İnsanlık tarihinin iftiharı, Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (sav)`in mübarek viladetlerinin yıldönümünü idrak etmekteyiz.

Aziz Müslümanlar!

İnsanlık tarihinin iftiharı, Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed (sav)’in mübarek viladetlerinin yıldönümünü idrak etmekteyiz. Yüzlerce yıldır çeşitli İslam beldelerinde Müslüman halklar İslam dini liderinin dünyaya teşriflerini çokça salavatlar getirerek, mevlidler okuyarak, Resulullah (as) üzerine yazılmış kasideleri dillendirerek, onun pak hayatını anlatarak kutlamaktadırlar.

İslam ile cehaletten arınmış, şeref ve izzet bulmuş topluluklar vahyin mübelliğine olan sevgilerini izhar edip, minnet duygularını hep birlikte bugün vesilesiyle Hz. Resulullah’a sunarlar.

Onun gelişiyle mazlumlar, ezilenler, köleler, hor görülenler, adam yerine konulmayanlar sevindiler. Onun gelişiyle gökyüzündeki yıldızlar sevindi, o gece parlak bir yıldız doğarak gökyüzünün sevgisini izhar etti. Kisra’nın ondört burcu çatırdayarak yıkılıp, Taberiyye gölü suyunu kurutup sevinci haykırdı. Kabe, içerisindeki putları devirip tevhide, adalete, nezafete olan özlemini haykırdı.

Değerli Peygamber takipçileri!

Allah (cc), Efendimizi vahiyle tanıştırmadan önce dünya yaşanılmaz durumdaydı. İnsanlık kalp ve ruhtan yoksun, sadece cüsse ile sınırlanmıştı. Batıl inançlar, zenginlerin fakirleri sömürmesi, kapitalizm, faiz, fuhuş vs. sistemler şehirlerde hakimdi. İnsanlar tamamen dünyayı ahirete mukabil satın almışlardı. Arap yarımadasında her evde bir tanrı, kızların diri diri toprağa gömülmesi insanların hayatlarının vazgeçilmeziydi. Fars toplumunda insanların kendi çocuklarıyla evlendiği, Kürtlerin yaşadığı coğrafyada insanların birbirlerinin etini yiyecek seviyede katle mübtela olduğu bir dönemde Allah cc. Habibini vahiyle, ilahi kelamla müşerref edip, insanlığın yozlaşmasıyla göğsü daralan Resulunün göğsünü açıp, onun belini büken ağırlığı kaldırdı.

Rabbinden aldığı ilahi mesajlar ışığında Yesrib’i Medine’ye çevirip medeniyet merkezini inşa eden o şahsiyet, bu medeniyetle cahalet ve karanlıklar içerisindeki milletleri aydınlattı. Medine’deki nur İran’ı, Mezopotamya’yı, Mısır’ı, Endülüs’ü, Şam vs. beldeleri kısa sürede aydınlattı. İnsanları kula kulluktan azad eyledi. Zulüm ve şirkten halas eyledi.

İslam dininin aziz fertleri!

Dünyada günümüze dek hiçbir insan Efendimiz kadar sevilmedi, O’nun kadar hiçbir insan örnek alınmadı. İslam’a düşmanlık edenler dahi Resulullah’ın bazı üstünlüklerini dile getirmekten kendilerini alamadılar.

Dünyada en çok Hz. Muhammed üzerine kitap yazıldı. Onun hayatı başlıbaşına bir ilim dalı oldu. Ezanlarda onun Allah’ın resulu olduğu haykırıldı. Minarelerden şehirleri Muhammedileştirdi. O’na yapılan şahitlikler. Bütün bu şeref ve üstünlüklere Allah’ın emir ve nehiylerine harfiyyen bağlı kalmakla, risalet görevini layıkıyla ifa etmesiyle, insanları şirkten tevhide ulaştırmasıyla mazhar olmuştu Aziz Peygamber.

Kıymetli müminler!

Hz. Aişe’ye Resulullah’ın ahlakı sorulduğunda, O’nun ahlakının Kur’an olduğunu söylemişti. Resulullah Kur’an’ı tümüyle hayatına yerleştirmesiyle dünyada da, ahirette de aziz oldu, sahabeler izzet sahibi oldular. Dünya ve ahiretin izzet ve saadetini bizler de istiyorsak Kur’an’ı hayatımızın her safhasına yerleştirmeli ve Kur’an ile hayatını anlamlandıran Hz. Resul’e hakkıyla tabi olmalıyız.

Viladetinin yıldönümünde o büyük şahsiyete binlerce salat ve selamlarımızı gönderiyor, Rabbimizden Efendimizi Makam-ı Mahmud’a ulaştırmasını diliyoruz.

Allah (cc), bizleri hayatını Kur’an ve Sünnet ile anlamlandıran kullarından eylesin. Bizleri Kevser havuzunda O’nunla buluştursun.

(Doğruhaber Gazetesi)