Yüce ve ulvi bir davanın yükümlülüğü altında bir sorumluluk bilinci ile; hakikati duyurma ve hakikate kavuşturmak için usul ve üslup ile belki külli bir azim ve ciddi bir gayret ile İslam’a hizmetçi olunmalı, İslam anlatılmalı insanlığa!
Dönme dolap gibi dönüp dolaşan meseleler, uzayan zulümler, acı veren hisler sonucunda aranan çözümlerin tek dayanağı İslam oluyor. Madem tek çözüm İslam o halde;
Başlatılan savaşlar, kaybedilen canlar, sarsılan ve maddi-manevi çöküntüler, dökülen kanlar, onca cesetler, ağlamaktan yorulan gözler, kaskatı kesilen kalpler, acılı hisler neden devam eder?
Bu acıların uzamasını arzulayan benliklerden, çıkan ateşi körükleyen adı insan olanlardan nasıl ümidvar olunur? Belki bunlardan artık ümit etmek değil, bunca zamandır bunlara bel bağlandı diye dizlere vurulmalı, saçlar yolunmalı!
Bunlardı Kerbela’da Hüseyin’i şehitler edenler!
Bunlardı, Hama’da insanlık suçu işleyenler!
Yine bunlardı Halepçe’de binlerce Kürdü katledenler!
Bunlardı 19 kıyamda binlerce Türk’ü yerle bir edenler!
Bunlardı Kürt ile Türk’ü, Arap İle Çerkezi, Fars ile Azeri’yi çatıştıranlar, birbirlerine kırdırtanlar!
Dinleri, dilleri, renkleri, ırkları çatıştıranlar hep bunlardı.
Zira bunlardır; Peygamberin “ tek millettir” dedikleri.
Uyanmak duasıyla…
(Mehmet ÖZ)