Önceki yazımızda Efendimiz (sav)’in kutlu viladetinin manevi havasından elde edilen kazanımların heba olmaması için naçizane birkaç tavsiyede bulunmuştuk. Bu yazımız da onun devamı niteliğinde olacaktır inşallah.
Bu nurani atmosferden ve bu Muhammedi nurdan feyizlenenler sadece bir camiaya ait insanlar değil; bilakis kadın-erkek her yaştan, her kesimden milyonlarca Müslüman feyizlenmiştir. Şöyle hayalen kutlu doğum meydanlarına gittiğimizde gözyaşları revan olan yaşlı anne babalar, cezbe ile vecde gelen abi ve ablalar, cuş-u huruşa gelen genç kardeşlerin tablolarına aynel yakin tanık olduk. Kapılarına kilit vurarak bu nura akın akın koşan köydeki kardeşlerimizin haberini aldık. Kısaca her kesimden insanların Muhammedi nur için meydanlara akın ettiğini gördük. Hatta Diyarbakır ve Batman’ın dillere destan etkinliklerinde İran, Irak ve Suriye Kürdistan’ından, Avrupa’dan, Afrika’nın ismini dahi duymadığımız ülkelerinden gelen Müslüman Kardeşlerimizi ağırladık. Başka ırk ve ülkelerden olan ihvanlarımızın şaşkınlık ve bir o kadar da sevinçlerine tanık olduk.
Yaklaşık kırk gündür meydanlarda gördüğümüz bu tablodan dolayı Allah’u Teala’ya hamd, Resul-i zişan’a selat-u selam ederken bir gerçeği tekrar hatırladık: Bu insanları bir araya getirecek, bu ahlaksızlığı, bu zulmü ve bu hayâsızca akını durdurabilecek tek gerçek Allah Resulü (sav) ve O’nun Hak davasıdır. İslam’ın tekrar dirilmesi, birlik ve beraberlik içinde küfrün karşısında durabilmesi için, İslam’ın temel ilkelerinin sonuna kadar savunmak ve halk desteğini alıp, halkı bu davayı, bu sevdayı sahiplenmesini sağlamaktır.
Öyleyse Müslüman halkımızda oluşan bu Muhammedi sevdayı diri tutacak programlar geliştirmeliyiz. Başta Rabbimizin emir ve hükümlerine sıkıca sarılmaz ve günahlardan uzak durmamız gerekir. Özellikle kendi şahsımızda İslam’a asla halel getirmemeliyiz. Halka sunacağımız etkinlikler Resulullah (sav)’ı hatırlatma babında konferanslar olabiliceği gibi en önemlisi lisan-i hal ile Resulullah (sav)’ı hatırlatmaktır. Bu da her birimizin O’nun sünnet-i seniyesine ittiba etmesiyle mümkün olacaktır.
İçinde bulunduğumuz ahir zamanda efendimizin sünnetini ihya etmekle hem büyük uhrevi mükâfatlar kazanacağız, hem de ibadetlerimizde, ahlakımızda, ticaretimizde, muamelatımızda, komşuluk ilişkilerimizde ve aile hayatımızda örnek birer mü'min olacağız. Kısacası Rabbimize karşı görevlerimizde, aile ve akrabaya karşı görevlerimizde, toplum ve millete karşı görevlerimizde Muhammedi çizgiyi düstur edinerek mübarek sünnetine sarılacağız. Efendimizin etrafında pervane olmakla hem İslam’ın izzetini hem de dünya saadetini elde edeceğiz. Hem insanların Resulullah (sav)’a olan aşklarını, özlemlerini ve sevdalarını diri tutacağız. Muhammed (sav)’in ismi anıldıkça sevinç ve O’na kavuşma iştiyaklarına tanık olacağız. Allah’u Telala’ya hamd, resulüne salâvat yalnız nisan ayında değil, yıl boyunca vird-i zeban edindiklerini göreceğiz.
Elbette ki bu kolay olmayacaktır. Bu mübarek görev bedel ister, çalışma ve fedakârlık ister. Aşk ister, sevda ister. Artık sabahları uykulu mahmur gözlerle iki rekât namaz kılıp tekrar uyumaktan vazgeçmeliyiz. “Ya Allah” deyip başta sabah namazı olmak üzere tüm vakitleri camilerde, sünneti ile tesbihatı ile kılmalıyız. Unutmayalım ki cami ve cemaat sünnet-i seniyenin olmazsa olmazlarındandır. Yine unutmayalım ki sabah vakti Rabbimizle iletişim rabıtamızın en güçlü olduğu andır.
Hayatımızı bir bütün olarak Kur’an ve Sünnet süzgecinden geçirmeliyiz. Kur’an ve sünnete uymayan davranışlardan ivedilikle vazgeçmeliyiz. Sonra aile, akraba ve toplumla olan ilişkilerimizi gözden geçirerek Kur’an ve sünnet eksenine oturtmalıyız. İslam fıkhının yalnız ibadet bölümünü değil, muamelat bölümünü de okuyup anlamalıyız. Zira muamelat çok önemlidir. Eğer insanlarla ilişkilerimiz Kur’an ve sünnete uygun olursa işte o zaman göreceğiz ki insanlar fevç fevç kutlu doğum etkinliklerine akın ettiği gibi, O’nun sünnetine ve davasına akın edip sahipleneceklerdir.
Vakitlerin en şereflisi olan fecir vaktinde uyanıp camilerde, dualarda buluşmak dileği ile…
Allah (cc)’a emanet olunuz.
(Erganikardesder.org)