Gazze, Yani Kerbela, Yani Furkan!

Siyonist İsrail Gazze’ye saldırdı! Gazze’de şehitler oldu! Yararlılar var! Ve Gazze mücahidleri Siyonist İsrail’in sınırsız güç kullanımına karşı büyük bir azim, ve ciddi bir gayret ile direndiler! HAMAS’ın direnişine karşı İsrail küçümsenemeyecek kadar büyük bir hezimet yaşadı! Ancak İsrail, yaşadığı bu ciddi hezimeti kamuoyundan uzak tutmaya çalıştı! İsrail’in özel çabalarıyla yaşadığı hezimetin görüntülenmemesi için çok uğraşıldı! Buna rağmen elhamdulillah görünen İsrail tablosunda ciddi bir zararın olduğuna şahitlik ettik!

İslam uğruna savaşanlar, can verenler, bedel ödeyenler tarih boyunca kaybetmedikleri gibi bu savaşta da kaybetmediler.

Şehidlerimiz, cennette; yaralılarımız ise birer yaşayan şehid oldular!

Evet, bunlar ile birlikte asıl anlatmak istediğimiz bir diğer cihet var!

Hatırlarsanız 2008 Gazze katliamına HAMAS; ‘Furkan Savaşı’ adını vermişti!

Furkan; yani ‘hak ile batılı birbirinden ayıran savaş!’

Yani Kerbela!

Yani misyon adına savaşanlar, ırkçılık adına savaşanlar ve ganimet için savaşanların hüviyetlerinin gün yüzüne çıkması!

Misyon için savaşan Gazze;

Gazze yıllardır İslam Misyonu için can veriyor, bedel ödüyor! Allah’ın kendisini ve etrafını mübarek kıldığı kutsal beldeyi ve Haremini özgürleştirme uğruna;

Dünyanın gücü dedikleri; Amerika’yı, İsrail’i, İngiltere’yi, Almanya’yı, BM’yi, NATO’yu vs hepsine karşı cephe almış büyük bir cehd-u gayretle, büyük bir azim ve kararlılıkla mücadele ediyorlar!

Bu mücadelenin, düşüncesinin ana merkezinde hiç şüphesiz Allah var! Ve İsrail katillerine karşı Gazze mücahidlerine direnme gücünü veren de işte bu ihlâstır.

İşte bu ihlâstır, Mavi Marmara’da 32 milletten insanı içinde toplayan!

 İşte bu ihlâstır, Yunanistan’da Filistin için halkı ayaklandıran!

İşte bu ihlâstır, Amerika’da Filistin için milletleri meydanda toplayan!

Bu misyon için, Allah’ın dini için mücadelenin karşılığıdır Filistin’e! Halkları uyandıran, zalime karşı nasıl durulması gerektiğini gösteren Filistin’e!

Kavmiyetçilik için savaşan İsrail;

İsrail’in, İslam’a Müslümanlara karşı güttüğü bu öfke ve kin, tarihten gelen bir öfke ve kindir! Kavmiyetçilik için savaşan İsrail’in gün be gün nasıl yalnızlaştığına bakalım! Siz ülkeler ile olan ilişkilerini geçerek bakın! Onunla ilişkileri olan tüm ülkelerin tamamen çıkarları içindir! Sadece şuna bakın; bir futbol maçında, bir basketbol ve tenis müsabakasında, İsrailli bir heyetin, bir vekilin gittikleri her yerde halklar tarafından nasıl protesto edildiklerini, nasıl lanetlendiklerini ve yüzlerine nasıl tükürüldüğüne bakın! İşte bu bir yalnızlıktır! Bu bir bitmişliğin had safhasıdır! 

Bu da kavmiyetçilik adına savaşanların karşılığıdır!

Ganimet için savaşan Araplar;

Gazze’yi Kerbela benzettik! Kerbela’da; Dava için savaşan Hz. Hüseyin (r.a) vardı! Onun karşısında ırkçılık için savaşan Yezit vardı! Ve bir de orada ganimet için savaşan Ömer Bin Sad’lar vardı!

Günümüz Arap ülkelerin çoğu liderleri de Ömer bir Sad gibi ganimet savaşındalar! Gazze’nin doğruluğundan, Gazze’nin yaşadığı mazlumiyetin, Gazze’nin verdiği mücadeleden kesinlikle habersiz değiller. Peki, mesele nedir! Mesele ‘gönülleri Hüseyin’le olsalar da, Hüseyin’in davasının hak olduğuna tereddütsüz inansalar da kılıçları Yezitle olanlar gibidirler. Onların acı akıbetleri günümüz Arap iradesiz Şeyh(!)ler için de geçerliliğini koruyacaktır!

Dünya liderlerinden; Cahit Zarifoğlu;  ‘’Filistin bir sınav kâğıdı, her mü’min kulun önünde!’’ der.

Bu sınav kağını dolduran, boş bırakmaya gönülleri elvermeyen, Gazze’nin derdiyle dertlenen ve üzerlerine düşen görevi yaptıklarına inandığım; Hizbullah lideri; Hasan Nasrullah’a, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Ahmet Davutoğlu’na ve İran İslam Cumhuriyetine selam olsun diyorum.   

Tüm mü’min ve mü’minelere selam olsun…

(Mehmet ÖZ)