Siz hiç bir milletin yok olacağız, parçalanıp bölüneceğiz, yeryüzünden silineceğiz diye korku tünellerinde bağrışıp sağa sola kaçıştığını, şahid oldunuz mu?

Dünya üzerinde var olan milletlerin, devletlerin bizi bölecekler veya yok edecekler diye korkuları yoktur. Ancak iki ülke hariç ! Bunlardan bir tanesi İsrail diğeri de bizim ülkemiz Türkiye...

İsrail Müslüman âlemini kast ederek "bizi yeryüzünden silmek, yok etmek istiyorlar." diye avaz avaz bağırıyor. İsrail bu bağrışmalarda haksızda değil.

Çünkü İsrail korsan bir devlet ve bulunduğu topraklarda da  işgalci, zorba bir zalim olduğunu da biliyor. Miladı dolduğunda, o toprakların gerçek sahipleri girdikleri şoktan, maruz kaldıkları narkoz etkisinden kurtuldukları anda gerçektende silecekler ve tarihin kirli sayfalarına gönderecekler İNŞALLAH.

İsrail in bu korkularını ve kabus dolu kuruntularını anlamakta zorlanmıyoruz. Hatta yaptığı katliamları, çocuk, yaşlı, genç, kadın demeden adeta insanlığı yok etmeye çalışan bir terminatör gibi ortalığı yakıp yıkmasını da anlayabiliriz. Çünkü İsrail devleti korsan, yasadışı, kaçak bir devlet.

İsrail devlet geleneği olmayan bir ülke. Bir devlet tarihine de sahip değil.

Bu devlet kendi bekası için her şeyi yapar/yapmayı göze alır. Korkularında da, endişe ve kabuslarında da haklı olabilir. Çünkü onlarda günlerini bekliyorlar, yok olacaklarını biliyorlar !

Buraya kadar her şey normal, anlamsız yada anlaşılmayacak bir tabloda yok ortada. Peki diyeceksiniz ki Türkiye burada, bu fotoğrafın içinde İsrail ile aynı karede ne işi var?

Son derece haklı bir soru. Türkiye İsrail ile aynı karede olamaz/olmamalıdır.

Bizimde anlam veremediğimiz Türkiye nin kuruntu ve korkularıdır. Osmanlı devleti gibi bir devletin tarihine sırtını dayamış bir devlet nasıl olurda bölünme korku ve paronayalarıyla hayatını sürdürür?

Türkiye devlet geleneği olan, geçmişinde 72 çeşit milleti bünyesinde barındırıp, aynı ortamda bölünme korkusu olmadan yaşamayı  yüzyıllarca başarmış, Osmanlı gibi bir tecrübe ve dev mirasa sahip bir ülkedir. 21. Yüzyılında Türkiye nin hala Kürt ler bizi bölecekler gibi korkuları dile getirmesi bana göre çok ayıp ve utanılması gereken bir şeydir.


Bu ülkede Cumhuriyet kurulduktan beri, kardeşlik duvarını oluşturan taşlarda çatlamalar oldu. Çünkü bu ülkeyi bazıları hep kendi tekellerinde gördü. Israrla devam ettirilen zalimane politikalarla halk birbirine düşürüldü. Birbirlerine gerek din,gerekse kan bağıyla bağlı iki milleti ırkçı söylem ve eylemlerle birbirlerine düşman ettiler.

Kürtlerin maruz kaldıkları zulümler izale olmadıkça, bu ülkeye aidiyet hissi onlara verilmedikçe, yani bu devletin onlarında devleti olduğu duygusu hissettirilmediği müddetçe de, Türkiye bölünme paronayasıyla yatıp kalkar ve birileri de dökülen kanlardan, yükselen feryatlardan rant elde etmeye devam eder.

Bu ülke İsrail mi ki bu tür korkular ve endişelerle yaşayacak...? Türkiye büyüklüğünün farkına varmalı ve bu korkulardan bir an evvel sıyrılmalıdır. Bu durum böyle gitmez! Bu çark dönmüyor artık! Herkes elini taşın altına koymalı ve akan kanlar ve heba edilen onca servet, boşa tüketilen bunca enerji başka alanlara kanalize edilmelidir. Bu iki halk müslümandır. Türklerin mütedeyyin kesimi ile Kürtlerin mütedeyyin kesimleri, bu konuda daha fazla seslerini çıkartmaları lazım gelir.

Ak parti hükümeti de ne yapacaksa artık yapmalıdır. İçi doldurulmayan söylemleri bırakıp, pratiğe yönelmeli ve adımlarını hızlı hızlı atmalıdır. Eğer gerçekten ortada bir mağduriyet olduğuna inanıyorlarsa... Son olarak bizim kanaat ve görüşümüz, bu ülkede dindarım diyenlerinde sorunları çoktur. Madde madde ele almayacağız zaten bilinen mevzular. Ama bu ülkede hem dindar, hem de Kürt olmak iki kere sorun oluyor. Buda apayrı bir sorun zaten...
 
Mikail Durmaz