Avrupa Peygamber Sevdalılarının Avrupa’nın birçok ülke ve şehrinde düzenlediği Kutlu Doğum etkinlikleri devam ediyor. Geçtiğimiz hafta 27 Mart Pazar günü Almanya Wiesbaden’de Avrupa geneli için düzenlenen ve bu yıl Avrupa Peygamber Sevdalılarının düzenlediği ilk olan etkinliğin ardından, Belçika'nın Limburg eyaletinin Beringen şehrinde bu yılın ikinci programı düzenlendi.
Sunuculuğunu Fatih Yıldırım’ın yaptığı program, Mücahit Haksever Hocanın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v) sıkça salavat-ı şerifelerin okunduğu program, Bünyamin Ortaç’ın Kürtçe, Seyfullah Çelik’in Türkçe Mevlid-i Şerif okumasıyla devam etti. Mevlid-i Şerif’in salavat bölümlerine salondaki tüm peygamber âşıklarının bir ağızdan eşlik etmeleri gözlerden kaçmadı.
Program Vuslat ve Kevser ilahi gruplarının seslendirdiği coşkulu ilahilerle devam ederken, programdaki konuşmacılar Avrupa Âlimler Birliği Üyesi Molla Yahya Yılmaz ve birlik Genel Sekreteri Mücahit Haksever oldu.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Yılmaz, böyle bir programı düzenleyen ve katkıda bulunanlara da teşekkür etti. “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” Ayeti kerimesindeki rahmetin sırrının yeni bir varoluş imkânı olduğu belirten Yılmaz, ‘Alla azze ve celle rahmetiyle İbrahim Peygamberi ateşten kurtardığı zaman, orada rahmet kavramını kullanıyor. Nuh aleyhisselam rahmetiyle garpten ve yıkımdan kurtulduğu zaman, yeni bir varoluş imkânını Allah insanlığa tanıdı. Yusuf kuyudan çıktığı zaman, rahmetiyle çıkarıldığı zaman, yeniden bir varoluş imkânını Allah Yusuf Peygambere verdi. Ve bütün peygamberler böyle. İşte rahmet budur. İlahi rahmeti kuşanmak budur.’ dedi.
Resulullah’ın rahmet anlayışında kırmanın, dökmenin, ötekileştirmenin, tekfir etmenin olmadığını da vurgulayan Yılmaz, Resulullah’ın 1400 sene oluşturmuş olduğu bu medeniyetin temelinde yatan şeyin rahmet olduğunu belirtti. ‘Hazreti Peygamber eğer kaba olsaydı, itici olsaydı, katı kalpli olsaydı hiç kimse onun yanında kalmazdı. Yapayalnız kalırdı, ramda vadisinde, Mekke ve Medine sokaklarında yalnız kalırdı. Çünkü insanlık kabalıktan bir şey öğrenmemiştir. Kabalığın olduğu yerde insanlık ve medeniyet olmaz.’ diyen Yılmaz, 'Hâlbuki bizim inşa etmeye çalışmış olduğumuz İslam medeniyeti, rahmet temeli üzerinde yükselmiş bir abidedir. Bununla insanlar imanla müşerref olmuş. Bununla insan kalemle müşerref olmuş. Bununla insanlık ahlakla müşerref olmuş. Bununla insan barışla müşerref olmuş.’ dedi.
"Onun getirdiği evrensel mesaj barış ve rahmet mesajıdır."
