Gündem öyle yoğunki, olaylar öyle baş döndüren bir hızla gelişiyor ki,hangi birini yazalım şaşırdık..! Biliyoruz ki bunlar suni, naylon gündem. Milletin zamanını gene boşa heba etmeyin diyeceğiz fakat, bizi dinleyeceklerini sanmıyorum. Varsın dinlemesinler bizi ama, naylon gündem sahiplerine deriz ki; yediğiniz nanelerin farkındayız. Bu temcid pilavı bayatlaştı. Hatta kokuştu.. Canımız sıkılıyor çünkü bunları demiştik demekten bıktık ! Aynı koro, aynı nakarat.

Kürdistan da havalar yine puslu. Ortalık yine toz duman. Yine birileri, birilerinin düğmesine bastı. Bu arada düğmesine basılanlar eski kuyruk acılarını unutamadıklarından olacak ki, hev hev diyerek sağa sola saldırıyorlar.
 
Ey PKK/DTP Ve derin ağabeyleri; size sesleniyorum(!) Müslüman, mütedeyyin Kürt kardeşlerim artık sizin suni, naylon gündemlerinize alet olmayacaktır. Ev sahibi hırsızı tanıyor artık. Jurnalciden de habersiz değil ! Yalan dolanlarla bu iş yürümüyor artık. Sağ gösterip sol vurmaya yeltenmeyin. Vatandaş gardını çoktan almış bile..

Halka kepenk indirtip ekonomik men sıkıntıya sokmak, günlük olağan alış verişi, vatandaşın ticaretini sekteye uğratmak ne kadar vatanperliğe sığar? Kürdistan da bir söz vardır;"Komşumun göbeği çatlayana kadar çocuklarımı döveceğim." Dövün bakalım bu yetimi, elbet bir gün bu yetim büyür ve sonra sizin o kirli, pis, necis, mel un yüzünüze tükürecektir. Geçmişte yaptıklarınızın aynısını yapıyorsunuz. Sizin ve dayılarınızın yaptığı zulümler yetti artık! Doymadınız mı bu mazlum halka eziyet etmekten, zulüm etmekten, kanını emmekten?
 
Pislettiğiniz kayalara sağnak yağmurlar yağdı. Geçmişte akşam haraç aldığınız köylü, sabah olunca da köy meydanında bütün ailesi ve akrabalarının gözü önünde jandarma tarafından meydan dayağı atılırdı. Dayak atılan Ahmed efendinin oğlu, artık üniversite mezunu oldu. Yaşadıklarını, gördüklerini il il, ilçe ilçe, belde belde gezip anlatıyor artık. Tan yeri ağardı, güneş elbet bu mazlum halk üzerine de doğacak bir gün. Doğacak güneş yarasalara karanlık, vampirlere de yok oluş anlamına gelir.

Bütün kışkırtmalarınıza rağmen, bütün edepsizliklerinize rağmen dindar Kürt kardeşlerim sizin oyununuza gelmeyecekler. Çünkü derin dayılarınızla oynadığınız oyunun kuralları ahlaksızlık ve edepsizlik üzerine kurulu. Ahlaksız ve edepsizlerin oynağı mindere kimse gelmeyecektir. Tek gayesi mazlum halka, özelde kürt halkına hizmet eden, yardım eden derneklere de ikide bir saldırmayın artık! Gidin derin dayılarınıza söyleyin, müslümanları provake edemezsiniz. Ne kadar uğraşsanız da, karşınızda dağ gibi bir sabır olacak. Karşınızda cemaziyel evvelinizi bilenler var.

Daha öncede yazdım; ne zaman bir şeylerin iyiye gideceği hissi insanda oluşsa, derin eller hemen iş başına geçer ortalığı öyle bir karıştırırlar ki bütün ülke bir kaç ay bu olaya kilitlenir. Ben bu Tokat ta askerlerin öldürülmesi olayından kötü kokuların çıkacağını his ediyorum. Son dönemde yapılan gösteriler, DTP ve diğer muhalefet partileri tarafından yapılan açıklamalar, açılım sürecini sekteye uğratmak ve sonlandırmak için var güçleriyle çalışmaları yetmedi. Birde bu olay yaptırıldı. Yaptırıldı diyorum çünkü aynı senaryolar yazılıp oynanıyor. Böylece bazı kesimlere "işte biz demiyormuyduk " diyebilmek için yapılmış, kurgulanmış ve hayata geçirilmiş bir olaydır..! Tabut bekleyenlerin gözleri parıldıyordur şimdi. Halka vaad edecek bir şeyi olmayanlar, tabutların yolunu gözlemekten başka ne yapsınlar?

Müneccim yada kahin değilim. Fakat öne sürülen bahaneler ve yapılan açıklamalardan anladığım kadarıyla, birilerinin rant damarları zarar gördü ve buda hesaplarına gelmiyor. DTP kapatılmak için var gücüyle çalışıyor. Neden böyle yapsınlar, kim partisini kapattırmak ister ki? Lakin şu da bir gerçektir siyaset yapacak alan bulamayanlar, konuşmayı beceremeyenler, söyleyecek bir şeyi olmayanlar taraftarlarını kayıp etmemek için kavga çıkarırlar. Kargaşa çıkarıp tozu dumana katarlar. Eğer Anayasa mahkemesi siyasi karar verirse kapatmaz. Mevcut yasalar çerçevesinde değerlendirilirse kapatılacak. Tabi DTP ve taraftarları kapatılmasını çok istiyorlar. Böylece yeniden mağdur rolünü oynamaya başlayacaklar.

Bu açılım sürecinin ilerlememesi için bütün muhalefet partileri, artı PKK ve derin efendileri ellerinden geleni yapıyorlar. Bütün bunlara rağmen Ak parti eğer bu süreci güzel bir şekilde tamamına erdirirse hepsinin sonu demektir. Zira kargaşadan ve kavdan başka bildikleri bir şey yok! Halka ne vaad edecekler ki? Hangi hizmetleri sunacaklar, yada vaad ettiklerine kimse şahit oldumu? Halka Roma imparatorluğunun mantığıyla bakanlar, halkı potansiyel köle olarak görenler bilsinler ki, köleler dahi o dev imparatorluğa bir dönem kan kusturdular.
 
DTP diyor ki; Ak parti kürtleri oyalıyor. Hâk falan hikaye bunlar! MHP diyor ki; bu Başbakan PKK ile kol kola girmiş anlaşmışlar, bölücüdür diyor. CHP malum her şeye karşı.

Bende sorarım; hanginiz yalancı?

 
Mikail Durmaz