Son günlerde duyduğumuz haberlere bakalım. Kemalist zihniyetin Kürd halkının ve aynı zamanda Türk halkının başına bela ettiği, çoğu davranışlarında Türk ordusunu taklit eden, PKK’nin yaptıklarından şekva edenlerin gazete ve TV bültenlerine düşen haberlerinden bahsediyorum.
Terhisine 1, 2 ay kalan veya nişanlı olup da evlilik hayalleri kuran askerlerin haberleri,
Emekliliklerine 2 yıl kalan erbaşların haberleri,
Evlatlarını kaybeden anne ve baba, ağabeylerini kaybeden kardeş ve ablaların haberleri,
Eşlerini kaybeden kadın, babalarını kaybeden çocukların haberleri,
Lokanta çıkışı vurulan kızların haberleri,
Ve en son, anne karnında bile birilerinin gazabına uğrayan bebelerin haberleri,
Olaylardan sonra duyduğumuz “işte terörün gerçek yüzü" gibi açıklamalar…
Operasyonlar devam ediyor açıklamaları, sınır ötesi için tezkerelerin meclise gelmesi,
Diğer taraftan öldürülen PKK mensupları ve kaçıp teslim olanların haberleri,
Biz bu haberleri yaklaşık olarak otuz yıldır duyuyoruz. PKK’nin vahşetini de, gerçek yüzünü de biliyoruz, devlet adına hareket edenlerin vahşet ve gerçek yüzünü bildiğimiz gibi.
Ben şahsen bu haberlerden hiç birisini duymak istemiyorum, normal bir insanın da bu haberleri duymak isteyeceğini sanmıyorum.
Daha önce söylediğimiz gibi, PKK gibi bir örgütü Kürd ve Türk halkının başına bela eden yapı T.C devletinin ırkçı ve inkârcı alt yapısıdır. Temeli şaş olan binanın doğru olarak yükselmesi mümkün değildir.
T.C devletini idare edenlerin, idare ediyor görünenlerin, devletin yanlışlarını görüp bu yanlışları en kısa dönemde ortadan kaldırması gerekmektedir. Devletin yanlışlarını görmeyenlerin, ya da bu yanlışları görüp, bilip bu yanlışları temelden düzeltmek için harekete geçmeyenlerin, ufak tefek pansumanlarla yetinenlerin ve sorunları geçiştirmek isteyenlerin varacağı nokta çözümsüzlüktür.
Yapılan bir başka yanlış ise Kürd halkını PKK’ya indirgemek ve bu halkın meşru istekleri önüne PKK’yı bir engel olarak koymak yanlışlığıdır. PKK’yı öne sürerek Kürd halkının meşru isteklerini ötelemek doğru bir yaklaşım tarzı olmadığı gibi, PKK ve uzantılarını Kürd halkının yegâne temsilcisi olarak görüp tenhalar da görüşmek de sorunu çözmek değildir.
Bu soruna çözüm arayanların, hiç bir bahanenin arkasına saklanmaksızın; Kürd halkının gasp edilmiş meşru haklarının iadesi için, gerekli adımları atması icap etmektedir. Kürd halkının talep ettiği haklardan bir kısmının PKK’nın istekleri ile uyuşması; bu hakların iadesine engel teşkil etmemelidir.
PKK gerçekten de bir terör örgütüdür. Bırakın, bunu siz değil Kürd halkı söylesin. PKK bu huyunu kimden almış diye soranlara ben “TC’nin kurucularının, cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze kadar yaptıkları terör eylemlerine bakın; PKK vahşi yönünü onlardan almış olmasın.” derim.
Bana çok benzer geldiler, Ordunun pis işlerini yapan Jitem’i Ergenekon’u, PKK’nın pis işlerini üstlenen TAK denen yapısı.
Basına sızdırılan görüşmelere gelince; bana göre, bidayetleri istihbarat örgütleri ile birlikte başlamış olanların, nihayetlerinin de istihbarat örgütlerinin masasında olması gayet normaldir. “Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkânıdır.” sözü boşuna söylenmiş değildir.
(Hürseda Haber)