Cahiliyet denince, ilk akla gelen bilgisizlik ve cahilliktir. Ancak İslam bununla, Hz. ResulullahAleyhisselatuVesselam’ın risaletinden önce yaşanılan küfür hayatını ve sapıklık dönemini nitelendirir.

Kur’an–ı Kerim, kadınlara hitap ederken “…ilk cahiliye (kadınları)nın süslerini açığa vurması gibi, siz de süslerinizi açığa vurmayın… (Ahzab, 33) buyurarak, İslam dışı hareket ve çabaları “ilk cahiliye”ye benzetmektedir.

Hz. Resul–i Ekrem İslam’a davet ettiğinde vahim bir durumdaydı insanlar. Cahiliye dönemi olarak nitelendirilen bu dönemde insanların işlediği fiiller, içki içme, kumar oynama, kızları diri diri toprağa gömme, kabileler arasındaki kanlı savaşlar, kadınların tesettürsüzlüğü, faiz, rüşvet şeklinde sıralanır. İslam, bu ve benzeri davranışları cahiliye adetleri olarak nitelendirir. İslam’ın gelmesiyle birlikte cahili hayata sünger çekildi ve cahili gelenekler bir bir ortadan kaldırıldı. Cahiliye toplumununhayatını şekillendiren çirkeflikler haram olarak nitelendirildi. Kısa sürede İslam toplumu vahiy çerçevesinde şekillendirildi ve bütün bunlarla arasına büyük setler yerleştirildi.

“İlk cahiliye”olarak nitelendirilen davranışlar yüzlerce yıl Müslüman toplumun hayatına nüfuz edemedi. Haramlara kapı aralamadı Müslümanlar. Zaman içinde zaafların oluştuğu, büyük sıkıntıların yaşandığı dönemler olduysa da hassasiyetler önemli ölçüde korundu.

Yukarıda zikri geçen ayeti kerimede Müslüman kadınlardan bahsedilirken “ilk cahiliye kadınları” gibi olmamaları istenmektedir. Uyarıda bulunan Allah Teala, iffetlerini korumalarını, tesettürlerine sahip çıkmalarını ve süslerini açığa vurmamalarını istemektedir. İslam alimleri, ayeti kerimede geçen “süslerini açığa vurmama”, ifadesiylebedeninin kapanması gereken yerlerininkapatılmasının istendiğini bildirirler. Kadınların bedenlerinin bir kısmını açması“ilk cahiliye” olarak nitelendirmekte ve bundan sakınılması istenmektedir.

Kur’an–ı Kerim’in, o gün için “cahiliye” olarak nitelendirdiği ilişki ve davranışların günümüzde yaygın olarak toplumu kuşattığı, değer olarak kabul edildiği ve övüldüğüne tanık olmaktayız. Allah Teâla’nınkınadığı davranış biçimi ve giyim şekli cazip hale getirilerek Müslüman halka dayatılmakta, İslami hayatın yerini Kur’an’da “ilk cahiliye” olarak tabir edilen haramların meşru hale getirildiği hayat şekli oluşturmaktadır.

İlk cahiliye döneminin insanları bilgiden yoksunken, günümüzde cahiliye insanlarının yaptıklarını yapmak için çabalayanların eskilere nazaran bilgi sahibi oldukları görülür. Özellikle medeniyet tayin edici olduğunu iddia eden Batının yönlendirme ve dayatmalarıyla insanların hayatına giren, Kur’an’ın tabiriyle “ilk cahiliye” ye benzeyen giyim, davranış ve yaşam türleri popüler hale getirilmekte, özgür olmanın vazgeçilmezleri olarak zihinlere yerleştirilmeye çalışılmaktadır.

İlk cahiliye olarak nitelendirilen İslam öncesi hayat şeklini bugünkü modern hayat şekliyle karşılaştırdığımızda, arada küçük farklar bulunmasına rağmen bugünkünün o günün cahiliyesinin mirası üzerine oturduğu görülür. Batının dayattığı, ancak İslam’la büyük ölçüde ters düşen, İslam’ın haramlarının çoğunu meşru kabul eden hayat modern olarak nitelendirilirken, bunu İslami literatürde“modern cahiliye”olarak nitelendirmek mümkündür. Zira dayatılan hayat şekli ilk cahiliye hayat şekliyle büyük benzerlikler oluşturmakta, eskiden kadının hayat alanı kısıtlıyken bugün daha geniş bir yelpazede cahili hayatı yaşama imkânına kavuştuğu görülmektedir.

İlk cahiliyede kadının yoğun şekilde istismar edildiğine tanık olmaktayız. Bugünkü cahiliyede istismarın alanı daha fazla genişlerken oluşturulan algı neticesinde kadının istismar edilmesinin ve sömürülmesinin adı “özgürlük” olarak nitelendirilmiş, bu tabirle cahili hayata meşruiyet kazandırılmaya çalışılmıştır. Yeni bir araba satarken, hatta pirincin reklamı yapılırken elbisesinden soyunmuş kadın kullanılmakta, insanların bakışları pazarlanan maldan çok kadına yönlendirilmekte, böylececezp eden kadının gölgesindeki mal(kötü de olsa) rekabet etme gücüne kavuşturulmaktadır. Oysa gösterime sunulan kadın, bütün bakışların ve gözlerin yöneldiği, şehvet duygularının harekete geçtiği, onurundan sıyrılmış, kimliğini kaybetmiş, köle haline getirilmiş bir nesnedir. Mallarını satmak için çabalayan kapitalist patronlar onu köle olarak kullanmaktadır. Bu hallere düşen kadın çehresinden istifade edilen ve onurundan sıyrılanbir meta halini almıştır.

Fıtratlarından kopmuş İslam’dan bihaber kişiler tabi tutuldukları yanlış algı yüzünden kadının köleleştirildiği bu davranışları Batının yıllardır dayattığı özgürlük yalanıyla değerlendirme basitliğinden kendilerini kurtaramamaktadırlar. Hâlbukiyapılanlarilk cahiliyenin biraz daha ötesine kaymış, biraz daha gelişmiş şekli olan modern cahiliyedir.

Cahiliyyenin her çeşidi kötü olup Kur’an ve sünnette kınanmıştır. Şirin gösterilen ve insanları kolaylıkla avlayan cahiliyenin sonu hüsran olacaktır. Bize güzel olarak sunulan zehri fark etmemiz, insanlarımıza bulaşmaması için çabalamamız ve hayatımızı İslam’ın çerçevesine oturtmamız gerekir.

Cahiliyeye bulaşmış, geri adım atmayan ve tövbe etmeyen insanlarının akıbeti kötü olacaktır. Allah Teâlâ hepimizi muhafaza etsin ve cahiliyenin her çeşidinden korusun.

(Hürseda Haber)