Bir ay önce Paris’te yaşanmıştı. Charlie Hebdo saldırılarında öldürülenler Batılı, öldürenler Müslüman olunca nasıl da kıyameti koparmışlardı. Chapel Hill’de ise kurbanlar Müslüman olunca derin bir sessizliğe gömüldüler. Yalancı çehrelerine bakınca mutlu olduklarını yüz hatlarının derinliklerindeki sırıtmalardan rahatlıkla okuyabildiniz. Zira kurbanlar Müslüman olduğu için yaşanan katliamlardan hoşnut oldukları görülüyordu. Hoşnuttular çünkü medya organlarında değinmemeye ve es geçmeye çalışarak kendilerini ele veriyorlardı. Kör ve sağır davrandılar. Duyarlı Müslümanlardan tepkiler gelince, olay sosyal medyada yoğun şekilde tartışılınca utanmaz çehrelerini kıpırdatmaya, istemeyerek de olsa haber konusu yapmaya başladılar. Ancak bu kez olayı saptırmayı yeğlediler. İslam ve Müslümanlara yönelik kin ve nefreti ve Müslüman oldukları için katledilen Müslümanların yaşadığı vahşeti basit sebeplere indirgeyerek işi geçiştirmeye çalıştılar.

Olayla ilgili açıklamalarda bulunan Amerikalı Müslümanlardan Sabiye Pervez şunları dile getiriyordu: “Bu olayın gizlenmeye ve kapatılmaya çalışılması, Batının Müslümanlara karşı insani çehresinin bütünüyle yok olduğunun göstergesidir. “

Craig Stephen isimli 46 yaşındaki katilin facebooktaki sayfasında sürekli İslam ve Müslümanlar aleyhinde yazılar yazdığı bildirilmektedir. Facebook’taki sayfasında söz konusu yazıların içinde şöyle bir kayıt yer almaktadır: “Sizin dininizden dünyaya verilen zararlar göz önüne alınınca size sözle sataşmak ve sizinle mücadele etmek sadece benim hakkım değil aynı zamanda sorumluluğumdur”

Katledilen kızların babası Muhammed Ebu Selha, çocuklarının katledilmesinin biricik sebebinin İslami kimlikleri olduğuna işaret etmektedir. Çocuklarının Müslüman olmaktan başka bir suçlarının bulunmadığını ifade eden Ebu Selha, son günlerde kızlarından birinin kendilerini rahatsız eden komşularından bahsettiğini, ırkçı komşularının, dininden ve milliyetinden dolayı kendilerinden nefret ettiğini bildirdiğini söyledi. Uzun süredir rahatsız eden komşu, sonunda her üç genci katlederek İslam’a ve Müslümanlara olan kin ve nefretinin boyutunu ortaya koyuyordu.

Katil Müslüman, kurbanlar Batılı olsaydı kim bilir nelerle karşılaşacaktık. Batılı medya organları el ele verecek, İslam ve Müslümanları terörizm ile suçlayacak, gazete sayfalarından ve televizyon ekranlarından kin ve nefretlerini kusarak İslami değerlere saldıracak ve Müslümanlara hakaretlerde bulunacaklardı. Müslümanları töhmet altında bırakmak ve vahşi olarak nitelendirmek için sabahtan akşama kadar ekranlarda kafa kesme görüntüleri yayınlayacak, Müslümanların vahşi ve barbar olduklarını, İslam’ın ise vahşiliğe yönlendiren bir din olduğunu aktaracaklardı. Günlerce devam edecek nefret içerikli yayınların ardından Avrupa ve Amerika’da Müslümanlara yönelik yoğun bir saldırı dalgası başlayacaktı. Akabinde Batı ülkeleri Müslümanları takibe alacak, var olan özgürlüklerini de kısıtlayarak ağır bir darbe vuracaklardı. Bununla da yetinmeyecek, Müslümanlara yönelik yeni terör yasaları çıkaracak, böylece yaşadıkları alanları açık bir zindana çevireceklerdi.

Bahsi geçenler abartı ya da hayali şeyler değil. Charlie Hebdo saldırılarından sonra bütün bunlara tanık olmuştuk. Batının birçok kentinde saldırılara maruz kaldı Müslümanlar. Zaten Amerika’daki bu kanlı cinayetin Charlie Hebdo saldırısının akabinden gelmesi, Müslümanlara yönelik oluşturulan nefret ortamının ürünüdür. İngiltere ve Avusturya, Müslümanların özgürlüğünü kısıtlamak için terör yasalarını yeniden düzenlerken, diğer ülkelerin de bu yönde hazırlıklar yaptıkları, Müslümanların özgürlüklerini kısıtlayıcı bir dizi önlem aldıkları haber verilmektedir.

Bir yandan bunlar yapılırken, diğer yandan Müslümanlar hedef gösterilmekte ve katillere davetiye çıkarılmaktadır. Batının Amerika’daki üç Müslümanın katledilmesine tepkisizliği, hiçbir şey olmamış gibi katliamı geçiştirmeye çalışması başlı başına kışkırtma sebebi olup, bütün bunlar bundan böyle saldırıların daha fazla artmasına ve Müslümanların her zamankinden daha çok tehdit altında bulunmasına yol açacaktır. Batıda yaşayan Müslümanların saldırılara maruz kalmamak ve zarar görmemek için her zamankinden daha çok dikkatli olmaları ve duyarlı davranmaları gerekecektir. Aksi takdirde tehdit ve tehlike gün geçtikçe artmaktadır.

(Hürseda Haber)