Seçimler yaklaşıyor. Siyasi partilerin daha fazla milletvekili çıkarmak için yoğun bir çalışma içine girdiği görülüyor. Özellikle baraj sorunu olan HDP’nin Müslümanından laikine, solcusundan lezbiyenine kadar birçok kesimlerle görüşüp oy istediğini haber kaynaklarından öğreniyoruz. Bu ara hükümetle büyük bir kavganın içinde bulunan Paralel yapı, muhalif olan herkese göz kırparak birlikte çalışma yolarını arıyor. Bunun için de siyasi bir parti gibi birçok partiyi dolaşarak nabız yokluyor. Yüzde on barajını aşması için güçlü desteğe ihtiyaç duyan HDP’ye göz kırpan Paralel yapı, uygun imkanlar sunma ve bu partiyi barajdan kurtarma kabiliyetine sahip olduğu için bu alanda gösterdiği çabalar daha bir önem arz etmektedir.
30 Mart 2014 yerel seçimlerde Ak Partiye karşı en güçlü ikinci partiyi destekleme kararı alan Paralel yapı bu doğrultuda bir dizi faaliyet yürütmüştü. Bundan dolayı Kürt illerinde güçlü olan BDP, Paralel Yapı tarafından desteklenmişti. Diyarbakır’da polislerin oturduğu lojmanlarda oy sandıklarından büyük oranda HDP’ye oy çıkması, Paralel yapının Kürd illerinde HDP’yi desteklediğini ortaya koyuyordu.
Hükümetin Paralel yapıyla mücadele ile ilgili kimi girişimleri karşısında bu yapının pes etmek istemediği, direnmek için çabaladığı görülmektedir. Yıllardır farklı alanlarda örgütlendiğinden kısa sürede dağılmasını ve etkisiz hale gelmesini beklemek doğru bir yaklaşım değildir. Zira birçok alana ciddi şekilde sızan bu yapı uzun süre varlığını sürdürebilecek kabiliyettedir.
Askeriyede, poliste, yargıda, sermayede, basın alanında ve devletin değişik kurumlarında örgütlü bir güç olan Paralel yapı bu yapısıyla siyasilerin iştahını kabartmaktadır. Hükümetle probleminden dolayı müttefik arayan Paralel yapı, geçen seçimlerde BDP’yi desteklemekle HDP ile ittifak yapabileceğini ispatlamış bulunmaktadır. Zaten Paralel yapının devlet içindeki örgütlenmesi PKK/HDP’ye önemli imkanlar sunmaktadır. Bir araya gelip ortak hareket ederlerse siyasette yeni bir güç oluşturma imkanını elde edebilirler.
Aslında ideolojik olarak farklı yerlerde görülseler de PKK/HDP çizgisiyle Paralel yapının hiç de birbirlerinden uzak olmadığı, ortak zeminde buluşmaları için önemli bir engelin bulunmadığı görülmektedir. Öncelikle her ikisi de bir şekilde ABD ile yakın ilişki içerisindedir. ABD’yi yakın dostları olarak görmektedirler. Aynı şekilde İsrail ile de dostlukları vardır. F. Hoca Siyonist rejimi otorite olarak tanımlarken, HDP ise Kürd halkının haklarını savunan devlet olarak nitelendirip saygıda kusur etmemektedir.
İkisinin ortak özelliklerinden bir diğeri İslami çizgide mücadele eden Müslümanlara karşı duruşlarıdır. F. Hoca başından beri Erbakan Hoca ve çizgisine karşı tepki gösterip “Cebrail”in bu çizgideki partiye oy vermesini istemesi durumunda bile oy vermeyeceğini söylemesi duruşunu açıkta ortaya koymaktadır. Diğer taraftan HDP’nin Kürd illerinde önemli bir ağırlığı bulunan Hüda Par’a düşmanlığı bunun açık göstergesidir.
Paralel yapı ve HDP’nin ittifakı başta müttefikleri/patronları olan ABD’yi memnun edecektir. Zira her ikisi de bir şekilde ABD ile ilişkilidir. Müttefiklerinin güç birliği yapması ve bunu siyasete yansıtması elbette ABD’yi sevindirecek ve yeni imkanlar sunacaktır. Dolayısıyla böyle bir ittifak en fazla ABD tarafından desteklenecektir.
Seçimlerle başlayacak olası ittifak daha da ilerilere taşınabilir. Siyasette etkin olabilirlerse, ülke iktidarını paylaşma konusunda paylaşım içine girebilirler. Yargıda güçlü olduklarından bir şekilde Apo’yu dışarı çıkarmaları durumunda Hoca’nın dini lider, Apo’nun siyasi lider olduğu bir yapı da tevafuk sağlayabilirler. Zaten polisler çoğunlukla Paralel yapının kontrolündedir. Orduda da ciddi ağırlığı bulunmaktadır. Dağdaki PKK’lileri de belediyelerin emrinde silahlı koruma güçleri ya da zabıta amirlerine dönüştürme durumunda sorun büyük ölçüde çözülecektir.
PKK’nin legal uzantılarının F. Hoca ile görüştükleri değişik tarihlerde basına yansımıştı. Başbakan Davutoğlu da bunu teyit eden açıklamada bulunmuştu. “Paralel yapıyla örgüt ortak çalışıyor. Kimin kimlerle görüştüğünü biliyoruz. Elimizde bunların belgeleri var” demişti.
Bunlar bizim dışarıdan gördüğümüz. Bilmediğimiz ve göremediğimiz daha çok ortak yönlerinin olduğundan kuşku yoktur. Ortadoğu’yu dizayn etmeye çalışan ABD’nin müttefiklerini/bağlılarını bir şekilde bir araya getirip güç birliğini destekleyeceğinden kimselerin kuşkusu bulunmasın. Kim bilir perde arkasında bilmediğimiz, görmediğimiz hangi görüşmeler gerçekleşmekte ve hangi anlaşmalara imzalar atılmaktadır.
Her ikisinin ortak yönleri oldukça fazladır. Özellikle yalan ve iftirada şeytanı gölgede bırakan iki gücün bir araya gelişi siyasi alanda önemli değişikliklere yol açabilir.
Ancak şunu da zikretmeden geçemeyeceğim. Zulmedenler hiçbir şekilde başarıya ulaşamazlar. Hedeflerinde zulüm varsa plan ve programları bir yerlerde tökezlenecektir. Çünkü Allah Tela zalimleri hiçbir zaman muvaffak etmez.
(Hürseda Haber)