FRANSA- Paris Medine Camii'nde her gün olduğu gibi saat 20:00’de Kur’an-ı-Kerim mukabelesi okundu.
Daha sonra camii gençleri tarafından, Kürtçe ve Türkçe mevlid’i şerif okundu.
Akabinde, Muhammed hoca bir konuşma yaptı.
Muhammed hoca, Ramazan ayını suya benzeterek, ’’Her sene biz Ramazan ayını yaşıyoruz, Ramazan ayı geldiğinde bizde biraz panik, biraz korku,biraz endişe, yani bu sene Ramazan ayı gelecekhem çalışacağız, hem sıcak, hem günler uzun. Nasıl yapacağız, acaba yetebilecek miyiz, acaba işimi bıraksam, orucumu bıraksam? Akla binbir vesvese geliyor. Ve başlanıyor Ramazan’a, bir kısım kardeşlerimiz maalesef işi Ramazan’a tercih ediyorlar, işe devam ediyorlar Ramazan’ı bırakıyorlar. Bir kısım Ramazan’ı işe tercih ediyorlar, o ay çalışmıyorlar Ramazan’a devam ediyorlar. Bir kısım kardeşlerimiz ikisinide yükleniyor, ikisinide götürüyor. Ve gerçekten böyle onları gördüğün vakit, biliyorsunki tepeden tırnağa imandırlar.’’ ifadelerini kullandı.
Muhammed hoca Konuşmasının devamında Kadir gecesine değinerek,’’Hadis-i Şeriflerde anladığımız şekilde Kadir gecesi, Ramazan’ın son on gününde, yada son on gününün tekli gecelerinde, yada Ramazan’ın 27. gecesinde olma ihtimali vardır. Neden Allah’u Teala gizlemiştir? Bakın mesela dünyada en değerli şeylerden bir tanesi nedir incilerdir. İnciler denizlerin altında yada suların altında balıkların midesinde bulunur. Yüzücüler dalarlar denizlerin en altına, o balıkları yakalarlar, o balıkların içinden o incileri bulurlar. Eğer ona hastaysalar, onun derdinde iseler, o bulmak aşkını taşıyorlarsa o incileri bulurlar, başkasıda bulamaz. Şimdi Ramazan ayının içinde bulunan bin geceden daha hayırlı olan Kadir gecesi, böyle ulu orta olmaz,’’ diyerek Ramazan ayında bulunan Kadir gecesini, değerli olan ve zor bulunan incilere benzetti.
Daha sonra iftarın girmesiyle, 200 kişi iftar yaptı.
Yatsı namazından önce, Vehbi Ala hoca gecenin önemiyle alakalı kısa bir konuşma yaptı.
Teravihi müteakip küçük bir mola verildi ve cami gençleri tarafından Arapça ve Türkçe Cevşenül Kebir okundu. Büyük bir beğeni ve duygu ile dinlenen Cevşen’den sonra, cemaatin bir kısmı dağılırken bir kaç insanda geceyi ihya etmek üzere camide kaldı. (Enes Suiçer,Ammar Uslu)



