Her zaman şaşırtan bir şehirdir Diyarbakır! 24 Ocak 2015’ta İstasyon Meydanında Peygamber Sevdalıları Platformu tarafından düzenlenen “Peygamber’e Saygı” mitingindeki büyük katılım ve coşkuyla yine şaşırttı. Tarihi misyonuna uygun bir adım daha attı. Bu güzel etkinliğiyle İslam’ın şehri olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu büyük coşkusuyla İslam’ı yaymak için evlerini barklarını terk edip binlerce kilometre uzaklarda şehid düşen aziz sahabelerin şehri olduğunu ispat etti. Bu büyük adımıyla zalimlere karşı ayağa kalkan Şeyh Said Hazretlerinin sesi olduğunu bütün insanlığa haykırdı.
Diyarbakır, üzerinde derin hesapları bulunan herkeste büyük şaşkınlıklara neden oldu. Onlarca yıldır Diyarbakır’ı İslami kimliğinden koparmak, İslami renginden arındırmak ve dinsizleştirmek için çalışanlar afallamaya başladılar. Kürdleri İslam’dan uzaklaştırmak için yıllarca çabalayanlar şaşkına döndüler. Kürdler üzerinde büyük hesapları bulunan emperyalist ve siyonist güçler beklemedikleri manzara karşısında hayretlere düştüler. Kürdistanı babalarının çiftliği gibi gören, buradaki Müslümanların varlığına tahammül edemeyen, onları tarih sahnesinden silmek ve her alanda engellemek için çabalayanlar yüzbinlerin Muhammedi haykırışı karşısında, tutmayan hesaplarının verdiği sıkıntıyla üzüntü ve kedere boğuldular.
Diyarbakır, bir süredir Batının İslam’a ve İslam’ın şahsında Hz. Resul–i Ekrem Aleyhisselatu Vesselama yönelik saldırılarına karşı en güzel cevabı verdi. Diyarbakır halkı, Hz. Peygamberin izinde olduğunu, O’na hakareti hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini büyük bir coşkuyla haykırdı. Hz. Resul–i Ekrem’e muhabbetini dile getiren yüz binler, O’nun yolunda feda olmaya hazır olduklarını ifade ederek, İslam’ın mukaddesatına karşı yapılan saldırıları karşı duruşlarını dile getirdiler.
Diyarbakır’dan yükselen çığlıklar İslam düşmanlarının yüzüne çarpan büyük bir şamar niteliğindeydi. Dünyanın birçok yerinde özellikle de ülkemizde “Hepimiz Charlie Hebdo’yuz!” diyenlere “Hepimiz Muhammediyiz!” diyerek, Efendimize yönelik her türlü saldırının karşısında olduğunu ortaya koydu Diyarbakır halkı!
Her zaman olduğu gibi laikler, paralelciler, solcular… yüzbinlerce insanın Muhammedi haykırışını görmediler ve duymadılar. Basınlarında yer verenlerin bir kısmı ise taraflı yayınlayarak olduğundan farklı yansıtmaya çalıştılar. Küçük göstermek ve karalamak için uğraştılar. Aslında bu tutumlarıyla durdukları yeri ortaya koyuyorlardı. Paralelciler, solcular, laikler… Hz. Resul–i Ekrem’e saldırıya karşı verilen tepkiye karşı sağırları oynayarak, hakarete uğrayan İslam’da olsa, İslam peygamberi de olsa kendileri için önemli olmadığını ortaya koyup O’nu sahiplenmeye ve muhabbetlerini kitleler halinde ortaya koymaya çalışan Diyarbakırlıların duruşuna sevinemediler. Zira basınlarında bu büyük etkinliği tarafsız şekilde anlatan en küçük bir haber bile yayınlamadılar.
Hz. Muhammed Aleyhisselatu Vesselam herhangi bir grubun ya da cemaatin değil, bütün Müslümanların ortak değeridir. O’na yapılan saldırı ve hakaretler bütün Müslümanları incitir. O’nu sahiplenme, savunma ve bunun için etkinlikler düzenleme bütün Müslümanların görevi olmalıdır. Birileri yapıyorsa, yapılan etkinlikler ortak payda olan Hz. Resulullah Aleyhisselatu Vesselam ile ilgili olduğu için O’nu seven herkesin bir şekilde katkı sunması ya da en azından basınında yer verip sevdiğini ortaya koyması gerekirdi. Dolayısıyla Hz. Resul–i Ekrem’e sahip çıkamayanların ve yapılan çirkin saldırılara karşı tepki göstermeyenlerin sevgi ve muhabbetlerinin bir anlamı yoktur. Hz. Resul–i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam’a sevgi ve muhabbet Diyarbakırlıların yaptığı gibi gayret, hareket ve eylem ister.
İslam düşmanları bu derece saldırırken, en aşağılık karikatürlerle Hz. Resulullah’a hakaret ederken, hiçbir İslami vicdan bu ölümcül oklar karşısında suskunluğu tercih edemez.
Emperyalist ve siyonistlerin Hz. Resul–i Ekrem’e hakarette aynı safları paylaştığı görülmektedir. İslam Peygamberi Aleyhisselatu Vesselam söz konusu olunca, aynı yerde buluşmakta ve el ele verip kinlerini kusmaktadırlar. Müslümanların vazifesi ise en güzel şekliyle O’na bağlılığı ve sevgisini gösterip duruşunu ortaya koymaktır.
Hz. Enes (ra) bildirmektedir. Hz. Peygamber Aleyhisselatu Vesselam şöyle buyurmuştur: “Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz” (Buhari)
Diyarbakırlılar O’nu annelerinden, babalarından, evlatlarından ve dünyalıklarından daha çok sevdiklerini ortaya koyup “Yolumuz Muhammedin (sav) Yoludur” diye haykırarak sorumluluklarını yerine getirdiler. Böylece hem saflarını belli ettiler, hem de bu güzel şehrin üzerinde hesapları olan herkesi şaşkına çevirdiler.
Diyarbakır, İslam’ın değerlerine sahip çıkmada ve Hz. Resul–i Ekrem Aleyhisselatu Vesselam’a bağlılıkta kimliğine uygun hareket edip yine başı çekiyor. Bütün şehirlerimizin Diyarbakır’ı örnek alıp İslami değerlere bağlılıklarını ortaya koymaları ve Hz. Resul–i Ekrem’in izinde olduklarını haykırmaları gerekir. Ülkenin farklı yerlerindeki gayretli Müslümanların bu güzel kervana katılmaları ve Hz. Resul–i Ekrem’in yolunda olduklarını dile getirme zamanıdır.
(Hürseda)