Ülkemizde son günlerde kadına yapılan şiddet ile işlenen tecavüz ve vahşi cinayetler, İslam toplumunun sahip olduğu erdemli davranışlardan uzaklaştığımızı, kendi değerlerimizden soyutlandığımızı; korkunç ve vahim bir uçurumun kenarına nasıl sürüklendiğimizi göstermektedir.

Bu tablo, temelinde inanç ve ahlaki değerlerinden yoksun, batılı yaşamı ve batılılaşmayı ilke edinen eğitim sisteminin, çocuklarımızı ve gençlerimizi nasıl canavarlaştırdığını görmek açısından ibretle değerlendirilmesi gereken bir durumdur 

Ülkemizde uygulanan karma eğitim sistemi, öğrencilerimizi temel ahlaki değerler ve toplumun temel dini öğretilerinden uzaklaştırmıştır. Mahremiyet eğitimi, ailede anne-baba gözetimi ve akranları tarafından paylaşılması gerekirken, bu eğitimin okullarda uygunsuz ortamlar ve liyakatsiz eğitimciler tarafından verilmesi yozlaşmayı ve ahlaksızlığı beraberinde getirmektedir.

Özelikle bölgemizde yoğun olarak mantar yetiştirir gibi türetilen, eğitimin handikabı YİBO’lar; sorunların katmerleşmesini tetiklemektedirler. Bu okullarda genellikle kırsal kesimden gelen körpe dimağlar ve masum çocuklarımız barınmaktadır. YİBO'lar da tam komünist rejimlerin uygulamalarına benziyor. İnsani ve psikolojik özellikleri, cinsiyetleri dikkate alınmadan insanları bir yere doldurup yatılı eğitim vermeye çalışıyorlar. Bu okullarda 6–7 yaşında ailelerinden kopartılan çocuklar 15 yaşına kadar aynı binada yarı karma bir biçimde barındırılarak, cinsel ve her türlü istismara açık hale getirildi. Çocuklar; anne-baba ilgisizliği ve aile ortamından uzak olmaları nedeniyle verilmesi gereken manevi ve ahlaki değerlerinden yoksun bırakılmaktadır. Ayrıca bu okullarda masum çocuklarımızı eğiten liyakatsiz eğitimci ve yöneticiler, çocukları her türlü çirkin emellerine ve illegal faaliyetlerine alet ederek canavarlaşmalarına sebebiyet vermektedirler.

Özellikle ne zaman ki batılılaşma hayranları medyayı kullanarak bir güç olarak karşımıza dikildiler; işte o zaman ipler kopmaya başladı. Toplumuzu, dizilerle, programlarla, yarışmalarla şiddet uygulamayı sever hale getirdiler. Artık kendi çocuklarımızı, sevdiklerimizi gözümüz göremez olduk. Toplum içerisinde artan şiddetin sonucu olarak suç işleme oranlarında hızlı bir artış başladı. 

Ülkemizde bir takım medya kuruluşlarının kullandığı dil, toplumda infial, gerginleştirme ve kaos ortamı oluşturmaya katkı sağlamaktadır. Özellikle kullandığı flaş haber ve manşetlerde CANAVAR, SAPIK, BARBAR ve TECAVÜZ sözcüklerini yoğun olarak dillendirmeleri toplumumuzun ahlaki çöküşüne ön ayak olmaktadırlar. Gazete, internet ve genel ahlaktan uzak, hatta ahlaki öğretilere düşman televizyon dizileri (Aşk-ı Memnu, Çocuklar duymasın gibi) sık sık izlettirilmekte, çocuklarımızı ve gençlerimizi KURTLAR VADİSİNE, adam öldürerek POLAT, MEMATİ gibi kahraman olmaya müptela etmektedirler.

Şiddet, saldırganlık, cinsellik içeren programları izleyen çocuklar; psikolojik sorunlara itilmektedir. Ruhsal gelişimlerini yanlış yönde etkileyerek, içine kapanık, kavgacı, istismar ve şiddet eylemlerine yatkın çocuklar meydana çıkmaktadır.

Okullarımızda ve devletin diğer kurumlarınca tertiplenen yılsonu etkinlikleri ve mezuniyet törenleri başta olmak üzere 23 Nisan Çocuk Bayramı ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarına alet edildiği, 7–12 yaşlarındaki kız çocuklarımıza transparan kıyafetler ile toplumun makul saymadığı bir vaziyette podyuma ve sahneye çıkartılması, minik bedenleri büyük bir ahlaksızlığa sürüklemektedir. 

Milli Eğitim Bakanlığı erdemli, onurlu ve toplumun temel değerlerini üstün tutan bireyler yetiştirmek istiyorsa; karma eğitim sistemine son vermeli, YİBO’lar kapatılmalı, Kur’an-ı Kerim ilkokuldan başlayarak zorunlu ders olarak verilmeli, eğitimde bireyleri ötekileştiren Milli Güvenlik dersleri kaldırılmalı, eğitimciler düzgün hizmet içi kurslarına tabi tutulmalı ve Avrupa Birliği eğitim normlarına uygun olarak anne-babaya çocuklarının eğitiminde söz sahibi olma imkânı tanınmalıdır 

Toplumun huzur ve güveninin kaynağı ve geleceğimizin teminatı olan İlköğretim çağı çocuklarımızın temel ahlaki ve dini öğretiler doğrultusunda eğitilmeleri gerekmektedir

Çocuklarımız emanettir, emanetleri iyi korumalıyız. Çocuklarımızı kaybedersek ülkemiz ve dünya kaybeder.

(Mardindosthaber)