Bir buçuk aydır kutlu doğum ile yaşadığımız manevi zaman diliminin hazanını yaşarken, Allah (cc) ’a hamd olsun ki sağanak sağanak yağan rahmetten çoluk-çocuk, kadın-erkek, yaşlı-genç her kesimden insanlar feyizlenip kana kana içti. Tam da “keşke bu manevi hava bitmeseydi” derken, Rabbimize hamdolsun üç ay sürecek manevi bir mevsimin gölgesi bizi sardı.
Mübarek üç ayların ilki olan Recep Ayı'nı idrak etmek üzereyiz. Regaip ve Miraç Kandili'ni içinde barındıran Recep; Berat kandilini içinde barındıran Şaban Ayı'nın ve bin aydan daha hayırlı olan Leyle-i Kadri barındıran Ramazan ayına bir hazırlıktır. Bir hadiste “Recep ayı Allah’u Teâlâ’nın, Şaban ayı Resulullah’ın, Ramazan ayının ise mü’minlerin ayı” olduğu anlatılır.
İslam’ın değer verdiği kutlu zaman dilimlerinden olan, aynı zamanda kutsiyetleri Kur’an ve Sünnet ile sabit olan Regaip, İsra ve Miraç, Berat ve Leyle-i Kadr gecelerinin bu aylarda olduğu gerçeği, bu aylara ayrı bir önem ve maneviyat katmıştır. Efendimiz (sav) bu kutlu iklime yaklaşırken “Ya Rabbi Recep ve Şaban' bizlere mübarek kıl ve bizleri Ramazana ulaştır” diye duada bulunurlardı.
Ramazan ayının rahmetinden büyük kazanımlar elde etmek için Recep ve Şaban ayını iyi değerlendirmek lazımdır. Çünkü Ramazan ayında tüm Müslümanlar “Allah’u Teâlâ’ya misafir” dirler. Bildiğiniz gibi insanlar misafirliğine gittiği kişi, kurum ve kuruluşların büyüklüğüne göre bir ön hazırlık yapar. Öyleyse Rabbimizin büyüklüğünün idrakinde olarak hazırlık yapmalıyız.
Allah resulü bu aylarda ibadete daha ağırlık verir, elinde avucunda olanı fakir fukaraya dağıtır, gece ibadetlerini uzatırdı. Şaban ayının çoğunu oruçlu geçirir, ashabını da buna teşvik ederdi. Allah resulü ve sahabeleri aslında yılın tamamında bu ibadetlerini yaparlardı. Bu aylarda ise çokça ibadet ederlerdi. Allah resulü diğer aylarda 3 gün ya da Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutardı. Resulullah’ın Recep ayında tuttuğu oruç için Hz Aişe; “Şaban ayında öyle oruç tutardı ki Ramazan ayında olduğu sanılırdı” diyerek efendimizin bu aylara verdiği önemi bize aktarmaktadır.
Resulullah (sav)’ı kendine rehber edinen, miras bıraktığı aziz İslam Dini'ni yaşamak ve yaşatmak için her türlü zorluğa göğüs geren, bu uğurda şehadet, esaret ve muhaceret yaşayan, O’nun şahs-i manevisine yapılan saldırılara dünyada en büyük tepkiyi veren, O’nun sevdasını, aşkını ve özlemini hapsolduğu kalplerden ve dört duvar arasından meydanlara taşıyan, son aziz şehadesi Sümeyye’sini ilk şehid Hz Sümeyye’ye manevi bir bağ ile bağlayan, Peygamber Sevdasını, ülke sınırlarının dışına taşıran biz Peygamber Sevdalıları ne yapmalıyız? Recep ve Şaban ayını nasıl değerlendirelim ki Ramazan’a hazır olalım?
Kutlu doğum ikliminde Rabbimizin rızasını aradığımız ve Efendimizi sevindirdiğimiz gibi, öyle bir hazırlık yapalım ki, Ramazan Bayramı’nın sabahında Rabbini razı etmiş, Efendisini sevindirmiş, günahlarını affettirmiş ve annesinden yeni doğmuş gibi olalım.
Ne yapmamız gerektiğinin cevabını biz veremeyiz tabi. Özellikle Mürebbilerimiz, Seydalarımız ve eğitmenlerimiz bir program yapmalı. Bu öyle bir program olmalı ki köydeki çoban kardeşimiz ile bir doktor kardeşimiz uygulayabilmeli. Söz konusu programda; Kur’an tilaveti, meal, tefsir, siyer mutlaka olmalı. Sünnet oruçlar, nafile namazlar, yatsı ve sabahları cami ve cemaat olmalı, günlük muhasebe ve tefekkür unutulmamalı. Dua silahına en kabul vakitlerde başvurulmalı. Ayrıca küfrün oyunlarından haberdar olmak için güncel haberler ihmal edilmemeli.
Tabi muhterem büyüklerimiz böyle bir programı yazılı olarak önümüze koymasalar bile radyo, Tv, gazete ve dergilerdeki öneriler, köşe yazarlarımızın tembihleri göz önünde bulundurularak kardeş ve bacılarımız kendine has bir program yapmalıdırlar. Unutmayalım ki her başarının arkasında planlı ve programlı bir çalışma vardır. Bazı sebeplerden dolayı program aksasa bile terk edilmeme. Mesela Sabah namazından önce okunması gereken Kur’an-i Kerim okunmadıysa, gece uyumadan önce okunabilir. Kardeşlerimiz programlarına riayet etmeli, uygulamanın önündeki engel ve mazeretleri ortadan kaldırmalıdır.
Son olarak Efendimiz (sav) gibi diyoruz ki; “Yarabbi bizlere Recep ve Şaban'ı mübarek kıl. Ve bizleri Ramazan'a ulaştır.”
Dualarımızın kabul olması dileğiyle… Allah (cc)’a emanet olunuz.