Hüdhüd kuşunun verdiği haber üzerine Hz. Süleyman, Sebe melikesine bir mektup göndermiş, mektubu alan Sebe melikesi de, ileri gelenlere Allahın kitabında geçtiği gibi şöyle demişti;  "Beyler, ulular! Bana çok önemli bir mektup bırakıldı" dedi. “Mektup Süleyman'dandır, Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla (başlamakta)dır." (Neml/29-30)
 
Geçtiğimiz günlerde bizlerde, çok önemli bir mektup aldık, sanal bir mektup. Yani internet aracılığı ile siteler üzerinden gelen bir mektup (19.06.2001). Bu mektup, hüznümüzü gidermiş kalbimize sürur vermişti. Duygularımızı hemen yazmayı düşünmüş,  sonra mektubun etkilerini görmeyi beklemenin, daha uygun olacağı kanaatine varmıştık.
 
Mektup “Rahmân ve Rahîm Allah'ın adıyla” başlıyordu. Allah’ın adı ile başlayan hangi iş güdük/verimsiz/ akim/kısır kalmış ki bu mektup güdük/verimsiz/akim/kısır kalsın.
 
Sonra bu mektup, tamamen Sivil Toplum Faaliyetleri kapsamında, legal düzeyde faaliyet yürüten ve bu faaliyetlerinden dolayı, halkın gönlünde yer alan, sevgisini kazanan Müslüman kardeşlerimize yönelik açılan mahkemenin çok sayıda kişinin, haksız yere/zulmen ceza almasıyla sonuçlanmasına ve bu haksızlığın/zulmün, Yargıtay tarafından onaylanmasına değinmişti.
 
Daha önce Hizbullah Cemaatinin, basın bildirileri yayınladıklarına şahid olmuştuk. Şimdi ise Hizbullah Cemaati için de yetkili bir isimden gelen bir mektupla, olaylar hakkında açık ve net tavırlarına da şahid olmaktayız. Bu olay bence, Müslüman Kürd halkı açısından sevindirici bir olaydır.
 
Mektup zulme uğrayan kardeş ve bacıların alacağı hayır ve sevaplardan bahs etmekte ve zulme uğrayan bu kardeşlerimiz teselli edilerek, gönülleri hoş edilmektedir. En büyük musibetler bile, insan yalnız olmadığı, yalnız bırakılmadığı zaman, insana hafif gelmekte ve bu zorlu etapların geçilmesi kolay olmaktadır.
 
Mektup "Rabbimden temennim; duyarlı tüm Müslümanların, sadece Allah (c.c.) rızasını dileyerek İslam ve Müslümanlara hizmet ettikleri için cezaya çarptırılan, tahkir ve taciz edilen Müslümanların dert ve sıkıntılarını kendilerine dert edinerek onların mükâfatlarına ortak olmalarıdır. Bunun en güzel göstergesi ise uygun görülen her platformda bu haksızlığa karşı tepkilerini en üst düzeyde göstermeleridir." paragrafında geçen davet ile duyarlı tüm Müslümanlar, tepkilerini göstermeye davet edilmektedir.
 
İşin doğrusu ben mektubun etkisini nasıl göstereceğini merak ediyordum. Değerli olan bu mektubun davetine icabetin nasıl olacağı, merak edilmez mi?
 
Duyarlı Müslümanlar,  Allah’ın rızasını dileyerek tepkilerini gösterdiler. Kızıltepe, Diyarbekir, Batman, İstanbul, Adana, Bingöl, Van, Mardin ve daha birçok yerde tepkiler dile getirildi. Çeşitli Sivil Toplum Kuruluşları, zulmü kınayan açıklamalar yaptılar. Duyarlı gazete ve yazarlar, olayları gazete manşetlerine ve köşelerine taşıdılar. Tepkiler hala devam ediyor. Bende âcizane mektubu,  yazımın konusu yaparak, davete icabet görevini yerine getirmiş olmayı temenni ediyorum.
 
Kanaatimce kıymetli olan bu mektup, bana göre bir ilk olması hasebiyle, muhatapları nezdinde gerekli olan etkiyi meydana getirmiş ve karşılığını bulmuştur. Yine kanaatimce, halkımızı ilgilendiren hususlarda,  Hizbullah Cemaatinin, tavrını açıkça ortaya koyma zamanı da gelmiştir. Aynen kıymetli olan bu mektupta olduğu gibi, yapılan zulümler karşısında Hizbullah Cemaati tavrını Müslüman Kürd halkı ile paylaşmalıdır ve gösterilecek tepkiler hususunda yol gösterici ve yönlendirici olmalıdır.

(Hürseda Haber)