Kabuğundan sıyrılıyor Kürdistan. Müslüman Kürd halkını kökleriyle buluşturacak adımlar atılıyor. Uzun yıllar yok edilmek ve tarih sayfalarının arasına gömülmek için çalışılan, sadece kültürel olarak varlık sürdürmesine izin verilen halkımız, attığı istisnai adımlarla bütün ülkeye ve hatta bütün İslam dünyasına örnek olacak hayırlı işlere önayak oluyor.

Geçen yıl televizyon ekranlarında ilk defa farklı bir haberle karşılaşıyorduk. Yıllarca hasretini çektiğimiz ancak bir türlü hakikatiyle yüzleşemediğimiz bir haberdi bu. 144 bacımız, okudukları medreselerden mezun olup alime olarak icazet alıyorlardı. Hepimiz şaşırmıştık. Çarşafa bürünmüş kardeşlerimizin, İslam’ın okulundan, bugünkü tabiriyle İslam Üniversitesinden mezuniyeti onlarca yıl sonra bir ilkin gerçekleşmesiydi.

Onlarca yıl tesettürü yasaklayıp kadını tesettürden arındırmayı ve İslam’dan uzaklaştırmayı hedefleyen zihniyetin bütün çirkefliklere rağmen attığı bu adım büyük bir değişimin göstergesiydi. Müslüman bir halkın inancına ve kimliğine uygun işlere imza atıp genç kızlarını İslami okulda okutarak yetiştirmesi heyecan verici olduğu gibi bir o kadar da sevindiriciydi. Bacılarımızın icazet töreni Müslümanları sevindirirken, İslam düşmanlarında derin bir şaşkınlığa ve bir o kadar da endişeye ve tepkiye yol açıyordu. Endişeye yol açacaktı, çünkü 90 yıllık bir dayatma neticesine İslam’dan koparılmış bir toplum ve tesettürden sıyrılmış kadınların oluşturacağı bir ortamı hedeflerken, gencecik kızların tesettürlü halleriyle İslam üniversitesinden mezuniyetleri büyük rahatsızlıklara neden oluyordu.

Müslüman halkın çocuklarının tek eğitim yeri İslami eğitim kurumlarıdır. Başka yerlerde, başka içerikli eğitimler İslam’ın ruhuyla ve halkın inanç ve kültürüyle uyum içinde olamadığından bugün olduğu gibi özünden koparılmış, fesat ve bozgunculuğun yamaçlarında dolaşan, boş, amaçsız ve hedefsiz kitlelerin yetişmesine sebebiyet verir. Bu da iki asırdan fazladır büyük sıkıntılarla boğuşan İslam ümmetinin sorunlarının çoğalmasına, problemlerinin artmasına ve uzunca yıllar zillet içinde yaşamaya devam etmesine yol açar. Ancak İslami ruh ve bilinçle yetişen, vahiy kültürüyle büyüyen gençler, İslam ümmetinin sarsılmaz kaleleri olup fitne ve fesadın önünde duracak en güçlü setlerdir.

Geçen yıl 144 bacımızın yüreğimize su serpmesinden sonra bu işin devamının geleceğini, yeni mezunlarla sevincimizin yenileneceğini, bu şekilde toplumumuzun, özellikle de İslami alanda ihmal edilmiş kadınlarımızın İslami çalışmalarda aktif görev alarak tarihi rollerini üstleneceklerini arzuluyorduk. Bu beklentideyken Alimler ve Medreseler Birliğinin düzenlediği merasimle 78 genç bacımızın mezuniyet belgesi alması bizi bir kez daha sevinçlere boğdu. Arzularımızın gerçekleşmekte olduğunu, uzun yıllar ihmal edilmiş Müslüman kız ve kadınların bu büyük adımla İslami kimliklerini kazanıp ıslah ve toplumda İslami hayatı canlandırma çabalarında üzerlerine düşeni yapacaklarıyla ilgili arzumuzun gerçekleşmekte olduğunu düşünerek Allah Teala’ya şükrettik.

Alimler ve Medreseler Birliği yetkililerinin bildirdiğine göre bu alanda 50’nin üzerinde medrese faaliyet yürütüyor. Medreselerde hem kız hem de erkek kardeşlerimiz eğitim görüyor. Eğitimleri tamamlanınca mezuniyet törenleri yapılıyor. Ancak bugüne kadar kız ve kadınlarımız ihmal edildiği için, toplumumuzun bu yarasına derman olması amacıyla yapılan icaret törenleri unutulmaz sahnelere neden oluyor.

Bu güzel ve hayırlı işe önayak oldukları için Alimler ve Medreseler Birliği'nden (İTTİHAD) Allah razı olsun. Ancak bu güzel çalışmayı ülke çapında ve bütün yerleşim yerlerimizde görmek istiyoruz. Müslüman halkın çocuklarının Edirne’den Kars’a, coğrafyamızın her parçasında İslami eğitim kurumlarında eğitim görmelerini, sayıları yüz binleri bulacak genç kızlarımızın tesettürlerine bürünerek İslam’ın okullarında eğitim görmelerini arzuluyoruz.

Atılan güzel adımlarla bereketli toprağa bırakılan hayırlı tohumun kabuğunu kırarak çıkması ve yetişerek büyük fidanlar haline gelmesi için her Müslümanın imkanı nispetinde katkı sunması gerekir. Zira imanlı şahsiyet yetiştirmek ameli salihin en makbulüdür. Kıyamete kadar amel defterlerine hayırlı çalışmaların sevaplarının yazılmasını arzulayanlar için bulunmaz fırsattır.

Toplumun ıslahı ve İslami hayatın gelişmesi gençlerin imanlı ve bilinçli olmasına ve İslami eğitimden geçmesine bağlıdır. Müslüman ailelerin çocuklarının başka eğitim sistemlerinin gölgesinde yetişmeleri inançsızlığa, İslam’dan uzaklaşmaya ve yozlaşmaya yol açar. Onlarca yıldır bu sıkıntıyı yaşayan Müslümanların el ele verip İslami medreseleri sahiplenmeleri, geliştirmeleri ve ülke çapına yaymaları gerekir. İslam’ın toplumda yeniden hayat bulmasında İslami eğitim kurumlarının katkısı inkar edilmez derecede büyük olacaktır. (Hürseda Haber)