Peygamberin sanki çevresiyle, toplumuyla sürekli problemli olan bir insan gibi sürekli savaşan, elinden kılıç inmemiş bir peygamber gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çeken Yılmaz, siyasilere, hatiplere, gazeteci ve bürokratlara seslenerek, “Resulullah’ı öğrenmek istiyorsanız tanımak istiyorsanız, onun kâinatla ilişkisi doğayla ilişkisi ticareti komşuluğu ibadeti ahlakı merhameti şefkati ve adaletini iyi okuyun. Peygamber, şiddetin terörün ortamında aranmaz. Peygamber barış elçisidir. Peygamberin temsil ettiği dava barış davasıdır. Onun getirdiği evrensel mesaj barış ve rahmet mesajıdır. Fahri kâinatı lekeleyemezsiniz onun âşıkları bu salonları doldurmuş ve onun yolunu sürdürecektir... Davamızı, mücadelemizi kalbimizi, ruhumuzu Hz. Peygamberin kadim ve müstakim olan örnek ahlakı üzerinden bina edeceğiz ve onun merhamet perspektifine çok ihtiyacımız olduğunu unutmayacağız” ifadelerini kullandı.
"Hz. Muhammed (sav) 8 bin gün peygamberlik yaptı"
Konuşmasının devamında Hz. Muhammed (sav)'in 8 bin gün peygamberlik yaptığı bilgisini aktaran Molla Yahya, “Resuli Ekrem (a.s)’ın Nübüvvet hayatı 8 bin gündür. Allah Resulü’nün bütün boyutlarıyla yapmış olduğu bütün savaşlar, bir zat katıldığı savaşların gün sayısı 79 gündür. Hz. Peygamberin katılmayıp, Ashabını gönderdiği savaş sayısı, 144’dür. Seriyelerle birlikte Allah Resülü (sav)’in cihad meydanında geçirdiği gün sayısının toplamı 392 gündür. Bu 392 günün her saati savaşla geçmemiştir. Kuşatmalar uzatılmıştır ki; savaşılmaktan vazgeçilsin, insan ölmein ve öldürülmesin diye. Ey Bacılarım, kardeşlerim ve Ümmeti Muhammed’in tümü; bir dönüp kendimize dönüp sormak zorunda değimliyiz, 7608 günü nerededir? İşte Resulullah’ı aramak ve bulmak, tanımak, merhametini bilmek istiyorsanız, 7608 güne bakın, Resuli Ekrem (a.s) orada saklıdır” dedi.
Rahmet Derneği öğrencilerinden oluşan kız ve erkek ilahi gruplarının seslendirdiği ilahilerle devam ederken daha sonra Avrupa Âlimler Birliği Genel Sekreteri Mücahit Haksever bir konuşma yaptı.
“Biz senden iyilikten başka bir şey beklemiyoruz.”
Mekke’den ayrılmaya mecbur bırakılan Resulullah’ın, çıkarıldığı topraklara aziz bir şekilde geri döndüğünü ve yıllarca ona işkenceyi reva gören insanlara merhamet ettiğini vurgulayan Haksever, ‘Yıllarca onları aç bırakan yamyamlar geliyor, o Bilal’e o Ammar’a o Habbab’a işkenceyi reva görenler geliyor, açlıktan Müslümanlara ağaç yaprakları yemeye mecbur bırakan insanlar geliyor. Müslümanların çocuklarını kucaklarında açlıktan ölmeye mahkûm bırakan insanlar geliyor. O caniler geliyor Efendimiz aleyhisselamın karşısına. Peygamberimiz soruyor benden ne bekliyorsunuz? Düşman olmasına rağmen Peygamberden emin bu insanlar. Biz senden iyilikten başka bir şey beklemiyoruz. Çünkü O’nun kitabında kötülük yok. Çünkü O’nun kitabı ‘Bismillahirrahmanirrahim’ ile başlıyor. Çünkü o rahmet peygamberiydi.' sözlerine yer verdi.
Haksever’in konuşmasının ardından seslendirilen ilahiler sonrasında Hamburg Tiyatro Ekibi, günümüzde yaşanan aile içi sorunlara ve çocuk terbiyesi ve eğitiminin İslami ve kültürel değerlerimize göre nasıl verilmesi gerektiğini anlatan tiyatro gösterisini sahnelediler. Program emekli din görevlisi Mesut Hocanın yaptığı dua ile son buldu. (Abdurrahman Ekinci- Hürseda Haber)



