GAZİANTEP - Tahtani Camii Derneği, bu ayki konferansında '21. Yüzyılda Abdullah Olmak' derslerinin bu ayki konusu, ''Abdullah b. Zübeyr ve Mücadele'' idi. Abdullah b. Zübeyr ve Mücadele konulu konferans saat 14.00’te Şehitkamil Kongre Merkezinde başladı. Konferansa konuşmacı olarak Aziz Kutluay Hoca katıldı.
Program Hafız Serdar Demirtaş’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Daha sonra 21. yüzyılda Abdullah olmak ve Abdullah b. Zübeyr konulu sinevizyon gösterimi yapıldı.
İlk olarak Abdullah b. Zübeyr’in künyesini tanıtan Kutluay, “Medine'de muhacirlerden ilk doğan çocuk Abdullah b. Zübeyr'dir. Hicret'ten sonra, 622 miladi yılında, Medine yakınındaki Kuba'da doğdu. Babası Zübeyr b. Avvam, Cennetle müjdelenen on kişiden biridir. Annesi, Hz. Ebu Bekir'in kızı Esma'dır. Teyzesi, Mü'minlerin annesi Hz. Aişe'dir. Babası tarafından babaannesi Safiyye, Rasulullah'ın halasıdır. Abdullah b. Zübeyr henüz çocuk yaşta iken mücadeleciydi. Hz. Ebu Bekir devrinde çocukluğunu atlattıktan sonra Hz. Ömer devrinde henüz 12 yaşlarında iken babası ile bu gün açlıktan ölen Suriye’deki Yermük Savaşı'na gitti. Muharebe yerinde babası O'nu sahabeden birine emanet ederek savaşa katıldı. Evet, bizler de çocuklarımızı mücadeleci olarak yetiştirmeliyiz. Asrısaadet döneminde bütün çocuklar mücadeleci ve birer kahraman idiler. Aynı zamanda Abdullah kalbi Mescide bağlı bir sahabe idi. Hamametü'l-Mescid/ Mescid Güvercini derlerdi ona sahabeler.
Bu gün en kızdığım nokta çocukların pasif bir şekilde yetişmeleridir. Bir diğer konu ise Asrısaadet döneminde henüz 12-13 yaşlarındaki sahabeler birer mücadeleci idi. Zeyd b.Sabit r.a baktığımızda 12 yaşında olmasına rağmen Resulullah'ın vahiy kâtibi idi. Bu gün ise eğitim sistemi 12 yıl olmasına rağmen yetişen yeni nesli nasıl da İslam’dan kopuk bir şekilde yetiştiklerini görmekteyiz. Eğitim sistemi 28 Şubatta zorunlu hale getirildi. Şimdi ise 12 yıl oldu. Oysa 12 yılda bir medrese öğrencisi birçok ilim dalını tamamlar.” dedi.
Abdullah bin Zübeyr'in dava adamı olduğunu belirten Aziz Hoca devamla, “Mücadele bir gayeye varmak için ortaya konan çaba ve gayret demektir. Abdullah olmak dava adamı demektir. Dava adamı demek Abdullah demektir. Abdullah b. Zübeyr ya atının üzerinde, ya seccadenin başındadır. Onun hayatında başka bir şey göremezsiniz. Geceleri abid gündüzleri mücahiddi. Gecenin ruhbanı, abidi, gündüzün fursanı, mücahidi ifadesi ona çok güzel uyar. O namaza başladığında dünya ile bağını koparır, uzun uzun rüku ve secde ederdi. Sen onun rükusunu veya secdesini görseydin onun o halde öldüğünü zannederdin.'' ifadelerini kullandı. (İbrahim Koçyiğit - İLKHA)



