"Hz. İsa'yı konu alan yaklaşık 250, Hz. Musa'yı 120, diğer peygamberleri 80, Buda'yı konu alan 40 film var. Hz. Muhammed'in hayatıyla ilgili yalnızca 'Çağrı' filmi var. Ne yazık ki Batı'ya Peygamber Efendimizi tanıtamadık tabi ki bu durumda düşman da düşmanlığını yapacaktır" bu ifadeler, İstanbul'da bulunan İranlı yönetmen, senarist ve yapımcı Mecid Mecidi'ye ait.
Uluslararası film eleştirmenlerinin beğenisini kazanan, "Peygamberlik devam etseydi, tebliğ sinema ile yapılırdı" diyen Mecidi, Hz. Muhammed (sav)'in çocukluğunun seslendirmesini yapıldığı filmiyle ve sinemayla ilgili konuştu.
Meridyen Derneği tarafından İstanbul'da düzenlenen "Siyer ve Görsellik" konulu atölye çalışmasında konuşan Mecidi, Çağrı filminin büyük ölçüde Hz. Muhammed (sav)'in savaşlarına yer verdiğini ve bunun İslam ruhunu yaymak için yeterli olmadığını vurguladı.
Mecidi, "Son yıllarda Batı'da çoğalan islamafobia ve yaşanan birtakım olaylar nedeniyle kendimi bir sinemacı olarak sorumlu hissediyorum. İslam'ın anlatımı konusunda dünyada büyük bir boşluk var. Bu boşluğun doldurulması gerekiyor. Bizim de Peygamber Efendimiz ve İslam'a dair dünyaya söyleyecek çok fazla sözümüz var.
Savaş, herkes için düşman, ölüm, ateş anlamına geliyor ancak 'Düşman arazilerindeki meyveli meyvesiz ağaçları kesmeyin, ekinleri ateşe vermeyin! Size karşı koymaya gücü yetmeyen yaşlılara, hastalara, felçlilere, baktığı hedefi göremeyen körlere sakın dokunmayın' diyen Hz. Muhammed (sav) için savaşın anlamı tamamen farklı. Onun kadar güzel bir bakış açısına sahip hiç kimse yok" şeklinde konuştu.
'Sinema bir fırsattır"
Mecidi, Hz. Muhammed 'i anlatan bir film çalışması yaptığı için mutlu olduğunu dile getirerek, "Hz. Muhammed, bizim için yol gösterici bir ışık, sinema da bu yolda bir fırsattır. Bu filmle çok büyük bir işe imza attık. İran'da çekilen film için Mekke ve Medine şehirlerini temsil eden büyük platolar kurduk ve her konuda uzmanlara danışarak hareket ettik. Filmde kesinlikle peygamberimizin suretine yer verilmeyecek, Hz. Muhammed'in ahlakı ve mucizeleri ön plana çıkarılacak" diye konuştu.
7 yıldır devam eden projesinin bitme aşamasına geldiğini ifade eden Mecidi, sadece araştırma kısmının üç senede tamamlandığını vurguladı.
Mecidi, filmin çekimlerinin tamamlandığını, montaj aşamasında olduklarını, kısa sürede filmi tamamlamayı umduklarını ifade etti.
Gözyaşlarını tutamadı
Mecidi, filmin görüntü yönetmeni olan İtalyan Vittorio Storaro'yu ikna etme hikâyelerini anlatırken gözleri yaşardı. Mütercim de çevirirken gözyaşlarına hâkim olamadı.
Mecidi'nin anlattığı olay şöyle:
Yaşı 75 olan İtalyan Storaro'yu Mecidi çok ister. Ancak İranlı bir yönetmenle ve 'teröristlerin ülkesi' olarak gösterilen İran'da bir İtalyan neden çalışsın diye düşünür. Üstelik bu isim beş defa Oscar'a aday olmuş ve üç defa da almış. Neden sonra firma ile iletişime geçilir. Teklifi öğrenen Storaro, firmayı aradan çıkarır ve kendisi doğrudan muhatap olarak, "Bu projede yer almak benim için onurdur" cevabını verir.
Olayın perde arkası şudur; Storaro o sıralar, peygamberleri konu alan bir kitap hazırlığındadır. Üç aydır Hz Muhammed'i araştırmaktadır ve tam da Mecidi'nin teklifini öğrendiği akşam Miraç hadisesini okumaktadır.
Mecidi, bunun tesadüf olmadığını söylüyor. Hatta bu filme giriştiği ilk dönemde emin olamadığını, bir gün Peygamber (as)'in kabrine gittiğinde O'nunla konuştuğunu, "Eğer altından kalkabileceksem bana yardımcı ol" diye Allah'a (cc) yakardığını belirten Mecidi, "Bu kesinlikle Allah'ın yardımıydı" ifadelerini kullandı.
Filmle ilgili teknik ayrıntılar da veren Mecidi, animasyon tekniğini de başarı ile uyguladıklarını ifade etti. (AA / Haber 7)



