Siyasette amaca varmak için bütün yolların kullanılması gerektiğini söyleyen ve her yolu meşru gören fikir akımıdır Makyavelizm.
Siyaset biliminin gerçek anlamdaki teorisyenlerinden olan İtalyan siyasetçi Makyavel 1513 yılında yazdığı “Hükümdar” adlı eserinde açıkladığı “Temel Siyaset” teorisinin özünü; siyasetin ahlaktan bağımsız bir alan olması gerektiği oluşturmaktadır. Bu tanıma göre günümüzde hedefe varmak için her yolu mubah gören ve hiçbir ahlaki kural tanımayan politikalar için Makyavelizm tabiri kullanılır.
Bu akımın temel felsefesi şöyle işler; önce bir hedef ortaya konur, bu hedef kutsanır ve hedefe ulaşmanın önündeki tüm engeller helal-haram olduğuna bakılmaksızın her hangi bir ahlaki kural tanımadan engelin imhası mubah sayılır. Tıpkı koordinatları belirlenmiş ve hedefe kilitlenmiş bir füze gibi. Hedef yok edilirken sivil insanlar, kadınlar, çocuklar ve yaşlılar ölmüş hiç önemli değil. Önemli olan muhalif hedefin vurulup yok edilmesidir.
Bu düşünce her ne kadar 1500’lü yıllarda Makyavel tarafından açıkça dillendirilip kitaplaştırılmış olsa da, bu düşüncenin köklerinin çok öncelerde olduğu hatta insanlık tarihi ile yaşıt olduğunu görmekteyiz. Çünkü Kabil’in Habil’i öldürmesinde, Hz Yusuf’un kuyuya atılmasında, israiloğullarının kendi peygamberlerini katletmelerinin temelinde Makyavelist düşünce vardır. İsrailoğulları kendi düşünce ve hedeflerinin önündeki engel olarak kendi peygamberlerini görüp kanına girmişlerdir.
İslam tarihine baktığımızda imam Hasan (ra)’ın zehirletilmesi, imam Hüseyin (ra)’in Ehl-i Beyt gençleri ve yarenleriyle birlikte Kerbela’da şehid edilmelerinin altında aynı düşünce vardır. Kerbela’da hiçbir kural tanınmadan, Ehl-i Beyt’in susuzluğuna aldırış edilmeden Fırat’ın suyundan men ediliyor, Resulullah (sav)’ın defalarca öpüp okşadığı İmam’ın mübarek başı gövdesinden ayrılıyor ve Ehl-i Beyt’in kızlarına esaret zincirleri vuruluyorsa bu Makyavelist düşüncenin ta kendisidir. Hatta Makyavel’in bile bu olaydan etkilenerek bu teoriyi ortaya attığını söyleyebiliriz.
İmam Hanefi (ra)’lerin, Ahmed b. Hanbel’lerin zindanlara atılıp işkence ile şehit edilmelerini arkasında da bu düşünce vardır. Osmanlı’da zavallı şehzadelerin ölüm fetvalarını veren zevat ta aynı düşüncenin esiri olmuşlardır.
Tarihin sayfaları araştırılırsa Makyavelist düşünce tarihinin çok eski olduğu ve tarihte örneklerinin çok olduğu görülecektir. Kısaca tarihte hukuki olmayıp siyasi olan tüm kararların temel felsefesi Makyavelizmdir.
Cumhuriyetin kuruluşuna ve felsefesine baktığımızda; cumhuriyetin temelinin bu düşünce üzerine atıldığını ve ortaya iki hedef koyduğunu görmekteyiz. Bunlardan birincisi Ulus devlet; ikincisi laikliktir. Ulus devletin önündeki en büyük engel Kürtler; laikliğin önündeki engel ise dindarlardır. Öyleyse bu iki engelin etkisiz hale getirilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Bundan dolayıdır ki; cumhuriyet tarihi katliamlar tarihidir… Kan ve gözyaşı doludur... İskilipli Atıf Hoca’lar, Şeyh Said'ler, Bediüzzaman Said Kürdi’lerin gördüğü zulümler, Rize’de Koçgiri’de, Ağrı’da, Dersim’de, Geliye Zila’da, hatta Kürdistan’ın tamamında dökülen kanlar, kirletilen hürmetler ve yapılan katliamların tamamında Makyavelist düşüncenin yakın tarihimizdeki tanıklarıdır. Kürdistan coğrafyasında yaşayan insanlara reva görülen katmerli zulmün nedeni hem Kürt, hem de dindar oluşlarındandır.
90 yıldır bu düşünceden dolayı Türkiye bu vesayetten kurtulamadı…
90 yıldır Türkiye hukuk devleti olamadı…
Devlet hiçbir zaman milletin değerlerine saygılı olmadı, halkın dini değerleri ile barışık olmadı...
Tarihin araştırılmasını tarihçilere bırakıp günümüze geldiğimizde bu günkü siyasetin de Makyavelist düşünceden bir hayli nasiplendiğini görmekteyiz.
Bu sebeple derin ve kirli tezgâhlar kurulmakta…
Birileri iktidarları ele geçirmek için, birileri pastadan daha fazla pay alabilmek için, birileri de iktidarlarını korumak için hiçbir ahlaki kural tanımamakta, birileri “Amerikan askerlerinin Ortadoğu’da ölmemesi için dua ediyorum” diyerek büyük şeytana biatlerini tazelemekte ve daha nice komplo teorileri…
Roboski’de annelerin gözyaşları, Reyhanlı’da 50’den fazla insanın ölümü kimin umurunda…
Bir tarafta kandan beslenenler…
Bir tarafta kandan rant devşirmeye çalışanlar…
Hür Dava Partisi’nin Genel Başkan Yardımcısı, parti sözcüsü, İstanbul il başkanı, iki ilçe başkanı, Rehber Tv genel yayın yönetmeni, bölgenin tanınmış âlimlerinden oluşan 15 değerli Müslüman’ın 113 yıl ceza almaları kimin umurunda…
Çünkü hedef kutsaldır ve hedefe giden yolda her şey mubahtır…
Siyasetin kaygan zemininde Rabbimin ayaklarımızı sabit kılması dileği ile…
Allah (cc)’a emanet olunuz.
(Erganikardesder.org)