Mısır’da halkın iradesi olan ve ilk kez seçimle iktidara gelen Muhammed Mursi’ye yapılan askeri darbenin perde arkasında neler olduğunu, uygulamaya konulmak istenilen Batı projelerinin içerisinde Mısır’daki darbenin nasıl bir getirisi olabileceğini doğru okumak lazım!
Mısır’ın askeri cuntası darbenin gerekçelerinde ülke içindeki ekonomik krizi ve Gazze’yi bahane olarak gösterdi!
Darbe sonrasında Refah Sınır kapısının kapanması ve Mısır ile Gazze arasındaki tünellerin yıkılması ile bu darbenin neye yapıldığını, kimin için hayata geçirildiğini bilmek için kahin olmaya ya da üst seviye bir zekaya sahip olmaya gerek yok!
Cuntacılar birer piyon! ABD, Batı ve Siyonizm’in kuklaları! Bunlar Hüsnü’nün, Enver Sedat’ın, Kral Faruk’un kalıntıları! İsrail ve ABD bu isimler üzerinden İslam coğrafyalarında yaptıkları, malumattandır!
Refah Sınır Kapısının kapalı tutulmasına karşın ABD tarafından Hüsnü’ye akıtılan paralar, İsrail ile yapılan ticari ilişkiler ve Filistin’in yok edilmesine yönelik uygulanan projeler, bu darbenin kime ve niçin yapıldığını gösteriyor!
Firavun askerlerinin yaptıkları bu haysiyetsizce darbe; İsrail’in tükenmeye yüz tutmuş nefesine bir soluk verme, bir oksijen bahşetme darbesidir.
Şereften yoksun cuntacıların; ‘halkın çıkarları için yönetime el koyuyoruz’ demeleri de külliyen yalan! Bu darbe, ABD’nin Ortadoğu ve Körfez’de düşündüğü birçok projenin pasifize edilmemesi bilakis aktifleşmesi için ABD’nin ve Batı’nın projelerine destek darbesidir.
Bu darbe, yıllardır İslam coğrafyalarında ABD’nin birer maşası olan, hiçbir siyasi karara, hiçbir görüş ve düşünceye sahip olmayan düşüncesiz, ahmak ve iradesiz şeyhlerin Amerika güdümlü politikalarına hayat verme darbesidir.
Körfez’de bulunan Arap ülkelerinde yönetimi ellerinde bulunduran iradesiz şeyhlerin darbeyi desteklemeleri, Mısır üzerinden kendi halklarına verecekleri mesajlarının olması hayalidir. Katil Esed’in de durumu budur.
Ama Allah’ın izniyle… Bu su yatağını bulmuş ve akmaktadır. Bu suyun yönünü tersine çevirmek isteyenler, halkların direnişleriyle hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Yeter ki Mısır halkı dirensin! Yeter ki İhvan, devrimine kaldığı yerden devam etsin!
Mısır’daki bu savaş bir Furkan savaşıdır. Arap Şeyhlerinin soytarılıklarını, ahmaklıklarını ve Mısır’ın içinde yuvalanmış cuntacıların bir yılı aşkındır Batı emperyalistleriyle, büyük şeytan Amerika ve Ortadoğu’nun belası olan Siyonizm ile nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu gösteren bir Furkan savaşı!
Bu işin hikmeti nedir diye sorarsak! Sanırım bu anlattıklarımızdır diyebiliriz.
Ve şunu unutmamalıyız ki; Batı’nın bu askeri darbeye ‘darbe’ bile diyememesi ve bunu meşrulaştırmaya çalışması ‘İsrail’in bunu derinleştirmemiz lazım’ demesi üzerinden verilen mesajlar çoktur.
Batı medeniyeti budur! Lübnan’da iç karışıklık çıkaran, Irak’ı ve Afganistan’ı işgal eden, İran ile Irak’ı birbirleriyle savaşa sokan, Türk-Kürt, Sünni-Şii çatışmalarının finansmanı olabilen bir medeniyettir. Taksim’de de görünür, Tahrir Meydanında da bunların işi bu!
Burada önemli olan bizleriz! Bazı ahmak güruh gibi satılmış kalemler, kiralanmış beyinler üzerinden gündemi okumamak, etkisi altına girmeden meselelerin iç yüzünü iyice kavramamız gerek! Öyle yaptığımızda ancak sağlıklı kararlar veririz ve ona göre sağlam bir duruş sergileyebiliriz.
İhvan kardeşlerimin direnişlerine, Mısır halkının onurlu mücadelelerine ve Sayın Muhammed Mursi’ye selamlar olsun… Rabbim azgın güruha karşı onları desteklesin!
Dualarımızla ve tüm varlığımızla onlarla olduğumuzu unutmasınlar…
(Mehmet ÖZ)