Nisan, bereketli yağmurlar ayı olduğu gibi Hz. Resul–i Ekrem AleyhisselatuVesselam’ındoğumuyla ilgili etkinliklerin yapıldığı, küçük köylerden metropollerekadar insanlarımızın meydanlara inip Hz. Peygambere karşı muhabbetlerini dile getirdiği ay olması açısından daha fazla bereketlenmektedir. İslam düşmanlarının Müslümanları bozmaya yönelik bunca çabalarına rağmen Müslüman halkın Kutlu Doğum etkinliğine yoğun katılımı ve bunu büyük bir coşkuyla kutlaması bu güzel etkinliğin rengini daha da açmaktave anlamlı hale getirmektedir.
Burada daha çok kadınların kutlu doğum etkinliklerindeki rolünü irdelemek istiyorum. Kutlu doğum etkinliklerini daha çok erkekler düzenlemekte, konuşmalar ve ezgiler daha çok erkekler tarafından dillendirilmektedir. Hakkını vermek gerekir ki erkeklerin bulunduğu ortamlarda Müslüman kadınların bu tür görevleri yerine getirmeleri uygun değildir. Kadınlar, sadece kadınlara yönelik etkinliklerde erkeklerin yaptıklarını yapabilirler.
Kız çocuklarının sahneye çıkıp Hz. Resul–i Ekrem Aliyhesselatu Vesselam ile ilgili birbirinden güzel ezgileri dillendirmesi, etkinliklere ayrı bir renk katmaktadır. Rengârenk elbiseleri, ellerinde Hz. Resul–i Ekrem Efendimizi temsilen tuttukları güller, ayrı bir anlam ifade etmektedir. Özellikle değişik yerlerdeki etkinliklere katılan küçük kızların birbirlerinden farklı renk ve şekildeki elbiseleri platformu daha fazla canlı hale getirmektedir.
Kadınların katılımı, konuşma ve ezgi bölümünde sergiledikleri coşku, özellikle de mevlid okunurken ya da Hz. Resul–i Ekrem Efendimizden bahsedilirken birçoğunun gözyaşlarını tutamaması dikkatlerden kaçmamaktadır. Bilinçli hanımlarınsadece buralara katılmayla yetinmediklerini, bu Muhammedi sevdayı dillerinin döndüğü kadar başka yerlere taşımak için çabaladıklarına tanık oluyoruz. Ancak hanımların sorumlulukları bütün bunların çok daha üzerindedir.
Toplumu kuşatan büyük bozulmalar, gençlerimizin, özellikle de genç kızlarımızın fesat tehlikesiyle yüz yüze olmaları ve bozulmaların Müslüman ailelere kadar sıçraması sorumlulukları daha fazla arttırmaktadır. Bütün bu sıkıntılı ortamlara rağmen halkımızın yoğun şekilde Kutlu doğum etkinliklerine katılım göstermesi, Hz. Peygambere karşı muhabbetlerini dillendirmesi sorumluluk sahibi bacılara güzel imkanlar sunmaktadır.
Kutlu doğum etkinliğine katılma ruhiyesine sahipgenç yaşlı her bayanİslami tebliğe hazırdır. Ona el uzatarak, İslam’ı tebliğ ederek, İslami hayatın güzelliklerini ve Müslümanlar için zaruretini dillendirerek Kutlu doğumun asıl misyonu yerine getirilebilir. Aksi takdirde herkesin evine çekilmesi, bir sonraki yıl gerçekleşecek olan Kutlu doğuma kadar herhangi bir faaliyette bulunmaması gibi bir yaklaşım Müslüman kadının sorumluluğuyla örtüşmez. Zira böylesi bir tutum İslam düşmanlarının bozmak için çabaladığı ve şeytanın yoldan çıkarmak için en küçük bir anı bile değerlendirip yüklendiği insanlarımızın boğulmasını uzaktan izleyip yardımlarına gitmeme anlamına gelmektedir. Kardeşlerimizin üzerinde oyunlar oynanırken, İslam’dan koparılmaya çalışılırken ve ahlakları dejenere edilmeye çalışılırken bütün bunlara duyarsız davranmak Müslüman kadının özelliklerinden değildir.
Kutlu doğum etkinliklerinin amacı sadece Hz. Resul–i Ekrem AleyhisselatuVesselam’ın doğumunu kutlamak değildir. Buradaki asıl hedef insanlarımızı Hz. Peygamberle buluşturmak, O’nun yoluna yönlendirmek, O’nun getirdiklerine sıkıca sarılıp amel etmelerini sağlamaktır. Bu hedefin yerine getirilmesinde en büyük yükİslami bilinç sahibi Müslümanların sırtındadır. Bu alanda erkekler sorumlu olduğu gibi kadınlar da sorumludur. Bazı özel mazeretler hariç hiçbir bahane bu sorumluluğu üzerlerinden kaldıramaz.
Kutlu doğum etkinliklerine katılan her bacımızın, o meydanlarda Hz. Resul–i Ekrem AleyhisselatuVesselam’abiatın gereği olarak durum ve kapasitesi ölçüsünce çalışması, İslam’ı diğer bacılara götürmesi, İslami hayat bilincinin kadınlarda dirilmesi için çabalaması en önemli vazifelerindendir. Bir sonrakiKutlu doğuma kadar her bacımızın en az beş bayanla ilgilenmesini, İslam’ı tanıtmaya çalışmasını, İslami bilinç kazanmaları için çabalamasını ve bunları bir sonraki Kutlu Doğuma götürmesini istiyoruz. Zira bu şekildeki bir çalışma birçok güzelliği beraberinde getirecektir.
Kutlu doğumu meydanlarda terk etmeyip o ruhu ve bilinci başka alanlara taşımak ve güzel bir tebliğ programıyla insanlara İslami davayı anlatmak Kutlu doğumu anlamlı kılacaktır. Böylece bir sonraki Kutlu doğumlar daha coşkulu ve ruhuna uygun kutlanacak, bir yıl içinde yapılan çalışmalar yeni yeni simaların aramıza katılmasına sebep olacak ve İslami söylem insanlarımızı daha derinden etkileyecektir.
(Hürseda Haber)