İsviçre'nin Basel şehrinde İslam şehitlerini anma programı düzenlendi. Basel'in Kleinhüningen semtinde faaliyetlerini sürdüren Said-i Nursi Cami’nde düzenlenen program cami müdavimlerinden Halil Evsen'in okuduğu Cevşen ile başladı.

Okunan Cevşen'in ardından Şehadet bilinciyle ilgili kısa bir konuşma yapan Murat Korkut, "Şehadet bilinci, ölümü Sevgiliye kavuşmak, ölümü dirilişle yüceltmek, ölümü öldürmek ve ölümü ölümsüzleştirmeyi ifade eder. Şehadet bilinci, galibiyeti, dünyadaki mücadelenin sonu olarak Ahiret kazanmışlığını, cennet karşılığında can satmanın aziz alışverişini yansıtır, anlatır ve daha birçok anlamları içinde ihtiva eder." dedi.

"Şehid kendisi için yaşamaz"

Programda şehadet olgusu üzerine bestelenen ezginin seslendirilmesinin ardından mikrofona davet edilen Avrupa İslam Alimleri Birliği üyesi Molla Yahya Yılmaz, sözlerine hakkın hakim kılınması adına dünyanın dört bir yanında Allah'a cennet karşılığında aziz canlarını feda eden bütün İslam şehidlerine rahmet dileyerek başladı.

Hangi şehid ele alındığında, yaşamlarının en güzel dönemlerinde şehadet mertebesine eriştiğinin görüleceğine dikkat çeken Yılmaz, "Şehid kendisi için yaşamaz. Şehid öyle bir şahsiyettir ki; hakikaten onu algılamak çok zordur. O derdi taşıyıp bilen insan, onu çok iyi algılar." dedi.

Şehidin son anlarını anlattı

Bir şehidin son anlarını Kur'an-ı Kerim'den farklı sahneyi paylaşarak anlatan Molla Yahya Yılmaz, "Hz. Yusuf ile Hz. Züleyha kıssasını hepimiz biliriz. Şehadet nedir, neden bu kadar cazibelidir, insanı cezb eden unsur nedir? Şehidlerin haleti ruhiyesini anlatmak açışından soruyorum bu soruları. İnsanlar kütük gibi kesiliyor, türlü işkencelerle öldürülüyor, ama ruhunu teslim ettiğinde gülümsüyor. Belki bunları almamak açısından, şehadetin ürkütücü veya korkunç olmadığını, Allah'ın (cc) şehadeti hak eden insanlar için ölümün boyutunu değiştirdiğini Hz. Yusuf kıssasına baktığımızda daha iyi anlıyoruz. Kıssayı anlatmayacağım, Hz. Züleyha netice itibariyle kendini temize çıkarma adına, dünyevi bütün nimetlerin sergilendiği bir ortam hazırlıyor ve kadınları buyur ediyor. Daha sonra Hz. Yusuf'a ‘davetlerin karşısına çık’ diyor. Hz. Yusuf'u gören davetliler belki de o günün şartlarında birçok insanın ulaşamayacağı nimetleri terk ediyor. Sonra ellerini kesip, ‘bu beşer değil’ diyorlar. Hz. Yusuf'ta olup o topluluğun aklını başından aldığı şey, Allah'u tealanın Cemal sıfatının küçücük bir yansımasıydı. Onlar Allah'ın Cemal sıfatının küçük yansımasını gördükleri andan itibaren, meyveyi terk ettiler, ellerini kestiler, ellerinden kan aktı ama hissetmediler. Anlamanız açısından söylüyorum, şehid bu dünyayı nasıl bırakıyor? Nasıl acı hissetmiyor? Herkesin çok kıymet verdiği dünya yaşamını nasıl terk ediyor? Hz. Yusuf bir insandı, O’nu gören elini kesti, meyveleri terk etti. Şehid ruhunu Allah'a adarken ve teslim ederken, önündeki gayıb perdeleri kalktığı zaman neler görüyor. Onun için Resulullah (as) şöyle buyuruyor, ‘Sizden biri canını çimdiklediği zaman duyduğu acı ne ise, şehid ancak o kadar acı duyuyor.’ Allah (cc) kendisini O’nun uğruna feda eden insanlara, kanı yere düştüğü andan itibaren gayıb perdelerini açıyor. Hz. Yusuf'u görüp elini kesen insanlar, Allah'ın diğer nimetlerini görse-görebilirsek, feda etmeyeceğimiz ve hediye etmeyeceğimiz hiçbir şey yoktur" ifadelerini kullandı.

"Şehadet müessesi suiistimal ediliyor"

Kutsal bir müessese olan Şehadetin çağımız insanı tarafından suiistimal edildiğine vurgu yapan Yılmaz,  "Şehadet çok kutsal bir müessesedir. Ancak maalesef çağımız insanı bu müesseseyi suiistimal ediyor. Öyle ki, bu müthiş ilahi müesseseyi anlatmaktan insanı haya eder hale getirdiler. Vahşet bir tarafta, adaletsizlik bir tarafta, çizgiden kaymalar bir tarafta, korkaklıklar bir tarafta, ülkelerin işgali bir tarafta, namusların çiğnenmesi bir tarafta, İslam coğrafyasının gün be gün işgal edildiği, tefrika, fitne ve fesadın derinleştirilmeye çalışıldığı bugünlerde yiğit adam odur ki; Şehidlerin davayı bıraktığı noktada dik bir şekilde ayakta durmasıdır. Eğer bu duruşu sergiliyorsan, demek ki şehitleri anlamışsın. Yok diğeri ise Vallahi edebiyattan başka hiçbir şey değildir" dedi.

Şehitleri anma programı, Molla Yahya Yılmaz'ın konuşmasının sonunda şehidlere yaptığı dua ile son buldu. (Ahmet Bayram – Hürseda Haber)