Açınca kelamını birkaç ayet sonrasında buyurursun Rabbimiz!
‘’Eğer yaptıklarına bir son verirlerse, şüphe yok ki Allah tarifsiz bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır. ‘’(Bakara-192)
Biliyorum İlahi bu İslam düşmanlarının Müslümanlara yaptıkları katliamlarda, işkencelerde bir pişmanlık duyupta vazgeçirmelerine inmiş bir ayetttir.
Bu ayetten bize bir nasip var mı?
En zalim insanlara bile bu aralanan tövbe kapısı, özendirilen bu tövbeden bize de bir hisse düşer mi?
Belki insanları siyonizmce bombardmanlara tabi tutmadık! Kadın, çocuk, sivil ayırt etmeden katletmedik.
Belki vahşi bir vampir gibi ABD vari milyonların kanını akıtmadık! Guantanomalar, Telmundlar kurmadık, insanların başlarına çuvallar geçirmedik.
Belki kızılhaçlılar gibi Seni tanıyaman ve kabul etmeyenler gibi insan kıyımı gerçekleştirmedik! İnsanların seni unutsunlar diye sosyalizmce onları açlığa mahkum etmedik, karşı duran milyonları katletmedik.
Belki kapitalizm gibi insan emeği üzerine, insanın alın teri üzerine tamahkarlık duygularımız kabardı, hormonlu zenginler olmaktan kaçındık. Ve ekmeğimizi, aşımızı paylaştık. Paylaşmayı tavsiye ettik.
Belki insan kanı üzerine rant devşirmedik, ölümlere sevinmedik!
Belki dersimi kana bulamadık, elimiz kirlenmedi! Eli kirli olanlara taraftar olmadık bilakis öfke duyduk ve öfkemiz dinmedi, dinmeyecek!
Belki Türk deyip nefret etmedik, Kürt deyip zulmetmedik! Sürgünler, tecavüzler, kıyımlar, yakıp yıkmalar gerçekleştirmedik!
Belki Camii’de sana kıyamda duranları, önünde baş eğip, rükua varanları Susa’da katletmedik! Katledenleri unutmadığımız gibi!
Belki ‘kendi saadetimizi başkalarının felakati üzerine kuranlardan’ olmadık. Öyle bir saadet kuranları te’lin ettik! Lanetledik.
Ve hep zalim olmaktan, mazlum olmayı tercih ettik! Direngen mazlumlar, öfkeyle büyüyen mazlumlar olduk.
Ama İlahi! Nefsimizin dürtüleri, şeytanın fısıltılarına çoğu zaman kulak verdik! Emrine uyduk! Ve kendimizden geçerek, haddimizi aştık!
’Eğer yaptıklarına bir son verirlerse’
Yaptıklarımız belkide saydığımız bu zalimlerin yaptıkları kadar büyük, yaptıkları kadar dehşet dolu değil!
Ama yapmadıklarımız çok!
Ve yapmamamız gerek olan yaptıklarımız da çok!
Şimdi zalimler için inen bu ayet ile bizde el açıp yalvarsak acaba bize bir pay, bize bir merhamet var mı?
Öyle şüphesiz ve öyle tereddütsüz bağışlayıcılığından, herşeyi ama herşeyi sarıp sarmalayan, herşeyi kucağında barındıran, kuşatan eşsiz merhametinden bize de bir hisse olur mu İlahi?
(Mehmet ÖZ)