Bismih-i Teâla
Nisan ay'ı geldiğinde kutlanan doğum gününe bir yenisi daha eklendi. Ve yine Kürt halkının Peygamberine göstermiş olduğu gerçek sevgi gönüllere nakşedildi. Bu güne kadar bu halkın Müslümanlığından ziyade hırçın, kaba ve İslam dışı bir ideolojinin mensubu gibi gösterenler şunu bilsinler ki Kürt halkı çok ciddi manada Müslümadır ve dinine de çok bağlıdır.
Bunu görmek isteyenler kutlu doğum çağrısı yapıldığında kadını ve erkeği ile çocuklarını kucaklayıp nasıl alanları doldurduklarını görsünler. Dört saatlik bir programı ayakta bekleyerek ve hiç yılgınlık göstermeden Peygamber aşkı ile dolu olanların bu sevdası görülmeye değer bir nitelikte idi...
Tarih boyunca bu milletin uğradığı haksızlıklara rağmen İslami inanç ve bağlılığından asla taviz vermeyen Kürt halkının son dönemlerde onları farklı mecralara yönlendirenlere en güzel cevabı yine Müslüman Kürt halkı bu kutlu doğum törenlerinde vermektedir. Bu halkın kurtuluşunu sosyalizmde görenlere en güzel cevabı bu alanları dolduran Kürt kadınları vermektedir. Peygamberlerine bağlılıklarını göstermek uğruna tesettür elbiselerini milli kıyafet haline getiren Kürt kadını bu haliyle nasıl bir imana sahip olduğunu göstermiş oldu.
"Biz kimsenin namusu değiliz" gibi bir sloganla Kürt kadını adına konuşan sosyalist fikirli kadınların bu alanları dolduran Kürt kadınının İslama bağlılığını ve tesettürü ile nasıl bir ulvi namus anlayışına sahip olduklarını bu alanları doldurarak bütün aleme göstermiş oldular.
Bu kutlu doğum merasiminden sonra artık kimse Kürt halkının "tek temsilcisi biziz" gibi bir düşünceye kapılmasın. Çünkü Müslüman Kürt halkı hiçbir ideolojiye ve ırksal temayyüllere meyletmeyecek kadar şuurlu Müslümandırlar.
İslam coğrafyasını sınırlarla birbirinden ayıranların bugün hesapları artık anlaşılmış ve ümmetin bütün unsurlarını birbirine düşman eden siyonist öğretinin öncüleri olan emperyalist güçlerin oyunları artık dikiş tutumamaktadır. Bu paylaşımda devlet olmalarına müsade edilmeyen Kürtlerin devlet olabilmelerini sağlamak adına hareket eden ve ikili oynayan dış güçlerin bütün oyunları artık bilinmektedir.
Müslümanları uluslara bölen ve düşmanlık edebilecekleri herşeyi önlerine koyan bu dış güçlerin yapısı bugün artık deşifre olundu ki, bugün Müslüman Kürt halkı yine kurtuluşunu İslam'da görerek kararını vermiştir.
Coğrafyamızda ümmet bilincinin olduğu dönemde Kürtler ile diğer ümmeti oluşturan diğer ulusların arasında çok ciddi manada savaşlar olmamıştır. Sadece o dönemlerde siyasi bazı dengelerin neticesinde taraflar arasında savaşlar ve çatışmalar olmuşsada bu ırk temeli üzerine olmamıştır.
Konumuzun dışına çıkmamak adına söylememiz gereken en önemli söz Kürt halkının bütün engellemelere rağmen İslama ve Müslümanlar arası kardeşliğe verdiği önem son dönemlerde kendini o derecede belli etmiştir ki bu çok takdire şayan bir bir oluşumdur. Kitle iletişim araçları ile bugün uzaklar yakınlaşırken ve haberleşmenin anında ulaşılması sağlanırken Müslüman Kürt halkının Peygamberine göstermiş olduğu bu bağlılığıda görmezden gelemeyiz ve bunu mutlaka bütün Müslünaların anlayabileceği şekilde duyurulması gerektiğine inanıyoruz.
Sınırlarımızı bir İngiliz haritacı subayına çizdirenler aynı zamanda 1789 Fransız ihtilalinin neticesinde ümmeti parçalamak gayesi ile ortaya atılan "Ulusların Kendi Kaderlerin Tayin Hakkı" gibi bir sloganın neticesinde bugün ümmet parçalanmış ve uluslaşma süreci neticesinde bugünkü tablo karşımıza çıkarılmıştır. Bu tablonun ortaya çıkması ile çatışma, işgal ve düşmanlık öylesine kök salmıştır ki, insanların yeniden eski konumlarına dönmelerini sağlamak pek kolay görünmemektedir.
İşte bu konuda çok ciddi bir adımı yine Kürt halkında görmemiz bizi umutlandırıp diğer unsurlarada örnek olması en büyük dileğimizdir. Bu gerçekleştiği taktirde ortaya çıkacak tablo düşman haline sokulan bu milletlerin kucaklaşması olacaktır ki siyonistlerin ve işbirlikçi emperyalist güçlerin hiç görmek istemediği bir tablo olacaktır.
Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler
Selam ve dua, Kürt ve Türk kardeşliğinin tesisi için gerçek manada çalışanlaradır...
(Velfecr)