yerleştirdiği yumuşak sabunla, İngiltere hizmetçilerinin âdeti üzere ayakta bekliyor. Bush’un bir elinde fırça, diğer elinin üzerine de ikiye katlanmış bir havlu bulunmakta! Brown’un domuzluğuna sadece bir adımı kalmış...

Şüphesiz ressamın zihninde parıldayan ateş şuleleri böyle bir resmi çizmesini gerekli kılıyor...  Bu yakıcı ateş Gazze insanının yalnızlığını göstermektedir... Filistinliler bu savaşın ahlaki, siyasi ve psikolojik boyutlarıyla zafer kazandılar. Askeri açıdan ise (kendi tabirleriyle) bu efsanevi ordu hangi zaferleri iddia edebilir? Hangi orduyla savaştılar? Werkur’un “Denizin sönmesi” isimli kitabı Alman tanklarının Fransa’ya giriş sahnesini anlatır. Orada, tankların paletleri altında buğday başaklarının ezildiği yazılmaktadır. Oysa herkes biliyor ki bu sefer taneler büyük basınçla toprağın derinliklerine dalmış durumda. Buğday tarlalarımız gelecek yıl daha gür ve daha bereketli mahsuller verecek...

İsrail, iki yıl önce yaz aylarında Hizblulah’tan askeri, istihbari ve siyasi bir yenilgi aldı. Gazze savaşında buna ahlaki yenilgi de eklendi. Ahlaki yenilginin dışındaki bütün yenilgiler telafi edilebilirler. Yezid ve ordusunun İmam Hüseyin ve dostları karşısındaki yenilgisi ve... Hayat ve ölümle ilgili yeni bir tarif; yenilgi ve zaferle ilgili de yeni bir tarif ortaya çıkmaktadır. Gazze, Filistin’in izzet ve özgürlük yolunu açmaktadır. 1967 yenilgisi üzerine Nezar Kubani’nin dile getirdiği şiir çok önemlidir. Şunları kaleme almaktadır:

Yahudiler bizim sınırlarımızdan içeri girmediler

Ancak onlar...

Karıncalar gibi ayıplarımızın boşluklarından sürünerek girdiler.

Gazze, İsrail’in sınırlarından içeri giremediği muhkem bir kaledir. Gazze’de karşılaşılan şeyler; izzet, özgürlük ve istiklalin bedelidir. Gazze insanlığın vakıasıdır. Nezad Kubani’nin tabiriyle:

Sultanın ordusundan her kim bana eman verse,

Ona derim ki; Ya Hazreti Sultan!

Savaşta iki kez yenildin

Artık sen insani hakikati kaybettin!

 

Kaynak: İtimadé Milli Gazetesi

Yazan: Ataullah Muhacerani

Çeviren: Hanefi Aydın