Müslümanlar herkes gibi inançlarını özgürce yaşamak istiyorlar bu ülkede. Müslüman kadınlar inandıkları gibi yaşamak ve inançları çerçevesinde giyinmek istiyorlar. Nitekim çarşaf Müslüman kadınların inançları gereği tercih ettiği, bununla Allah Teala’nın örtü emrini yerine getirdiklerine inandıkları ve onur duyarak istifade ettikleri örtü biçimidir. Bununla ne kimsenin hak ve hukukunu çiğnemekte, ne kimseye zulmetmekte ne de kimseye en küçük bir zarar vermektedirler. Allah’ın emrini yerine getirmek için çabalarken üzerlerindeki çarşaftan dolayı bazı kesimler tarafından horlanmakta, aşağılanmakta ve hakaretlere uğramaktadırlar.

Ülkemizdeki laiklerin, Kemalistlerin, ulusalcıların ve solcuların büyük bölümü, içlerinde yuva yapmış İslam düşmanlığını farklı şekillerde dışarı yansıtırlar. İslami bir sembolle karşılaştıklarında kırmızıyı görüp saldıran boğa gibi çılgına döner, bir şekilde hakaretler savurup içlerini rahatlatmak için çabalarlar.

Son yıllarda İslam düşmanlarının en fazla rahatsız olduğu ve en çok tepki gösterdiği İslami sembol Müslüman kadınların çarşafıdır. Onlar toplumu bozmaya ve yozlaştırmaya çalışırken, Müslüman kadınların çarşafı tercih etmesi ve gün geçtikçe çarşaflıların artış göstermesi İslam düşmanlarının tahammülsüzlüklerine ve saldırganlıklarına yol açmaktadır.

Müslüman kadınların bir kısmı kamil örtünün çarşafla olabileceğine inanarak bu örtüyü tercih ediyor. Bu şekilde Allah Teala’nın emrini daha iyi yerine getirdiklerine inanıyorlar. Allah Teala’ya itaat ettikleri için huzur içinde bulunan bu kadınlar, çarşaflarıyla hem kendilerini özgür hissediyor, hem de onur duyuyorlar.

Ancak, çarşafı tercih eden kadınların farkında olmadıkları bir gerçeklik var. Çarşafa yönelirken bir şeyleri bozuyorlar. İslam’a ve İslami değerlere düşmanlık yapanların morallerini, huzurlarını ve konforlarını bozuyorlar. Örtüsünden sıyrılmış kadınların bedenlerini izlemek için sokaklarda dolaşan ahlaksız ve edepsizlerin harama kilitlenmiş gözlerinin manzarasını bozuyorlar. Batılı kadınlara benzetmek için 90 yıldır uğraşıldığı halde inancının gereğini yerine getirmek için çarşafa yönelerek Batının içimizdeki yardakçılarının hedeflerini bozuyorlar. Din ve ırz düşmanlarının ve şeytanların büyük oyun ve entrikalarını bozuyorlar.

Allah’ın emirlerini yerine getirmek amacıyla inanan ve bunu eyleme döken insanların bu yönelişleriyle alay etmek, doğrudan İslam’la alay etmektir. Maalesef ülkemizde kimi küstahlar, İslam’a olan düşmanlıklarını dile getirme cesaretini gösteremeyince çarşaf gibi İslami örtüye takarak kin ve nefretlerini ortalığa döküyorlar. Örneğin PKK ve uzantılarının “25 Kasım Kadına Şiddete Hayır Günü” bahanesiyle çarşaflı kadınların ellerini zincirleyerek köle gibi sokaklarda dolaştırmaları, bu zihniyet sahiplerinin İslam’a ve İslami değerlere ne derece kin ve nefret içinde olduklarını göstermektedir.

İstanbul’da 2015’in ilk bebeğinin Zeytinburnu Süleymaniye Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dünyaya gelen Meryem Azra olduğu haberlere yansımıştı. Her anne gibi bebeğini dünyaya getiren anne, yılın ilk bebeğini dünyaya getirdiği haberlerin ilgi odağı olmuştu. Buraya kadar her şey normaldi. Bir de ne görsünler örtü düşmanları. Meryem Azra’nın annesinin baştan aşağıya kara çarşafa büründüğünü görünce fıttırdılar. Bir bebeğin annesi nasıl çarşaflı olabilir? Çarşaflı bir kadın nasıl anne olabilir? Ya da çarşaflı bir kadın çocuk doğurma hakkına sahip midir? Kim bilir akılsızlar daha neler neler konuşmuşlar…

Bebeğin annesinin çarşaflı fotoğrafının basına yansıması İslam’a ve İslami değerlere karşı içlerinde kin bulunanları harekete geçirmişti. Oyuncu Barış Atay isimli şahsın büyük bir onursuzluk örneği sergileyip bebeğin annesi üzerinden İslam’a ve İslami değerlere saldırması, İslam’a kin ve nefretle dolmuş zevatın kin ve nefretlerini kusmak için pusuda beklediklerini ortaya koyuyordu. Kimi Müslüman geçinenlerin kafa karışıklığı oluşturur cinsten yaklaşımlarda bulunup çarşafa karşı İslam düşmanlarının safında yer alma çabaları işin vahametini acı şekilde ortaya koymaktadır. Sanki Kur’an’dan haberdarmışçasına, Kur’an’da böyle bir şeyin olmadığın, çarşafın kendisine Yahudileri anımsattığını twitterde paylaşan paralelci zat, bilerek ya da bilmeyerek İslam’a düşmanlık yapanların saffında yer aldığını dünya aleme duyuruyordu.

Çarşafa bürünen Müslüman kadınlar iki yönlü eylemle onurlu bir duruş sergiliyor ve vakarlı bir mücadele veriyorlar. Öncelikle Allah Teala’nın emrini yerine getirdikleri için, Allah Teala’nın rızasını kazanıyorlar. Ayrıca İslam ve İslami değerlere düşmanlık yapanları kahrederek, uykularını kaçırarak ve huzurlarını bozarak hayırlı bir eyleme imza atıyorlar. (Hürseda Haber)