Rahmet ve mağfiret ayının son on gününe girmiş bulunuyoruz. Ramazan ayı, bu seneki ziyaretinde de veda sinyalleri verirken; coğrafyamda iyilik ve şer taraftarları da faaliyetlerine devam ediyorlar.

İyilik taraftarları içlerindekini güzelliği dışlarına yansıtıyor ve bulundukları ortamı şenlendiriyorlar. Mazlumlara yardıma koşuyor, yoksul ve yoksun bırakılmışları güldürüyorlar. Selam verdikleri insanları güldürdükleri için, onlara “güldürenler” diyebiliriz.

İyilik taraftarlarının beni en çok memnun eden faaliyetleri; şüphesiz Ramazan ayı ile birlikte zirve yapan, yoksul bırakılmışlara yapılan gıda yardımlarıdır.

Yurdumun her köşesine bir rahmet eli olarak serpilmiş sivil toplum kuruluşlarımızın bu faaliyetlerini gördüğümde- okuduğumda sevincime diyecek olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

İyilik taraftarları, yoksul bırakılmış insanları tespit ediyor ve imkânlar dâhilinde bu insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Çalınmayan kapıları çalıyor ve yüzü gülmeyen mazlumların yüzlerini güldürüyorlar.

Yoksul bırakılmış insanların çokluğu elbet bizleri hüzünlendirmektedir. Günümüze kadar sadece ve sadece sopasını gösteren devlet; ne yazık ki, dar gününde vatandaşın rahatlıkla başvurabileceği yeterli bir sosyal güvenlik sistemi kurmamış ve dara düşen vatandaşı sıkıntıları ile baş başa bırakmıştır. Günümüzde yapılan iyileştirmeler de yetersiz kalmaktadır.

Son bir kaç yıl ise; iyilik taraftarları önderliğinde kurulan sivil toplum kuruluşlarımız, bir rahmet eli gibi yoksul bırakılmış insanlarımızın yardımına koşmakta; imkânları dâhilinde dertlerine derman olmaya çalışmaktadır.

En sevindirici taraf; artık halkımızın yaptıkları yardımları hayır kurumları aracılığı ile yapmasıdır. Küçük yardımlar bir araya gelerek kayda değer bir meblağ oluşturuyor ve takip edebildiğimiz kadarı ile yapılan hassas araştırmalar sonucu, bu yardımlar hak sahiplerine ulaştırılıyor.

Yardımlar hayır kurumları aracılığı ile yapıldığından dolayı yoksun bırakılmış kesimler direk olarak hayır sahipleri ile muhatap olmuyor; böylece yoksullar rencide olmuyor ve hayır sahiplerine karşı bir eziklik de hissetmiyorlar. Hayır sahipleri de yoksul bırakılmışlar ile direk muhatap olmadıklarından; yaptıkları iyiliğin sevabına zarar verecek yan etkilerden inşallah muhafaza edilmiş oluyorlar.

Tabii iyilik taraftarlarının faaliyetlerinin bu dereceye varması, sadece bir kaç yılın eseri değildir. Yıllar önce yollara revan olan, Kürdistan topraklarında gönüllere sevgi ve iyilik tohumları ekmeye çalışan dava önderlerinin (Allah’ın yardımı ile) gayret ve çabalarının bir meyvesidir.

İyilik taraftarları halka rehberlik ettiğinde, halkın iyiliksever yönü ön plana çıkmakta ve halk gerçekten hayra doğru koşmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarımızın vardığı seviye, bunun delillerinden birisidir. Allah, milletimizi hayra taraftar olan önderlerin rehberliğinden mahrum etmesin.

Şer taraftarlarına gelince;onlar da içlerindekini dışlarına yansıtıyor ve bu yansımanın neticesi olarak ne yazık ki coğrafyam kana bulanıyor,  anneler ağlıyor. Anneler ağlıyor derken araya bir fark koymadığımızı belirtelim.

Onların ıslah gibi bir dertleri olamaz, onlar insanların acılarından keyif alan sadist varlıklardır. Ancak ne yazık ki bazen iyi niyetli olanlar veya hayır taraftarları olarak görülenler bilinenler, şer taraftarlarının oyununa gelmekte ve onlara gerekli ortamı hazırlamaktalar.

Şer taraftarları, halka rehberlik makamını gasp ettiklerinde, toplumu ifsad ediyor ve toplumda cari olan ne kadar iyi haslet varsa, toplumun içinden kaldırmaya çalışıyorlar. İnsanlar, onların şerrinden emin olmuyorlar. Şerrin yaygınlaşması sebebi ile insanların acı çekmesi; onları onların hoşuna gitmekte,  yeri geldiğinde yaşanan bu acılar kendileri tarafından suiistimal edilmektedir. Çünkü şerrin yaygınlaşması; onların ömürlerinin uzaması anlamına geliyor.

Halkımızın şer taraftarları ile birlikteliği zorlama iledir, bunun delili ise şer taraftarlarının yaptıkları hemen her etkinlikte zora başvurmaları, tehdit dilini kullanmalarıdır.

Sevinerek görüyoruz ki; milletimizin iyiliğe meyli ise fıtridir. Çünkü halk bulduğu her fırsatta iyiliğe doğru koşmakta ve iyiliğin taraftarlarını desteklemekte, onları desteklemekten sevinç duymaktadır.

Allah bizleri iyiliğin taraftarlarından eylesin.

(Hürseda Haber)