Yıllardır Kürd halkının içinde mücadele eden, taşıdığı Marksist anlayışla her zaman Kürd halkıyla çelişkiler içinde bulunan PKK, gerçekleştirdiği olağan kongresinde yeni kararlar alarak Marksist düşünceden vazgeçtiğini, bundan böyle faaliyetlerinde Kürd halkının inancını esas alacağını açıklayarak büyük değişime gideceğini belirtti.
Buna paralel olarak örgütün aldığı kararlara göre İslam’ın hükmüne uygun hareket edilerek bundan böyle kadın ve erkek militanların farklı yerlerde kalacağı, haremlik ve selamlığa kamilen riayet edileceği bildirildi.
Bu arada İsteyen PKK’lilerin namazlarını kılabilecekleri büyük bir caminin inşasına karar verildi. Güney Kürdistan’dan getirilecek alimlerin namaz kıldırılacağı ve İslami ilimler konusunda isteyen militanları eğiteceği haber verildi. Bununla birlikte isteyen herkese gündüz saatlerinde Kur’an derslerinin verileceği, ibadetini yapmak isteyen herkese lazım olacak bilgileri kapsayan ilmihal dersinin de Kur’an’la birlikte işleneceği ifade edildi.
Bu arada cami inşası tamamlanana kadar kamplardan biri mescit haline getirildi. İlk Cuma namazı, daha önce molla olan, ancak PKK’ye katıldığı için yıllardır İslam’dan uzak kalmış örgütün İslam’a dönüş kararı üzerine tövbe edip namaza başlayan PKK’li bir militan tarafından kıldırıldı. Cuma namazına katılan PKK’nin ileri gelenlerinden Cemil Bayık, Murat Karayılan ve Sabri Ok en ön safta yerlerini aldılar.
Ezan sesinin her tarafa ulaşması ve namaz kılan PKK’lilerin cemaat namazlarına kavuşması amacıyla kampın birçok noktasına hoparlörler yerleştirildi. Günde beş defa okunan ezan kampta yankılanırken ilk günlerde az sayıda PKK’li cemaat namazına iştirak ettiği gözlenirken, son günlerde namaza büyük bir yönelişin olduğu, namaz için ayrılan kampın dar gelmeye başladığı bildirildi.
Öte yandan kadın PKK’lilerde de namaza ilginin büyük olduğu görülmektedir. Mescidin bir tarafı kadınlara ayrılırken, birkaç gün içinde kadınların büyük bölümünün örtündüğü, bazılarının çarşaf siparişi verdiği haber verilmektedir.
Kandildeki bu değişimi alkışladığını ilan eden örgüt lideri Abdullah Öcalan, milletvekilleriyle yaptığı görüşmede bu yönelişlerinden dolayı Kandildekileri selamladığını, bunu derhal uygulamaya koyduklarından dolayı çok sevindiğini ve takdir ettiğini söyledi. Onların bu yönelişlerine karşılık kendisinin de namaza başladığını ifade eden Öcalan, kaldığı yerde cemaatle namaz kılma imkanının olmadığını, tek başına kılmak zorunda kaldığını söyledi. Avukatların bir dahaki gelişlerinde Namaz Hocası kitabı getirmelerini, böylece namazı erkanına göre kılmak istediğini sözlerine ekledi. Bu arada milletvekilleri aracılığıyla yaptığı çağrıda, Kürt gençlerinin camiye gitmelerini, Kur’an öğrenmelerini ve namazlarını düzenli şekilde kılmalarını istediğini dile getirdi.
PKK’deki bu yöneliş ülkede büyük yankıya neden oldu. Diyarbakır ve Mardin belediye başkanları belediye binasında birer mescit açarak, bundan böyle namazların bu mescitlerde cemaatle kılınacağını ifade ettiler. Bu arada örgütün aldığı karara tamamıyla bağlı olduklarını ifade eden Diyarbakır Belediye başkanı, bundan böyle başını örteceğini, bu şekilde Kürd kadının inanç ve kültürü doğrultusunda hareket ettiğinden büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi. Ayrıca kadınların rahat etmeleri amacıyla sadece kadınları taşıyan özel belediye otobüsleri tahsis ettiğini, bundan böyle kadınların hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadan gönül hoşnutluğuyla seyahat edeceğini bildirdi.
PKK’deki bu yöneliş Kürd halkında büyük sempatiyle karşılık bulurken, buna karşın PKK’nin eski dostları olan Türk solcularda hayal kırıklığına neden oldu. Örgütün ilerici çizgiyi bırakarak yöneldiği gerici çizgiden vazgeçmesini, bunun faşist bir yaklaşım olduğunu, PKK’nin bu yönelişiyle özgürlük mücadelesine ihanet ettiğini dile getirdiler.
PKK’nin gerçek yapısıyla yukarıdaki PKK’li karşılaştırın. Biri Kürd halkının ruhuna ve inancına uygun, diğeri ise tamamen karşı bir yapılanma. Keşke yukarıdaki iadeler gerçek olsaydı. Keşke Kürdleri bu kadar meşgul eden, bir halkın İslami kültürünü yok etmek için çabalayan, gençliğini İslami değerlerden koparıp ruhen ölüme sürükleyen, geleneksel de olsa halkın içindeki İslami hayata büyük darbeler vuran PKK, yıllar sonra kendisini gözden geçirip tövbe etseydi ve halkının inanç ve kültürüne dönme kararı alsaydı. Böylece büyük bir değişime yol açacaktı.
(Hürseda Haber)