Dünyanın yarısından fazlasını temsil eden sözde temsilciler ,Davos’ta oturmuşlar  zalimi mazlum göstermeye çalışıyorlardı. Hem de dünyanın gözünün içine baka baka, hiç utanmadan, sıkılmadan ve korkmadan bunu yapıyorlardı. “Hem suçluyum hem güçlüyüm “,hesabı !!

 Şimdi öldürülen benim,sen niye ağlıyorsun?!

Sormazlarmı adama, öldürülen yüzlerce bebeğin, çoçuğun, kadının, ve yaşlıların suçu neydi ? Soramazsın ! Neden; zülme göbeklerinden bağlanmışlarda ondan!... Eğer siz,zalime bukadar cesaret  verirseniz ; o da bunu alenen hiç çekinmeden yapar. Zira altmış yıldır bunu yapıyor ve hiç bir tepki görmüyordu.Çünkü siyonistler bugüne kadar hep kendi minderlerinde güreştiler ve kazandılar. Dünya üzerinde öyle bir hayali korku oluşturdularki , nerdeyse bunu tabulaştırdılar.Öyle ki kimsenin  bu güce dokunmasını bırakın ,onların hakında yapmış oldukları zülmü dillendirmek bile yasak haline gelmişti.Evet siyonistlere bir devlet olarak ne siyasi ne de fiilen kimse dokunamıyordu.

Kısaca Imam Humeyni (rha)inin dediği gibi büyük şeytan ona sözde dokunulmazlık zırhını giydirmişti.Peki bu dokunulmazlık etikmiydi? Dokunulmazlık kaynağı itibarıyle iki alanda düşünülebilir.Biri kutsal olan ilahi referanslı dokunulmazlık; memleketimizde olduğu gibi ,inansada inanmasada herkesin  uzlaşma tesis ettiği kavramlar ve kurumlardır.Genelde onların korunması için yasanın himayesine ihtiyaç duyulmaz.Toplumun genel ahlakı ,ortak kanısı,o kurumları kendi özel yaptırımı ile korumasını sürdürür.Oysa beşeri kaynaklı olan, yani tağut’i/seküler kurum ve kavramlar , genelde yasa ile bir dokunulmazlık zırhına büründürülür.İnsanların kendiliğinden dokunulmaz kıldığı yasalar varsa,onların dokunulmazlığı onlara bir kez dokunmakla o korku heyulası büyüsü bozulmuş olur. Siyonistlerin dokunulmazlık büyüsü 2000 de Lübnanda Hizbullah’ın dokunmasıyla etkisini büyük ölçüde yitirmişti. 2006 da bozulan büyüyü eski haline getimek ve rovanşı almak için Hizbullah’a   tekrar saldırdıysada, bu sefer var olanıda kaybetti, zira tılsım bozulmuştu.2008 in sonu siyonistler prestiji korumak için sözde en güçsüze HAMAS’a saldırdı ;ve boyunun ölçüsünü aldı.

Bu defa dönüp masada kendisini savunmaya kalktı;29 Ocak 2009 ‘ Davos paneli ile bu heyullanın ortadan kalktığının miladı yaşandı. Evet içimizde bir gurup  “emru bi’l- maruf  nehyu ani’l-münker“yapan bulundu,bu kervan 1979 da yola aşikar çıktı.Fakat sözde yüce görünen tağut’lar ürüdü ama kervan onlara dokununca tılsım bozuldu ve cüce oldukları açık seçik bir şekilde göründü. “İnkılab” ı cüce görenler 30 yıldır her türlü amborgoya rağmen,başlangıçta kendine ait bir radyosu bile yokken,2005 te başlattığı uzay proğramına, 2009 da Umut adlı bir uyduyu yörüngesine başarıyla oturtmasıyla, yüce olduğunu ispatladı.

Eğer insan Allah (cc) nın ipine sımsıkı sarılırsa , Allahutaala onu Aziz kılar. Rab’bim bizleri Azizlerden etsin, amin.