İlke İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından hazırlanan "Türkiye'de Din Eğitiminin Dönüşümü (1997-2012)" başlıklı raporda, devlet, din eğitiminde sivil iradeye daha fazla alan açması ve sivil din eğitimini teşvik etmesine vurgu yapıldı. Türkiye'de siyasi ve sosyal gündemi meşgul eden "din eğitimi" İlke İlim Kültür Eğitim Derneği tarafından, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Bahçekapılı'ya hazırlatılan bir raporla ele alındı. Literatür incelemesi, istatistiksel veriler, uzmanlar, hizmet vericiler ve alıcılarla gerçekleştirilen görüşmelere dayanan çalışmada, din eğitiminin dönüşümü kapsamlı bir biçimde incelendi. "Türkiye'de Din Eğitiminin Dönüşümü (1997-2012)" başlıklı rapor, İlke Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Davut Şanver tarafından düzenlenen bir basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Raporda, Türkiye'deki din eğitimi politikalarındaki dönüşüm ve yönelimler incelendiğinde, bunların siyasal değişimlerle paralel bir düzleme sahip olduğunun görüldüğü belirtildi. Cumhuriyetin kurulduğu dönemden günümüze kadar siyasal hayattaki değişim ve dönüşümlerin, ülkemizde din eğitimi politikalarını doğrudan etkilediği, izlenen politikalarda, siyasal yapılarla temsilcilerinin de önemli bir etkisinin olduğu vurgulandı.
-"28 ŞUBAT EN FAZLA DİN EĞİTİMİNİ ETKİLEDİ"-
Raporda, çalışma incelediği dönemin başlangıcı olan 1997 yılının, Türkiye'de din eğitimi tarihi açısından bir dönüm noktasını temsil ettiğinin altı çizildi.
-"2002'DEN SONRA DİN EĞİTİMİ LEGAL YAPIYA KAVUŞMAYA BAŞLADI"-
Din eğitimi ile ilgili hukuki düzenlemelerin, alanın daha özgür bir şekilde gelişimine imkân tanırken, bu durum hem kamusal hem de sivil din eğitiminin daha legal bir yapıya kavuşmasını sağladığı da kaydedildi. Bu süreçte sivil kuruluşlar tarafından verilen din eğitimi faaliyetlerinin de süreç içerisinde dönüşüm geçirdiği belirtildi. Zira din eğitimi alanıyla ilgili çıkarılan yasaların, sivil din eğitimini de yakından etkilediği, alanın sınırlandırılması yanında, sivil din eğitimi kurumlarının anormal bir şekilde denetime tabi tutulmasının ve haksız suçlamalara maruz bırakılmasının çalışmaları sekteye uğrattığı vurgulandı.
-DEVLETİN, DİN EĞİTİMİNE MÜDEHALESİ RAHATSIZ EDİYOR-
Raporda, son zamanlarda kamudaki din eğitiminde yaşanan gelişmelerin ise sivil din eğitiminin geleceği noktasında tartışmalara ve endişelere neden olduğunun altı çizildi. Hizmet alıcıların, genellikle devletin din eğitimi konusundaki denetim ve kontrol yetkisinin devam etmesi gerektiğini düşünürken, hizmet vericilerin önemli bir kısmının, devletin din eğitimi alanındaki rolünün ve etkinliğinin son bulmasını istediği, bir başka ifadeyle devletin din eğitimi alanına müdahalesinden rahatsızlık duyduğu vurgulandı.
-"SİVİL DİN EĞİTİMİ' DEVLETE OLAN ÖN YARGIYI AZALTIR" -
Çalışmada, kamu ve sivil din eğitimi temsilcilerinin birlikte faaliyet göstermelerinin, din eğitimi alanına önemli kazanımlar sağlayacağı gibi, sivil din eğitiminin legalleşmesi noktasında da önemli bir katkısı olacağı savunuldu.
-İMAM HATİP LİSE SAYSI 705'E, ORTAOKULU 1135'E ÇIKTI-
Son düzenlemeler sonrasında, 2012-2013 öğretim yılının başı itibariyle imam hatip lisesi sayısı 705'e, imam hatip ortaokulu sayısı ise bin 135'e ulaştığı açıklandı. Öte yandan, Diyanet'in yürüttüğü Kur'an kursu faaliyetlerini takip eden öğrenci sayılarında ciddi oranda artış olduğu, bu kapsamda uzun süreli Kur'an kurslarındaki öğrenci sayısının 300 bini, yaz Kur'an kurslarındaki öğrenci sayısının ise 2 milyonu aştığı, hazıf olan öğrenci sayısının 4766'a ulaştığı, ancak bu rakamların henüz 1997 öncesi düzeyi yakalayamadığı bildirildi.
-"DİN EĞİTİMİNDE YENİ BİR SÜRECE GİRİLDİ"-
Raporda, gelinen süreç itibari ile 63'e ulaşan ilahiyat fakültesi sayısının, 2012'nin sonunda 80'i geçmesi beklendiği belirtildi. Kamu tarafından din eğitimi alanına getirilen önemli gelişmelerden birine ise 4+4+4 olarak adlandırılan eğitim yasası ile birlikte gelindiği kaydedildi. Bu yasal düzenleme ile hem genel ortaokulların, hem de imam hatip ortaokullarının programlarına seçmeli "Kur'an-ı Kerim", "Hz. Muhammed'in Hayatı" ve "Temel Dini Bilgiler" dersinin konmasının önemli bir geliş olduğu ve din eğitimi alanında yeni bir sürece girildiği vurgulandı. (ANKA)


