İnna Lillahi We İnna İleyhi Raciun
13 Mayıs Salı günü saat 15 sularında, Manisa’nın Soma ilçesindeki kömür madeninde trafonun patlamasıyla çok üzücü bir olay yaşandı. Olayda, ilk belirlemelere göre ölü ve yaralıların olduğu açıklandı. Saatlerin ilerlemesiyle, Soma’da yaşanılan olayın sıradan bir olay olmadığı, çok acı ve elem verici bir “facia” olduğu anlaşıldı.
Faciadan sonra olay yerine intikal eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, ilk açıklamasında maden ocağında toplamda 837 işçinin olduğunu ve kurtarma çalışmalarının ivedilikle devam ettiğini söyledi. Facia esnasında maden ocağında 837 işçinin olduğunun açıklanmasından sonra ortam daha da gerginleşti. Zira o ana kadar maden ocağından sağ olarak kurtarılan çok az kişi vardı. Bu realiteyle beraber ölü sayıları her geçen dakika daha da artıyordu.
Maden ocağına akın eden işçilerin aileleri, yakınları ve sevenleri gergin ama her şeye rağmen umutla beklemektelerdi. Saatler ilerledikçe acı haberlerde peş peşe geliyordu. Yapılan ilk açıklamalarda 105 maden işçisinin hayatını kaybettiği, onlarcasının yaralandığı ve yüzlercesinin de maden ocağında mahsur kaldığı belirtilmişti.
Her dakika bir ömür gibiydi adeta işçi yakınları için… Saatlerin ilerlemesini istemiyorlardı. Ellerinde gelse, zaman dursun diyeceklerdi. Çünkü gelebilecek müessif bir haberle sarsılmak istemiyorlardı. Ama acı haber tez yayılıyordu. Her dakika yeni haberler geliyordu. Gelen acı haberlerden sonra anneler feryat ediyor, çocuklar hıçkıra hıçkıra ağlaşıyordu. Hayatını kaybettiği açıklanan kimi işçi yakınlarının feryatları ise arşı alaya yükseliyordu. İşçi yakınları acıyla feryat ederken kimilerinin de yüreği dağlanıyor, içi acıyor, gözyaşları kuruyordu.
Televizyon kanallarının ekseriyeti bütün yayınlarına ara verip tamamen Soma’daki faciayı izleyicilerini aktarıyorlardı. Yetkililer ölümlerin çoğalmasıyla milli yas ilan ediyorlardı. Üniversiteler, bahar şenliklerini iptal ettiklerini açıklıyorlardı. İnsani duygularını yitirmiş bazı kimseler harici herkes tek yürek ve tek ses olup Soma’daki acıyı paylaşmak düşüncesindeydi.
Gergin bekleyişin ardından facianın üzerinden bir gün geçmişti. Maden ocağındaki yangın ise hala devam ediyordu. Bir günün bilançosu çok ağırdı. Ölümlerin sayısı 200’e yaklaşmıştı. Kurtarma çalışmaları tüm hızıyla devam ederken bir iki defa da olsa kurtarılan işçilerin bazılarının yaşıyor olması, yakınlarını bekleyenlere büyük bir ümit oluyordu.

Ve eller semaya yükseliyordu. İnsanlığını kaybetmemişler ellerini Rabbu-l Âleminin yüce dergâhına kaldırıyorlardı: “Ne olur Ya İlahi! Bir avuç kömür için bir ömrü vermeyi göze alan maden işçilerine yardım et, onları o zorluktan sağ salim kurtar” diye dualar ediyorlardı. Allah’a hakiki manada iman edenler karşılaştıkları bu acı musibete karşı sabrediyor; daha büyük musibetlere duçar kalmamaları için şanı yüce Rablerine nidada bulunuyorlardı.
Yürekleri derinden inciten acı olayın üzerinden günler geçtikçe ölümler de çoğalmıştı. 3. günün sonunda resmi makamlarca yapılan açıklamalarda, maden ocağındaki trafo patlamasından sonra çıkan yangında hayatını kaybedenlerin sayısının 284 olduğu ifade ediliyordu. Tabi yaralılar da vardı. Bunlarla beraber hala maden ocağında mahsur kalanlarında olduğu açıklanıyordu. Çocuklarından haber almamış ailelerin gergin ve her şeye rağmen umutlu bekleyişleri de hala devam ediyordu…
İnsanı çeşitli zorlu musibetlerle imtihana tabi tutan şanı yüce Rabbimiz, içimizi çok derinden inciten, insani ve İslami açıdan görev ve sorumluluklarımızı hatırlamamıza vesile olan Soma’daki elim faciada hayatlarını mazlumca kaybeden maden işçisi kardeşlerimize rahmeti ve mağfiretiyle muamelede bulunsun. Onları affetsin, taksiratlarını bağışlasın. Rızklarını helalinden kazanma adına yerin iki kilometre altındaki kömür ocaklarında saatlerce çalışmayı göze alan bu yiğit ve cesur insanlara ebedi saadetler nasip etsin.
Allah-u Teâlâ, bu üzücü olayda yaralananlara da, Şafiî olan ismiyle acil şifalar versin. Hayatını kaybedenlerin yakınlarına da sabır ve metanet versin. Yürekleri derinden yaralayan maden faciasından siyasi rant peşinde olanlara da, Rabbimiz hiçbir zaman fırsat ve imkan vermesin. Onların gerçek niyetlerini ve kirli yüzlerini aziz halkımıza göstersin inşallah.
Rabbimden bu gibi yüreklerimizi yakan, içimizi derinden inciten acı olayların bir daha yaşanmamasını diliyorum. Yaşanmaması için de, yetkili ve ilgililerin gerekli tedbir ve önlemleri eksiksiz almaları gerektiğini ve özellikle de iş güvenliği ve iş yerlerinin denetlenmesi hususunda çok hassas davranmaları gerektiğini belirtmek istiyorum.
Manisa’nın Soma ilçesindeki elim maden faciasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah-u Teâlâ’dan rahmet ve mağfiret, yaralılara acil şifa ve kederli ailelerine de sabır ve metanet temenni ediyorum.
(Hürseda Haber)

.jpg)