“Tayyib”liği gitmiş olan “Receb”in hükümetinde Adalet(sizlik) Bakanlığı yapan, ismindeki Allah lafzını kaybeden Sad-ul TC, zülüm ve küfür üzere kurulu TC düzeninin ömrünü bir kaç yıl daha uzatmak için şeytanın bile aklına gelmeyen zulümlere imza atıyor.

“Haberleri yok”  mazeretlerini kesinlikle kabul etmeyeceğimiz başından belirtelim. Zira haberim yok diyen yalan söylemiştir. Çünkü mağdurların avukatları bizzat Ankara’ya kadar gitmiş ve sözüm ona Diyarbakır milletvekili Mehdi Eker nezdinde girişimde bulunmuşlardır. Ayrıca Hür Der’in AKP il binası önünde yaptığı basın açıklaması, gören gözlere sahip  olanların inkar etmeyeceği kadar ortadadır.

Kurmak istediğiniz düzenin önünde Müslüman Kürdler engel olarak görüyorsunuz. Evet, kurmak istediğiniz düzenin önünde Müslüman Kürdler, engel olarak durmaya devam edecekler. Bunu da açıkça söyleyelim. Çünkü belli ki; sizin niyetiniz iyi değildir.

Dilinden düşürmediğiniz sözde “milli birlik ve kardeşlik projeniz” de tamamen art niyetli olup halkımızı oyalamaya ve uyutmaya yöneliktir. Zira icraatlarınız bunu göstermektedir. Bir yandan mazlum insanları uzak diyarlara sürgün edecek, özel birlikler kuracak, köy koruculuğu sistemini yeniden canlandırmaya çalışacaksın. Sonra birlik ve kardeşlik hikâyeleri okuyacaksın. Yutan yutsun...

“Bu dönemimiz ustalık dönemi olacak” dediğinizde kafamızda şüpheler uyanmış ve şüphelerimizi bir yazımızda dile getirmiştik. Ne yazık ki; şüphe ve sorularımızda haklı çıkmaya başlıyoruz.

Demek ustalık döneminde seleflerinin deneyip sonuç almadığı yöntemleri sen de deneyeceksin?

Demek sen de öncekiler gibi tekmelemekten başka bir şey yapmayacaksın?

Demek sen de öncekiler gibi özel harekât timleri kuracaksın. Öyle mi?

Demek sen de korucular içinde genç Kürdleri seçip “Kahraman Türk Askeri” ölmesin diye cepheye öncü olarak koşacaksın.

Demek “anneler ağlamasın” derken; ya samimi değildin, ya da sadece asker ve polis annelerini kast ediyordun. Çünkü senin döneminde ağlayan annelerin de sayısı az değil.

Oslo’daki Türk kızını hatırlayacak, rahmetle anacak, ama boynu bükük bıraktığın Kürd kızlarını görmezden geleceksin. Babalarını sürgün edecek, annelerini gözü yaşlı bırakacaksın.

Benim başından beri senden bir beklentim olmadı, olmayacak da. Ama yaptıklarınızı söylemekten de geri kalmayacağız.

Daha önce yapılanları rejimden biliyorduk ve bun anlaşılması bize bir nebze kolay geliyordu. Şimdi görüyoruz ki; siz de rejimin rengine bürünüyor ve rejimin dili ile konuşuyorsunuz.

Beni üzen Kürd halkının azımsanmayacak kesiminin size inanması ve sizi oyları ile desteklemesidir. Umudum odur ki; yakın zamanda Kürdistan’da diğer rejim partilerinin akıbetine uğrar ve bir tabela partisine dönersiniz.

Kardeşlerimizi sürgün ettiniz; yakınlarını, çocuklarını mağdur ettiniz ve bu mazlumların üstünden bir güç gösterisinde bulundunuz. İnşallah her iki cihanda bu zulmünüz yanınıza kar kalmayacaktır.

Ortaya çıkan hakikat odur ki; Müslüman Kürd halkının örgütlenmesi ve güçlü bir yapı ortaya çıkarması gerekmektedir. Her konuda birlikte hareket etmeli ve gücünü göstermelidir. Zalimin zulmünden emin olmanın ve gasp edilen hakları almanın yegâne yolu budur.

Yoksa “Tayip”liği gitmiş “Recep”lerin ve Allah’ı unutmuş “Sad-ul TC”lerin insafını beklemek beyhude olacaktır.

(Hürseda Haber)