İlginç olaylar, coğrafyamda yine. Birileri yine yanlış hesaplar yapıyorlar. Yapılan bu hesapta örgütlenmiş, bilinçlenmiş, çevrilen dolapların farkına varmış, gündelik hayata yön vermek isteyen toplumun geleceği hakkında projeler üreten Kürdün yeri yok. Ya da onların yaptığı bu hesapta saydığımız özelliklere sahip Kürd, denklemi bozmakta. Onların düşündüğü çözümü rüzgâra savrulmuş kül haline çevirmektedir.
Bakmaz mısınız Hizbullah Cemaati mensuplarından bazılarının ve avukatlarının, kitaplaştırılan savunmaları, takibata uğramakta, avukat M. Hüseyin Yılmaz ve kitabın yayıncısı olan Dua Yayıncılığın sahibi M. Ali Gönül "örgüt propagandası yapmak ve kişileri terör örgütlerine hedef göstermekle" suçlanmaktadır.
Bana göre bunun açık manası şudur "meşrebin, mensup olduğun cemaat, istediğin yaşam şekli nedeni ile uğradığın haksızlıkları anlatman, başkaları ile paylaşman bile suçtur. Devletin gözü şaşı; asker, polis, savcı ve hâkimleri seni nasıl tanıtıp tarif ediyorsa, sen ondan başkası değilsin. Devletin gözü şaşı; asker polis savcı ve hâkimleri senin kuruluş gayeni, varmak istediğin menzili ve kuruluş gayene ulaşmak için kullandığın araç ve yöntemleri bile senden daha iyi bilir ve bildikleri şekilde kamuoyuna iletirler. Sen kuruluş gayeni mahkemede anlatsan bile kamuoyuna anlatamazsın, anlatırsan meşrebin ve mensup olduğun cemaat nedeni ile hakkında dava açılır, devlet denen gücün gazabına uğrarsın. Sana düşen devletin verdiği cezaya razı olmak uslu uslu cezanı çekmektir".
Eğer uslu durmazsan devletin dosya yapmakta mahir olan askerleri, polisleri, savcıları, hakimleri, muhteşem bir işbirliğine girer. Polis, asker savcıya bilgi aktarır savcı dosyayı düzenleyip mahkemeye sunar, mahkeme kabul eder cezayı verir. Yargıtay da tasdik eder ve "Burası TC koçum..." der.
Yine bakın uzun zaman hapiste yattıktan sonra tahliye edilen Hizbullah Cemaati mensuplarının cezaları peş peşe Yargıtay’da onanıyor ve bir günde üç kişi ceza evine konuluyor. Ne yani kimi korkutuyorsunuz Allah aşkına. İflas etmiş tüccar misali, habire eski defterleri karıştırıyorsunuz.
Ben peşinen söyleyeyim amacınıza ulaşamayacaksınız. Zindanlarınız ve mahkemeleriniz ile kimseyi korkutamayacaksınız.
Bir başka habere bakalım; Adana'da malum zihniyetin saldırısına uğrayan Maşuk Tarhan haberine. Takip edilecek, taciz edilecek ve darp edilecek, hastanede bile rapor alamayacaksın. Bu haber de içimi serinleten tek şey mağdurun attığı kafa ile kırılan dişler olmuştur. İnşaallah Allah düşmanlarının artık dişleri kırılmıştır.
Derneklerimizin etrafında suç ve suçlu arayan polisler, savunma hakkımıza bile tahammül etmeyen mahkemeler, noter şubesi olarak çalışan Yargıtay ve fırsat buldukça diş gösteren malum örgüt mensup ve yandaşları.
Kirli bir iş birliği değil mi?
Gerçekten kirli bir işbirliğidir bu. Müsterih olun kirli olandan temiz bir şey çıkmaz.
Dediğimiz gibi onların yaptığı hesapta Hizbullah Cemaatine, İslami sivil toplum kuruluşlarına yer yok. Onların varmak istediği çözümün önünde Hizbullah Cemaati ve İslami sivil toplum kuruluşları “denklemi bozan” olarak duruyor. Bundan dolayı birlikte saldırıyorlar.
Oysa yaptıkları hesap yanlış, yaptıkları hesabın yanlışlığını görmüyorlar.
Ancak yanlış hesap Bağdat’tan dönecektir. Mevlam hayırlısını etsin...
(Hürseda Haber)