DTP, Öcalan’ın talimatı ile Meclis’e geri döndü.
İyi oldu.
Çünkü böylece, çözümün dağda, sokakta, terörde, şiddette değil, demokraside ve parlamenter yöntemde olduğu inancı, buna en karşı olan çevrelerde bile güçlenecek.
Bu hamle İmralı’dan geldi.
Öcalan, sonuçta kendi konumunu da güçlendirmeyi hedef alan “barış ve demokrasi politikası”na ağırlık vermeye başladı.
Kendisi açısından akıllı bir davranış.
Öcalan’ın Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş liderler kuşağının Türkiye’sinde büyüdüğünü ve liderlik ekolünde bu kuşaktan feyz aldığını hesaba katarsanız, bu adımın şifrelerini de çözebilirsiniz.
Bu kuşak liderler kendisini merkeze koyarak siyaset yapar.
Öcalan, Kandil’deki PKK’nın, DTP’nin Meclis’ten çekilip sine-i millete dönme ve dağa çıkma tahriklerine onay vermedi.
Tam aksi açıkça karşı çıktı. Hatta “Siz kime sorup Meclis’ten çekiliyorsunuz?” diye kendisine sorulmadan Diyarbakır’da çekilme kararı ilan edilmesini de açıkça fırçaladı.
Bu arada PKK’nın kontrolündeki Fırat Haber Ajansı’nın sansürlediği bazı sözleri de söylediği öne sürülüyor Öcalan’ın. Bu iddialar da Taraf gazetesinde yeraldı.
Öcalan, Tokat Reşadiye’deki terör saldırısına karşı çıkıyor.
Öcalan ayrıca PKK’nın Güneydoğu’da başlattığı sokak eylemlerine de “yarı ayaklanma” diyerek bunlara da karşı çıkıyor. Bu tespitte MHP lideri Bahçeli ile Öcalan’ın aynı tespiti yaptığı da unutmayalım. Bançeli de “PKK ayaklanma provası yapıyor” demişti, bu eylemler için.
Öcalan, PKK eğer ayaklanma stratejisi izliyorsa, bunu da açıkça söylemesini istiyor.
Öcalan’ın “1999’da bir ara PKK’dan istifayı düşünmüştüm” sözleri de bu çerçevede anlam kazanıyor.
Öcalan, Kandil’den yönetilen bugünkü PKK ile belli ki yollarını ayırmak istiyor.
Çünkü Kandil’deki PKK’nın geleceği yok. Bunu Öcalan da anlaşılan görüyor.
Türkiye son olarak ABD ve Irak’la başlattığı üçlü mekanizmada K. Irak’ta PKK’nın tasfiyesini ana hedef haline getirmiş durumda.
Kandil ergeç tasfiye edilecek. Oradaki PKK tasfiye edilecek.
Dağdan inmiş, silahı elinden gitmiş bir PKK’nın fazla bir anlamı yok.
Öyleyse Öcalan’ın DTP’ye verdiği “Meclis’e dönün” talimatını da bu çerçevede okumak lazım.
Öcalan, tasfiyeye mahkum PKK’ya destek vermiyor.
Hatta son olarak Kandil’e bir tokat da İjmralı’dan Öcalan vurdu.
Hem DTP yi Meclis’e döndürerek, hem de PKK’nın “ayaklanma ve iç savaş provası”na karşı çıkarak. Öcalan, bunun bugüne kadar elde edilen kazanımları da yok edecek maceracı ve başıbozuk bir yol olduğunu çok iyi anlayacak bir konumda.
Bu yüzden Öcalan, hem kendini hem de barışçı bir Kürt hareketini, adeta yeniden inşa etme çabası ve arayışı içinde.
Çünkü arkasında silah ve Kandil olmayan, PKK olmayan bir Kürt siyasi hareketi Türkiye’de çok başka türlü şekillenmek ve konumlanmak zorunda.
Şimdi Öcalan’ın talimatları doğrultusunda BDP bu arayış içine girecek.
Öcalan’ın bu konudaki en önemli diğer talimatı, daha geniş bir demokratik taban oluşturmak.
Türkiye’deki sol ve aydınlarla daha geniş bir temelde yeni ittifaklar aramak.
Bu nasıl sonuç verir henüz belirsiz.
Ancak Öcalan’ın BDP’lilere bu yönde talimat verdiği açık.
BDP’lilerin de, yavaş yavaş “PKK, dağ, silah, Kandil” söyleminden sıyrılıp, daha kentli, uygar ve demokratik bir söyleme geçmeleri gerekiyor.
Tabii bu da kolay değil.
Hele Şırnak’ta, Van’da, Hakkari’de Diyarbakır’da polise taş, molotof atan PKK sempatizanı genç çocuklara “Dağ olayı bitti, kendinize gelin, adam olun, uygarca davranın” demek hiç kolay değil.
Söyleseniz de ne kadar dinletirsiniz, orası da meçhul.
Ama Öcalan bu süreçte, belli ki kendisini odak noktaya koydu.
“Ben uzun vadede nasıl buradan çıkarım?” sorunun cevabını net olarak gördü:
“Ancak barış ve demokrasi sürecinin sonunda çıkarsam, çıkarım….” yanıtını kendi kendine verdi.
Şimdi “hapisten barış ve demokrasiyi güçlendiren lider” rolüne oynuyor.
Yakında İmralı dan çok daha barışçı tutum ve söylemler de görebiliriz.
Meclis’te grubu olan, grup kurduran bir lider, daha oturaklı, siyasi ve olgun davranmak zorunda.
Tabii aynı olgunluğu ve ağırbaşlılığı BDP’liler de sergilemek zorunda.
Türkiye, Kürt siyasi hareketinin yeni bir dönemine giriyor.
Bu dönemde, şimdiki işaretlerde eksen kayması olmazsa, daha az şiddet, daha çok demokrasi olacak.
Bu herkes için daha hayırlı.
Türkiye gibi gerçekten bin yıllık Türk-Kürt kardeşliği üzerine kurulu bu ülkede, bu konu, bu kadar şiddet ve terörü hak etmiyor.
Şiddet ve terörden uzak, barış içinde her şeyin çözümü daha kolay bulunabilir.
Hoş geldin BDP!
Devam et Öcalan!