Mübarek ve faziletli bir ayın yani Kur’an ve oruç ayının saadet gölgesi üzerimize düşmüş bulunmaktadır. Bu ay yüce Rabbimizin insanlığa armağan ettiği şerefli kitabımız Kur’an-i kerimi indirdiği aydır.

Rabbimiz, bir kutsi hadiste “Oruç benim içindir, onun karşılığını ben vereceğim” diyerek orucu kendine izafe etmiştir. Resulullah (sav) da bir hadis-i şerifte “Recep Allah’ın, Şaban benim, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” diye buyurmaktadır. Öyleyse her Müslüman bu ayı ganimet bilmeli ve en iyi şekilde karşılayıp bir program çerçevesinde ihya etmelidir.

Ramazan ayında bir programı olmayanlar genelde gecelerini kahvehanelerde; gündüzlerini ise yatarak gaflet içinde geçirirler. Rabbim tüm Müslümanları böyle bir gafletten muhafaza etsin. Ramazan ayı için düşündüklerimi nefsim ile birlikte sizin ile de paylaşmak istedim;

1-      “Ameller niyetlere göredir” hadis-i şerifine binaen öncelikle her Müslüman karşılığını sadece Allah’u Teâlâ’dan bekleyerek ilk teravihe gitmeden önce Ramazan ayı için ihlâslı bir niyet yapmalıdır.

2-      Bütün azaları ile oruç tutmalıdır. Ayaklarını yanlış atmaktan, elini harama uzatmaktan, kulağını gıybet-dedikodu dinlemekten, gözlerini (televizyon dâhil) harama bakmaktan, dilini gıybet-dedikodu ve gayri ahlaki konulardan sakındırmak.

3-      Dili zikir, beyni ise tefekkür ile meşgul etmek. Al-i İmran 191. Ayette Allah’u Teala şöyle buyurmaktadır; “Onlar ayakta iken, otururken, yanları üzerinde yatarken hep Allah’ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışını inceden inceye düşünürler. ‘Ey Rabbimiz sen bunları boşuna yaratmadın. Sen münezzehsin. Bizi cehennem azabından koru’ derler.”

4-      Camilerde mukabeleye katılmak. Resulullah (sav) ve Cebrail (as) her yıl ramazan ayında bir araya gelerek o güne kadar indirilen Kur’an-i Kerimi karşılıklı okurlardı. Efendimiz vefat edeceği yıl ise bu 2 kez tekrarlanmıştır. Bu sahih bir sünnet olarak günümüze kadar gelmiştir.

5-      Manevi havayı iyi teneffüs etmek için 5 vakit camide namaz kılınmalı. Hatta camiye biraz erken gidip girişte “itikâf niyeti” getirilmelidir. Nafile namaz, Kur’an tilaveti ve zikir ile meşgul olunmalıdır. Özellikle Ramazan’ın son 10 gününde “itikaf ibadeti”ne önem verilmelidir. Leyle-i Kadir gecesini camide ihya etmelidir.

6-      Teravihlere mutlaka katılmalı ve her arkadaş kendi yakınındaki camiye gitmeli ve cami cemaati ile iyi diyaloglar kurulmalıdır. Ayrıca bayanlar için yer ayıran ve müsait olan camilere bacılarımız da iştirak etmelidirler.

7-      Zamanı olan kardeşler yatmakla değil; her hangi bir tv kanalından okunan cüzü dinleyip mealini takip edebilir. Böylece hem Kur’an-i Kerimi okumuş ve hem de anlamış olur.

8-      Sıla-i Rahime önem vermeli ve akraba ziyaretleri yapılmalıdır. Varsa kırgınlıklar giderilmeli ve sıkı bir ilişki kurulmalıdır.

9-      Her arkadaş iftar yemeği verip akrabalarını davet etmeli ve akrabalarının davetine icabet etmeli. İmkânı olanlar dost, arkadaş ve kapı komşularına da ayrıca iftar yemeği vermeli ve sosyal kaynaşmayı sağlamalıdır.

10-  Her arkadaş sahura biraz erken kalkmalı ve Allah rızası için en 2 rekât namaz kılıp duaya durmalıdır. Unutmayalım ki İslam âleminin; yüreğimizi ortaya koyarak, için için yalvararak ve aczimizin farkında olarak yapacağımız dualara çok ihtiyacı vardır.

Şimdiden hepinizin ramazan-ı şeriflerini tebrik eder; İslam Âlemine hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz ederim.