BİTLİS - Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i öğrenme ve okuma noktasında geç kalan halk, kendilerine en yakın Camii ve Medreselere akın ediyor.

Bitlis Sultaniye Camii imam hatibi Kutbettin Yakışır, "Birçok esnaf arkadaşlar namaz vakitlerinde camiye gelip namazımızı beraber kılıyorduk. Biz bu arkadaşlarla kendi aramızda sohbet ederken mutlaka Kur'anın okunması gerektiğini kendilerine söylüyorduk. Esnaf ve farklı işlerde çalışan cami cemaatinden olan bu arkadaşlardan bazıları sürekli olarak yaşlarımızın ilerlediğini ve bu yaşta kuranı okumak zor olacağını ve işin bizde geçtiğini söyleyerek, Kur'an-ı okumaya yanaşmıyorlardı. Bir yanda da Kur'anın okunması gerektiğine inanıyorlardı. Ve biz kendilerine hiçbir zaman solan bir çiçeğin, çürüyen bir ciğerin nasıl iş göremiyorsa, Kur'ansız yaşanan bir hayatta o şekil işlevsiz ve anlamsızdır diye kendilerine söylediğimizde bu yapamayız fikirlerinde vazgeçerek okumaya karar verdiler" dedi.

Şuan 30 ile 45 yaşlarında değişen talebelerinin olduğunu ifade eden Yakışır, "Burada önemli olan kişinin kendi nefsini ve gururunu yenmesidir. Bu gururu yenen vatandaşlar, bazen çevrenin işte sen bu yaştan sonra artık Kur'an okuyamazsın şeklindeki kötü tavsiyelerine kulaklarını tıkayarak azim gösterirseler, inanıyoruz ki Kur'anın cezp edici mucizeleri ile en kısa zamanda kuranı öğrenirler" dedi.

"Kur'an aşkı beni Kur'an okumaya yönlendirdi"
Kur'an dersini almaya başlayan talebelerden Ramazan Özkır şunları belirtti, "Bu yaşıma kadar Kur'an-ı okumamıştım. Ama sürekli içimde Kur'an-ı okuma ve öğrenme merakı vardı. Cemaati olduğumuz caminin din görevlisi de bizlere Kur'an-ı okumamız için tavsiyelerde bulundu. Bizlere Kur'anın öneminde bahsetti. Kur'an-ı okuyup onunla amel edildiği zaman, Kur'anın kıyamet gününde kendilerine şefaatçi olacağını söyledi. Bende neden okuyamayayım diye düşünerek ve içimdeki Kur'an okuma aşkı devreye girmesiyle birlikte kararımı verdim. Vakit namazlarını kıldıktan sonra cami imam hatibinde Kur'an eğitimi almaya başladım. Ve Kur'an-ı okumayan tüm Müslüman kardeşlerimize tavsiyemiz o dur ki mutlaka yaşları ne olursa olsun Kur'an-ı Kerim'i okusunlar. Kur'an-ı öğrenmek ne kadar kolay olduğunu görecekler. İşte okunmadığı zaman zor görünüyor. Ama öğle değildir. Okudukça insan açılıyor ve öğreniyor."

"Kur'an öğrenmeye yaş engel değildir"
Kur'an-ı yeni öğrenmeye çalışan talebelerden Ferhat Meriç ise: "Kur'an-ı yeni öğrenmeye başladım. Biraz geç kaldık fakat bu geç kalışımız bizleri Kur'an-ı öğrenmekten alıkoymamalıdır. İnanıyorum ki, Kur'an-ı okuma ve öğrenmeye yaş engel olamaz. Kur'an öyle bir kitaptır ki onu her yaştaki ve her zekâ düzeyindeki insanlar okuyabilmektedir. Hata öyle bir mucizedir ki gözleri görmeyen amalar dahi onu dinleyerek ezberleyebilirler. Şuan ben Kur'an-ı okumak için verdiğim karar hayatımın en isabetli kararı olduğuna inanıyorum. Ve Kur'an-ı okumamız için bizlere vesile olan Camii imamına da teşekkürlerimi iletiyorum. Mutlaka yaşları ne olursa olsun herkesin Kur'an-ı okuması gerekiyor. Çünkü Kur'an bir mıknatıs gibi insanları kendine çekerek cezp ediyor. Kur'an-ı okuduğunuzda içinizdeki sıkıntıların yok olduğuna şahit olursunuz. Devamlı Kur'an okuyan insanların psikoloji denen hiçbir sorunları kalmayacağına inanıyorum. Ve herkesin mutlaka Ku'ran okumalarını tavsiye ediyorum" dedi.

"Sizin en hayırlınız Kur'an-ı öğrenen ve öğreteninizdir"
Kur'ana yeni başlayan Yahya Özcan ise şunları ifade etti. "Camilerde namaz kılmaya giderken küçük çocukların Kur'an okuyuşlarına hayran kalıyordum. Ve bende onlar gibi okumayı istiyordum. İnsanlar Kur'an okurken ben onlara imreniyordum ve onlar gibi olmak istiyordum. Kısacası Kur'an-ı okuyanları kıskanıyordum. Acaba ben neden onlar gibi olamıyorum. Yazarları ve onların ideolojilerini bilmeden, sorgulayıp araştırmadan, gazete dergi ve kitaplarını okuyoruz. Ama bizleri yoktan var eden, her türlü nimetlerini emrimize sunan ve bizlere hidayet kaynağı olarak gönderdiği Kur'an-ı niye okuyamıyoruz diye sürekli düşünüyordum. Sağ olsun namaz kılmaya gittiğim Camii hocası da bizlere Peygamberin şu hadisini 'Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı öğrenen ve öğreteninizdir' hatırlatarak okumaya teşvik edince bende okumaya başladım. Herkese de okumayı tavsiye ediyorum" dedi. (Şükrü Tontaş-İLKHA)