Hatay’ın Dörtyol ilçesinde kocasının kendisini terk etmesi üzerine ailesinin aldığı karar ile öldürülen Ceylan Soysal’ın annesi Sabiha Hicri ile görüşen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin “Benim bu aileler için tespitim; “Güldünya”ların “Ceylan”ların ortak özelliği eğitimleri yarım kalmış, ekonomik olarak sıkıntı yaşayan aileler bunlar. Bizim mutlaka kız çocuklarımızı eğitim sahibi yapmamız gerekiyor. Kızlar birey olarak güçlenmeli… diyor sonra ekliyordu; ”Ama esas başarmamız gereken zihinsel bir devrimdir, kadınların ve çocukların güçlendiği bir dünya istiyoruz ve onun için mücadele ediyoruz…”

Sayın Bakan’ın açıklamasından kesintiler yaptım, isteyenler tam metnini haber sitelerinden okuyabilirler. Benim ilgimi çeken asıl söz ise; Sayın Bakan’ın kadınların mağduriyetinin giderilmesi için “zihin devrimi” sözleridir.

Bu söze sonuna kadar katılıyorum. Bana göre ilk önce değişmesi gereken de, devletin insanlara ve özelde kadınlara olan bakışındaki zihniyettir. Sayın bakanın da tespit ettiği gibi; eğer bir ülkede vatandaşların belli bir kısmının çocukları okuyamıyorsa bunun suçlusu ilk önce devlet denen yapıyı idare eden idareciler ve onların dayandığı zihniyettir.

Sayın Fatma Şahin’in de bildiği gibi üniversitelerde hala tesettür ile okuma sorunu tam olarak çözülmüş değildir. Ve yine Fatma Şahin biliyor ki; ergenlik çağına girmiş kız evlatlarını okullara baş örtüsü ile göndermeye çalışan aileler provokasyon yapmakla suçlanmış ve bu öğrencilerden bir kısmı okuldan okula sürgün edilmiş, bazıları ise azgın müfettişlerin saldırılarına maruz kalmış idi.

Madem dediğiniz gibi kızlarımızın mutlaka eğitim sahibi olması gerekiyor,  gelin siz bir zihniyet devrimi yapın. Eğitim ve öğretimin önündeki tüm ama tüm engelleri kaldırın, sonra kızlarımızı okutacağımız özel kız okulları açın. Hatta bu okullara İslami tesettürlerinden dolayı devlet kurumlarında görev yapamayan üniversite mezunu hanım abla ve kardeşlerimizi öğretmen, eğitimci olarak atayın. Sonra maddi sebeplerden dolayı çocuklarını kızlarını okutamayan ailelere  karşılıksız eğitim bursu verin.

Yalnız, eğitim sistem ve müfredatını tamamen değiştirin. Kemalist düşünceye dayanan eğitim sisteminin vardığı noktayı siz görüyorsunuz. Bu sistemin yetiştirdiği insanlar öyle bir hale geldi ki; seçimlerden önceki rezaleti haber sitelerinden meraklıları izlemiştir. Devlet idaresine talip insanlar bu kadar düşmüşse varın gerisini siz tefekkür edin.

Bu zihniyetin öğretisi ile yetişen okul müdürü, öğretmen, evladı yaşındaki kız çocuğuna tecavüz ederken; gene bu zihniyetin yetiştirdiği polis, asker, devletin ayakta kalması için fuhşun vazgeçilmez olduğunu söylüyor ve ağına düşürdüğü zavallı mahlûkları en yakınlarının bile inanamadığı bir adi haline getirebiliyor.

Daha da korkuncunu size söylemeden edemeyeceğim, idareye talip insanlar bu kadar düşmüş iken, halkın güvenliğini sağlamakla görevli kolluk kuvvetleri (polis -asker-mit -jitem)ile irtibatı olanların şerlerinden, evlerinde oturan kız kardeşleri bile emin olamamıştır. Tabi sizler huseynisevda sitesini takip etmediğiniz için nerden bileceksiniz.

Kısacası sayın Şahin bu zihniyetin gerçekten değişmesi lazım. O halde, gelin dediğiniz gibi “bir zihniyet devrimi yapın” eğitim ve öğretimi Kemalist ve laik zihniyetten temizleyin, buna gücünüz yapıyorsa yapın.  Çünkü yaşanan her mağduriyetin altında bu köhne zihniyet yatıyor.

Eğitim ve öğretimin temeli İslam ahlakı üzerine bina edildiği andan başlayarak toplumda yüksek ahlak sahibi, aynı zamanda okumuş kadın ve erkeklerin sayısı artacak, aileler sağlam temeller üzerine bina edilecek ve töre kurbanları dediğiniz Kemalist-laik zihniyet mağdurlarının sayısı yok denecek kadar azalacaktır.

Milli Eğitim Bakanı olmadığınızı biliyorum, bu işin kolay olmadığını da biliyorum. Ancak siz zihniyet devriminden bahsettiniz biz de bataklığa işaret ettik hepsi bu.

(Hürseda Haber)