Batıda yaşayan Müslümanlar bugünlerde büyük sıkıntılarla karşı karşıya. Kimi grupların İslam ve Müslümanlara düşmanlığı her geçen gün yaygınlaştırmaya çalıştıkları görülürken, İslam’a ve Müslümanlara düşmanlığın en büyük bedelini Müslüman kadınlar ödüyor. Zira Müslüman erkeklerin çoğu giysileriyle fazla göze batmazken Müslüman kadınların tesettürü gittikleri her alanda dikkatleri üzerlerine çekmelerine, hakaretlere ve saldırılara uğramalarına yol açıyor.

Önceleri, Batı insanında Müslümanlara karşı nispi de olsa saygı bulunurdu. Saygısı olmayanlar, Müslümanlarla yüzyüze geldiklerinde herhangi bir tepki gösterisinde bulunmadan yollarına devam ederlerdi. Ancak, Ortadoğu’daki gelişmelerin Batı medyasında şişirilerek verilmesi, kimi ufak olayların günlerce ekranlara getirilip büyütülerek ve çarpıtılarak sunulması Batı insanının etkilenmesine neden oldu. Kimi İslami grupların yanlış işlerini fazlaca büyütüp bunu bütün Müslümanlara mal etme çabaları, aslında bütün bunların İslam’dan kaynaklandığının çığlığının medya organlarında boy göstermesi Batı insanının zihninde farklı bir İslami imajın oluşmasına yol açtı. Yanlış bir hareket ya da ekranlarda boy gösteren yalan ve iftiralar düşmanlık ateşini körüklemeye ve özellikle de Batı ülkelerinde yaşayan Müslümanları hedef tahtasına oturtmaya sebebiyet vermektedir.

Son zamanlarda Batıda yükselen İslam düşmanlığının ana sebebi medyanın ardı arkası kesilmeyen çarpıtmalarıdır. Heyecanlı film izletir gibi ilginç görüntüleri ekranlarına taşıyan medyanın büyük bir hedefin parçası olarak İslam düşmanlığını körüklemekle görevlendirildiği ve bunu yerine etirmek için hiçbir ahlaki kural tanımadığı görülmektedir. Yapılan yayınlar ve ardı arkası kesilmeyen propagandaların oluşturduğu etki neticesinde her gün Müslümanların camileri kundaklanmakta ve Müslümanlar faklı şekillerde saldırılara uğramaktadır.

Bu işin en büyük cerimesini Müslüman kadınlar çekmektedir. Tesettürleriyle sokağa adımlarını atar atmaz ilk karşılaştıkları şey sözlü saldırı ve hakaretlerdir. Eskiden ayda yılda bir rastlanan sözlü saldırılarla neredeyse her yerde yüz yüze gelmektedirler. Yürürken, toplu taşıma araçlarına binerken ya da bir yerde otururken yanlarına yaklaşan birilerinin hakaretlerine uğrayan kadınlar ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Çarşaflı kadınlarla karşılaşan kimi kepazeler “Çöp torbası, posta kutusu, korkuluk, onu kafandan çıkar, ülkemizi terk et!” gibi ifadelerle hakaretler yağdırmakta ve küçük düşürmektedir. Kimileri ise küfürler savurup yuhalamakta ve sağdan soldan ellerine geçirdikleri şeyleri fırlatmaktan geri durmamaktadır.

Kimi Müslüman kadınlar bütün bunlardan duydukları rahatsızlıklardan ötürü işleri olduğu halde dışarı çıkmaktan çekiniyorlar. Zira kimi yerlerde fiili saldırıların yaşandığı, hatta Müslüman kadınların dayak yediğiyle ilgili haberleri duyunca yanlarında erkekleri olmadan dışarı çıkmaya yanaşmıyorlar. Hatta kimi Müslüman kadınlar hasta oldukları halde ahlaksızca saldırılarla karşılaşmamak için doktora gitmekten bile imtina ediyorlar.

Merkezi Londra’da bulunan Müslüman Katılım ve Kalkınma Kuruluşu (MEND) Direktörü Shenaz Bunglawala da, yakın zamanda yapılan araştırmaların İngiltere’de Müslümanlara karşı nefret suçlarında dikkate değer bir artış olduğunu gösterdiğini söyledi. Bunglawala, “Müslümanlara karşı nefret suçlarında kesinlikle bir artış var. İngiltere İçişleri Bakanlığı verilerine göre, Nisan 2013–Mart 2014 arasında inançları hedef alan nefret suçlarında yaklaşık yüzde 45 artış oldu. 43 polis merkezinden aldığımız verilere göre, toplam 2 bin 723 inanç temelli nefret suçunun 425’i Müslümanlara karşı işlendi” dedi.

Shenaz Bunglawala, Müslümanlara karşı bu dönemde kaydedilen 425 nefret suçuna Londra’daki polis merkezinin ve Sussex polis merkezinin verilerinin dahil olmadığını, Müslümanlara yönelik nefret suçlarının sayısının aslında İngiltere genelinde çok daha yüksek olduğunu ileri sürdü.

İslam düşmanlığını körükleyen Batı, burada yaşayan milyonlarca Müslümanın haklarını çiğneyerek zulmetmektedir. Kadın hakları teraneleriyle ortalığı kavurmaktan geri durmazken, Müslüman kadınların inançlarının gereği olan tesettürlerine tahammül etmeyen, saldıran, hakaret edip haklarını çiğneyenlere karşı ciddi bir tepkide bulunulmaması Batının ikiyüzlülüğü olarak yorumlanmaktadır.

Batılıların tavrı ne olursa olsun, Müslüman kadınlar Allah Teala’nın emrine uyup tesettürlerini muhafaza etmek için çabalayacaklar. Ya Batılılar bütün bunlara alışıp saygı duyacaklar, ya da öfkelerinden çıldıracaklar. Başka da bir yol görünmemektedir.

(Hürseda Haber)