Aylardır, Mavi Marmara gemisi katliamı ile ilgili, Türkiye’nin Siyonist İsrail’den beklediği özür ile ilgili olarak düşüncelerimi yazmak istiyordum. Sabırla sürecin sonuçlanmasını bekledim. Nihayet BM raporunu açıkladı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye’nin yapacaklarını açıkladı, son olarak Siyonist İsrail’in Başbakanı da özür dilemeyeceklerini söyledi.

İsrail’in özür dilememesine üzülenler olduğu muhakkaktır. Ben ise Siyonist İsrail’in özür dilememesine sevinenlerden biriyim.

Siyonist İsrail ile halkı Müslüman ülkelerin arasının bozulmasına bir Müslüman nasıl sevinmesin ki? Ne yazık ki günümüze kadar Siyonist İsrail, Ümmetin ilk kıblesinin de içinde bulunduğu Filistin topraklarını işgal altında tutarken, halkı Müslüman olan ülkelerin hain liderlerinden destek görüyordu.

Hain liderlerden bir kısmı, İsrail’e istihbarat bilgisi verirken; kimi, sınırlarını Filistin halkına kapatıyor, Siyonist İsrail’in uyguladığı ambargoya yardımcı oluyordu. Kimisi de gazı ve petrolü yok pahasına Siyonist İsrail’e peşkeş çekiyordu. Türkiye de hava sahasını Siyonist İsrail’e açmış Siyonist pilotlar Türkiye de eğitim görerek, Müslüman Filistin halkına karşı öldürme ve imha kabiliyetlerini geliştirmişlerdi. Siyonist İsrail’e ile yapılan yağlı askeri ihaleleri ve teröre karşı işbirliği anlaşmalarını saymıyoruz bile.

Kısacası Siyonist İsrail Filistin halkına zulmederken ve Filistin topraklarını işgal altında tutarken, Filistin halkını öldürürken ve hapsederken halkı Müslüman ülkelerin hain ve işbirlikçi liderlerinden yardım görmüştür.

Siyonist İsrail’e yardım süreci “One minute” olayı ile ciddi bir zarar görmüş ve inşaallah Siyonist İsrail’in aleyhine yeni bir dönem başlatmıştır.

Mavi Marmara baskını ile dünya kamuoyu önünde Türkiye ve Siyonist İsrail bir özür dileme zıtlaşması sürecine girmiş, Siyonist İsrail ise özür dilemeyi kendi gururuna yediremeyerek, benim gibi birçok Müslüman’ı sevindirmiştir.

Dileğimiz, bu sürecinin devam etmesi ve Siyonist İsrail ile ilişkilerin değil en asgari seviyeye indirilmesi tamamı ile kesilmesidir. Halkı Müslüman diğer ülkelerin de Türkiye’nin şu anki tavrını bir fırsata çevirerek İsrail ile ilişkilerini gözden geçirmesi ve hatta tamamı ile kesmesidir.

Arap baharı olarak da adlandırılan kıyamların verdiği cesaret ile Müslüman halkların iktidarlar üzerinde baskı oluşturabileceği ve iktidarlarını Siyonist İsrail’e tavır almaya zorlayabileceğini unutmaması ve bu gücünü kullanması gerekmektedir.

Eğer Siyonist İsrail özür dilese idi hal nasıl olacaktı?

Bu gün sert açıklamalar yapan ve “her onurlu halk gibi Filistin halkı da bağımsız devlet sahibi olma hakkına sahiptir” diyen Ahmet Davutoğlu, belki de Ortadoğu’da barış(!) adına; Siyonist devleti rahatlatacak barış görüşmeleri için uçak turları düzenliyor olacaktı. Daha önce Suriye ve Siyonist İsrail arasında barış yapılması için yapılanları hatırlayalım.

Yazımıza son verirken başta Türkiye olmak üzere halkı Müslüman ülkeler arasında yaşanan zıtlaşmanın Filistin halkı lehine giderek artması ve halkı Müslüman ülkeler ile Siyonist İsrail arasında ilişkilerin tamamı ile kesilmesidir. Duyarlı hiç bir Müslüman’ın Siyonist İsrail ile ilişkilerin sürdürülmesinden yana olacağına ben ihtimal vermiyorum. Bizim Siyonist İsrail’den gelecek özre ihtiyacımız yoktur. Bizim talebimiz; ilişkilerin tamamı ile kesilmesi ve Filistin halkının haklı davasının sonuna kadar desteklenmesidir.

Şunu da belirtelim ki; Allah’ın “zillet ve meskenet damgası” vurduğu bir kavmin yanında izzet ve şeref aramak ancak ahmakların işidir.

(Hürseda Haber)