Kapitalizm; ilk önce kapitalizmin anlamını ve felsefi nosyonunu (düşüncesini, akımını) irdelemek gerekir. Kapitalizm; (anamalcılık), özel mülkiyetin üretim araçlarının ağırlıklı bir bölümüne sahip olduğu ve işlettiği; yatırım, dağılım, gelir, üretim ve mal ve hizmet fiyatlarının piyasa ekonomisinin belirlediği sosyal ve ekonomik sistemdir. Bu sistemde genellikle bireylerin ya da grupların oluşturduğu tüzel kişiliklerin ya da şirketlerin emek, yer, üretim aracı ve para ticareti yapabilmeye hakkı vardır.Kapitalist ekonomi pratiği Avrupa da 16. ve 19. yüzyıllar arasında kurumsallaşmıştır, ama bazı niteliklerine ilk çağda da rastlanabilir, Orta Çağ döneminde de tüccar kapitalizminin emsal gösterilebilecek örnekleri vardır. Feodalizm sona erdiğinden beri kapitalizm Batı dünyasındaki hakim sistemdir, bütün dünyaya da İngiltere başta olmak üzere Avrupa dan yayılmıştır.

         Kapitalizm kavramı, tek başına ele alınırsa sınırlı bir analitik anlama sahiptir. Ama uygulandığı ülkelerde önemli farklılıklar olması, coğrafya, politika, zaman ve kültür öğelerleriyle birlikte değişmesi yüzünden kimi iktisatçılar karma ekonomi tanımının günümüzdeki iktisadi sistemleri belirtmek için daha doğru olduğunu söylemektedir. Kapitalizme 19. ve 20. yüzyıllarda önemli eleştiriler getirilmiştir, bu çeşitli eleştirilerin ortak yönü kapitalizmin ciddi anlamda insanlar arasında sosyal ve ekonomik eşitsizliğe yol açtığıdır.

        Kapitalizmin orta çağ avrupa’sında  çıkmasıyla beraber Burjuva sınıfınında temelini oluşturmuştur.

Burjuva sınıfının oluşmasıyla beraber sosyal dengeler kırılganlık göstermiş olup, yukarıdada belirtildiği gibi feodalizm’in de sonunu getirmiştir. Belki de kapitalizmin  içinde mutlaka mantık arıyacaksak  tek olumlu tarafı feodaliter inancı kırmasıdır.

                      KAPİTALİZ’MİN MODERN KÖLELERİ

        Kapitalizmin modern köleleri;  kesinlikle nefisle mücadelesini bırakmış  insanlar olarak bizleriz. Nefis insanın hem hür iradesini köleleştirir… ve hem de insanın Rabbine karşı yükümlülüğü  olan imani esasları sabote eder.

Peki; kapitalizmin modern köleleri olduğumuzu nasıl anlayıp, sorgulayacağız. Bunu anlamamın en iyi yolu Kur-an ve Hadislerin belirlediği sınırlar içerisinde kendimizi sorgulayıp muhasebe ve muhakeme ederek.

Bizler malımızda yeterince infaka yer verebilme cesaretini gösterebiliyormuyuz.

Bir insanın kendi mallarında infakta bulunması için gerçekten cesaret ve Allah’a (C.C) Tam anlamıyla bağlılık ister.

( Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.) BAKARA SURESİ 3. AYET

Belki, İnfak ile kapitalizmin arasında ki alakayı sorgulayabilirsiniz. Ama kesinlikle ve kâtiyen mallarımızdan infakta bulunursak Ümmet bilincine neşter vuran kapitalist ekonomik rejimin direncini kıracağız. Çünkü; malımızdan infakta bulunursak, ekonomik olarak yoksul kardeşlerimizi bizatihi görebilecek ve sınıfsal farklıkları daha iyi analiz edebileceğiz.

Beklide, beş bin liralık koltuk takımını alırken dünyanın zevk-i sefasına daldığımızı düşünüp bizi israfa dürten nefsimizden  vazgeçip,  yoksul kardeşlerimizin zaruri ihtiyaçlarını düşünüp infakta bulunabileceğiz. Firaunvari yaşantımızdan silkilenip Musa’nın (A.S) ve HZ. Muhammed’in (S.A.V) hayatını kendimize model olarak seçebiliriz.

          Eğer, bizler; kardeşimizin zaruri ihtiyaçlarını gidermek yerine bin liralık telefon alma ve yüz yirmi liralık pantolonu alma cesaretini kendimizde buluyorsak.

Eğer, Müslümanlar olarak; en değerli  varlığımız olan zamanımızı ( ALLAH’ın (C.C) Asr Suresinde zamana yemin etmesi Büyük İslam Alimleri ALLAH’ın (C.C) zamana çok değer vermesi ve insanlar için ne kadar önemli olduğunu belirtmek için zamana yemin ettiğini fikir birliğiyle açıklamıştırlar.)   haybeye ve kahvelerde ve televizyonların başında , zevk-u sefaya dalıyorsak…

        Eğer, biz mûminler; evlerimizi ibadetlerimizle süslemek yerine nefse ve kapitalizme yenik düşüp evimizi donatıp onların taksitlerini nasıl öderiz diye bin dereden su getirirsek…

Ve bunlardan dolayı ibadetlerimize, çocuklarımıza, kardeşlerimize ve ilme yeterince zaman ayıramıyorsak…

        Eğer, biz takva sahipleri; yanı başımızda aç yatan komşumuzu göremeyip, Filistine yapılan zulmu göremeyip, İsarilin, kardeşlerimize fosfor bombası olarak yağan mallarına hal tenezzül edebiliyorsak ve vicdanımız sızlamıyorsa…

       Vallahi, bizler; ABDESTLİ  KAPİTALİSTLERİZ…

       Vallahi, bizler; KAPİTALİZMİN MODERN KOLELERİYİZ…

HÜSEYİN DEMİRCAN