Pek çok toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da çarpık ahlak yapısına sahip olan ve kendi ile beraber çocuklarını da bu gayri ahlaki yaşantıya sürükleyen aileler vardır. Peki, çocuklar, sırf anne babaları olduğu için, İslam'i ölçülerde yaşamayan ailelerine itaat etmek zorunda mıdır?
Cezaevleri adam öldürmüş, dolandırıcılık ya da fuhuş yapmış anne ve babalarla doludur. Kimse bu kişilerin evlatlarının, sırf ailesi olduğu için anne ve babaları ile aynı hayatı yaşamaları gerektiğini idda edemez.
Ayrıca toplumumuzda yaygın olan 'kimse evladının kötülüğünü istemez' görüşü de gerçek dışıdır. Zira sokaklarda dilendirmek için doğurulan ve daha bebek olduğu halde buz gibi havalarda dahi acımasızca sömürülen çocukların anne babaları için, 'evlatlarının iyiliği için uğraşıyorlar' cümlesi elbette kullanılamaz. Kızını para makinesi görüp onu şarkıcı ya da oyuncu olması için kapı kapı gezdiren ve sonra da zengin biri ile evlendirip rahata kavuşmanın planlarını yapan anne de çocuğunu düşünen, cennetin ayaklarının altında olması gereken annelerden değildir elbette.
'Anne ve baba hata yapmaz', 'tüm anneler çocuklarının iyiliğini ister', dolayısıyla 'anne ve babaya itaat etmek ve her dediklerini yapmak gerekir' cümleleri Kuran ayetlerine uymamaktadır. Evlatlar ailelerin tapulu malı değildir. Allah'ın onlara birer emanetidir. Anne ve baba çocuğunu, zorlama ve baskı yapmadan dini yaşamaya teşvik etmelidir. Ancak bazen tam tersi olur ve ailesi din ahlakı ile yaşamadığı halde evlatları Kuran ahlakı ile yaşamayı seçebilir. İşte bu durumda çocuklarının, müslümanlığın gereklerini yaşamasından rahatsız olan aileler çıkabilir. Onlara göre kendileri de müslümandır, kendileri gibi namaz kılıp oruç tutulsa yeterlidir ve aşırıya kaçmamak gerekir. Oysa Allah razı olacağı ve cennetle müjdelediği kullarının, Kuran'ın bazı hükümlerine değil bütün hükümlerine uyan müminler olduğunuı haber vermiştir. Yani sadece namaz kılıp oruç tutmak, zekat verip kimsenin hakkını yememek; Allah'ı razı etmek için yeterli değildir. (Allah en doğrusunu bilir)
"Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi, 104)
Bu tavır içinde olan aileler; çocuklarının Kuran okuyup ibadet etmek ve Allah yolunda çabalayıp gençliğini –haşa- heba etmek yerine; bir an önce evlenip çoluk çocuğa kavuşması, çok para kazanması gibi dünyevi çıkarları gözetmesini ister. Onlara göre, Allah'ın Kuran'da emrettiği üzere ihtiyaçtan arta kalanı infak etmek –haşa- aptallıktır. Kendileri imanı tam kavrayamadıkları için, Allah'ın “infak ettiğinizde artırırım” ayetini görmezden gelir ve tevekkülden bi haber yaşarlar. Sürekli yaşadıkları gelecek korkusunu çocuklarına da aşılamaya çalışırlar. İşte bu durumla karşı karşıya kalındığında, ailesi kişiyi Allah yolunda mücadeleden alıkoymaya ve dünyayı yaşamaya teşvik ettiğinde o anne ve babaya itaat edilmez. Bu durumdaki çocuğu ailesine itaat etmesi için zorlayan kişiler de zalimdir.
Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi Bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın) da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve Bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lokman Suresi, 15)
Kehf ehli gençler ailelerinden, İslam'ı yaşamak için kopup ayrılmışlardır. Hz. İbrahim babasından İslam'ı yaşamak için ayrılmıştır. Pek çok sahabe, İslam'ı yaşamak uğruna ailelerinden kopup Hz. Muhammed (sav)'in yanında yer almıştır. O dönemin müşrik ve münafıkları çocuklarının büyülenmiş olduğunu, dönemin elçilerinin evlatlarını onlardan kopardığını iddia etmişlerdir.
İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve Allah'ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkâr ettik. Sizinle aramızda, siz Allah'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir."...(Mümtehine Suresi, 4)
Sonuç itibarı ile;. Allah yolunda yaşaması konusunda çocuğuna engel olmaya çalışan aileye itaat edilmez. Gerekirse Hz. İbrahim gibi, Kehf ehli gibi ve pek çok sahabe gibi onlardan ayrılmak gerekebilir. Geçmişteki müminlerin aileleri ile yaşadıkları bu zorlukları yaşayan müminler yine olacaktır. Bu Allah'ın sünnetidir.
İbrahim Akın
İbrahim Akın
25.12.2011 13:12