Suriye’de sokakta halk hareketleri uzun bir süredir devam ediyor ve daha da devam edecek gibi görünüyor. Ne Esad’a destek verenler Esad’dan desteğini çekmeye niyetli ne de muhalefete destek verenlerin veya muhalefetin geri adım atması. Bu bakımdan daha da kanlı bir süreç  bizi bekliyor.

Suriye’de halk sokağa çıkarken, Kürtlerin tavrının ne olduğu konusunda çok farklı haberler yazıldı çizildi. Özellikle Suriyeli Kürt siyasetçi Meşal Temmo’nun öldürülmesinin ne anlama geldiği pek irdelenmedi.

Kürtler, Suriye’nin en geniş kesimlerinden birisidir  ve büyük çoğunluğu Sünni’dir. Az sayıda Kürt ise Şii mezhebindendir, Kürtçe’nin Kırmançi lehçesini kullanmaktadırlar. Suriye Kürtleri, coğrafi bir bütünlüğü olmayan hepsi Türkiye sınırında üç ayrı bölgede yaşıyorlar; Cezîrê , Kobanî ve Efrîn .  Ras el-Ayn, Haseke, Amude, Afrin , Halep, Şam ve Qamişlo, Kürtlerin ağırlıklı olarak yaşadığı şehirlerdir

Suriye’deki Kürtlerin siyasi tecrübeleri Araplardan oldukça farklıdır. 1950’lerde bile Suriyeli Kürtlerin partileri vardı. İlk Kürt partisi, 1950’li yıllarda yükselen Arap milliyetçiliği hemen karşı tepki olarak doğmuş ve 1957 yılında “Suriye Kürdistan Demokrat Partisi” adıyla kurulmuştur. Baas’ın iktidara gelmesinden iki yıl sonra 1965 yılında, “Kürt Demokrat İlerleyiş Partisi” kurulmuştur. Bu tarihlerden önce çeşitli cemiyetler Suriye’de faaliyet göstermekteydi.  Kürt aydınların büyük bir kısmı  Suriye’yi kendilerine üs yapmışlar, bir çok gazetede ve fikrin de  temeli , Osmanlı’nın son döneminde Suriye’de gerçekleşmişti.

Bugün, ülkede etnik ve dini temele dayalı parti kurmak yasak olduğu için, Suriye Kürtlerinde klasik anlamda mücadele yürüten 11 siyasi parti, faaliyetlerini yasadışı olarak yürütmektedirler. Suriye’deki Kürt siyasi partilerinin üç temel isteği bulunmaktaydı: Kürtler için kültürel haklar ve azınlık olarak kabul edilme, vatandaşlıktan çıkarılmış Kürtlere tekrar vatandaşlık verilmesi ve Suriye’de demokratik bir yönetim.

Bu partilerin büyük bir kısmı Suriye’deki halk hareketinden önce   hükümete yakın konumda bulunuyorlardı. Ancak Suriye’de halk hareketleri başladıktan sonra, mevcut Kürt partilerin kendilerini sınırlandırdığını düşünen Kürtlerin büyük bir kısmı, altı partinin  ve çeşitli kesimlerin de oluşumuyla Misakı Milli Cephesi’ni oluşturdu. Bu cephenin oluşumu ile birlikte Suriye sokaklarında hayatı pahasına sokağa çıkan Mustakil İslam Hareketi başta olmak üzere, bütün kesimlerce temas kuruldu ve onlarla birlikte hareket edilmeye başlandı.

Bu cephenin en önde gelen isimlerinden olan Geleceğin Partisi (Şepêla Pêşerojê) sözcüsü Mişel Temo, Türkiye’ye geleceği günün sabahında Kamışlı’da öldürüldü. Temo, İstanbul ilan edilen Suriye Ulusal Meclis’in Yürütme Konseyi’nde yer alan 29 kişiden biriydi. O dönem Suriye’den telekonferansla toplantıya Suriye’den katılan Temo, Ulusal Meclis’in başkanlık konseyinde yedi  kişiden biri olarak seçilmiş, bu karar Suriye’den çıkması ardından ilan edilecek ki, Temo’nun ölüm haberi geldi. Temo’nun ve partisinin de içerisinde olduğu Misakı Milli Cephesi’nin halk hareketlerine destek vermesi ve eski partilerin bir kısmının Beşşar Esad’la olan ilişkilerine set çekmesi öldürülmesindeki en büyük etkendi.

Kürtlerin durumu böyleyken PKK’nın Suriye’deki bu halk hareketlerinden çok da hoşlandığını söyleyemeyiz. PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD partisi gösterilerden uzak duruyor. PYD yetkilisi Hüseyin Çavuş,  “Ulusal Konsey kesinlikle Kürt düşmanıdır. Ulusal Konsey’ ile Baas rejimi arasında hiçbir farkı yoktur” diyordu. Daha önce bölgede oldukça etkili olan, kampları olan, PKK’nın bu yeni süreçte eski kazanımlarını kaybetmemek, kendine daha iyi hareket etme adına da,  Suriye’deki Kürtleri gösterilerden uzak tutmaya çalışıyor.

Yakın zamanda PKK’dan üst düzey üç ismin,  Qamışlı’ya gidip üç Suriyeli üst düzey general ile görüştüğü ve burada bir hafta kaldığı, bunun sonrasında Suriye yönetimi tarafından Kürt kartının kullanılacağı kararı üzerine Ankara’nın çok sert tavır gösterdiğini biliyoruz.

Kürtlerin büyük bir kısmı Suriye’nin demokratikleşmesini ve Beşşar Esad’ın gitmesini istiyor. Bu bakıdan dedikleri gibi; Suriye’de hareketin rengi ne Araptır ne de Kürttür. Hareketin tek bir rengi vardır oda Suriyelidir.

(MİLAT)