Mart ayının sonlarına doğru başlayan kutlu doğum etkinliklerinde nihayete doğru yaklaşılıyor. Şöyle bir dönüp geriye baktığımızda Muhammed (sav) âşıklarının her birinin en az 3-4 kutlu doğum etkinliği izlediğini, özellikle bölgedeki kardeş ve bacıların Diyarbakır newroz alanındaki devasa mevlid mitingine tanık olduklarını müşahede etmekteyiz.

Bütün Muhammedi âşıkların yüzünde bir tebessüm, kalplerinde bir sürur, ahlaklarında bir iyileşme ve ibadetlerindeki huşu ve ihlâsa tanık olduk. Hatta newroz parkında elektrik akımına kapılarak Hakk’ın rahmetine kavuşan peygamber sevdalısı Sümeyye Çelik bacımızın yerinde olmayı arzulayan “keşke ben de tevhid bayrağının altında efendimizi anmaya giderken ölseydim” diyen kardeş ve bacılara tanık olduk. Bu güzellikleri görünce elbette ki Allah’u Teâlâ’ya hamd etmek bizlere farz-ı ayn oldu. Demek ki bu kutlu doğum etkinliklerinden hedeflenen hâsıl olmuştur.

Tabi burada akla gelen ilk soru 2014 Nisan ayına kadar sırtüstü yatacak mıyız? Tabi ki hayır. Asla böyle bir düşünce içine girmemeliyiz. İnanın kardeşlerim eğer böyle yaparsak bütün kazanımlarımızı heba etmiş oluruz. Bizler bu rahmet ikliminde bir fidan diktik, sağanak sağanak yağan rahmet ve Muhammedi nur ile fidanlarımız yeşerip boy vermeye başladı. Eğer onları kendi hallerine bırakırsak önümüzdeki kavurucu sıcaklar, esen sam yelleri onları tekrar kurutacaktır.

İlkbaharda ekilen tüm fidanlar yeşerip boy atmaya başlar. Çünkü mevsim ve toprak buna müsaittir. Ama bu fidanlar korunmaya alınmazsa, ayrık otlarından temizlenmezse ve en önemlisi sulanmazsa kurumaya mahkümdür. İşte aynen bunun gibi bizler de özellikle genç bacı ve kardeşlerimizi koruma altına almaz, Kur’an’ın nuru ve Efendimizin sünneti saniyesi ile onları sulayıp donatmazsak inanın tıpkı o fidanlar gibi kuruyup gideceklerdir. Bu kutlu zaman diliminde her ne kadar feyizlenmiş olsalar bile içinde yaşadığımız toplum, karma eğitim sistemi, görsel ve yazılı basın, internet, dizi filmler, sokak ve caddelerdeki gayri İslami kıyafetler, gençliğimizin ahlakını bozacak ve onu dini değerlerinden, ahlak ve kültüründen uzaklaştıracaktır. Geride ilim-irfandan yoksun, ihlâs ve huşudan uzak sloganik bir gençlik bırakacaktır.

Sakın ha gençler bu duruma düşmeyin. Âcizane bu kardeşinizin tavsiyesi çokça kitap okuyun. Efendimizin hayatını muhtelif eserlerden tekrar tekrar okuyun. Güzide ashabının, ehl-i beytinin, İslam âlimlerinin hayat ve mücadelelerini okuyun. Sürekli heyecanınızı tazeleyin. Kısaca kalbinizde ektiğiniz Muhammedi fidanı sürekli sulayıp büyütün. 2014 kutlu doğum mevsimine daha donanımlı ve daha heyecanlı girme umudu ile…

Allah’a (cc) emanet olunuz.

(http://erganikardesder.org)