Afganistan ile ilgili görüşlerimden dolayı ülkeye girişimi yasaklamaları saçmalık, ikiyüzlülük ve beyhudedir.

 

George Galloway

 

Kanada göçmen bakanı Jason Kenney dün sabah Sun gazetesinde Afganistan ile ilgili görüşlerimden dolayı ülkeye girişimin yasaklandığını söyledi. Bu açıklama Bushizm ideolojisinin Ottawa’daki sağcı işbirlikçilerinin nasıl bir çıkmaza girdiklerinin ve işlerini nasıl yürüttüklerinin resmidir.   

 

Kenney yalnızca bir karttır. Savaş yapmaya fazlasıyla istekli bir halete sahip olan Kenney çoktandır göçmenlik bölümünü işgal etmektedir. Üç yıl önce de İsrail’in ülkesini bombalamasını desteklediği için Kanada’yı nahoş gören Lübnan’ın Batı yanlısı Başbakanı Fuad Sinyora’ya saldırmıştı. Hepsinden de tuhaf olanı şu ki 2006 yılında oldukça kült olan Waco stiliyle Avrupa Birliği’nde terörist örgüt olarak yasaklanan sözde Halkın Mücahitleri adlı İranlı gruba hitap etmişti. Bir yönüyle böyle bir adam tarafından yasaklanmış olmak Notre Dame’ın kamburuna dik dur demek veya Conrad Black’ten durum değerlendirmesi içeren bir konferans dinlemek gibi bir şeydir. Öte taraftan bir İskoçlu için Kanada’nın dışında tutulmak aile evinden içeri alınmamak gibi bir şeydir.

 

İyi de Kanada hükümetinin ülkesindeki insanların duymasını istemediği Afganistan ile ilgili görüşlerim nelerdir? Afganistan’a hiç gitmedim, Taliban ile hiç görüşmedim ama parlamenter işleyiş ile ilgili ilk izlenimlerim yaklaşık olarak 15-20 yıl önce oluştu. O zamanlar Taliban’ın kurucuları ‘özgürlük savaşçısı’ idi ve ABD Cumhuriyetçileri ve İngiliz muhafazakarları tarafından övünerek sergileniyorlardı. Kim bilir belki de Kanadalı sağcılar bu tanrıdan korkan muhalifleri komünizme karşı kollamışlardır bile. Ama benim yine de olanlardan haberim yoktu.

 

Kabil’i bombaladıkları gecenin arifesinde Margaret Thatcher’a ‘barbarlara kapıyı açtığını’ ve artık Afganistan halkı için uzun ve karanlık bir gecenin başladığını’ söyledim. Aynı kanaatle Kanadalılara ve diğer NATO hükümetlerine de bugün takındıkları politikanın derin bir hata olduğunu söylüyorum. Bu bir suçtur ve zaman zaman işlenmektedir. Kutlama partilerinin, hatta cenaze törenlerinin veya şu an burnumuzun dibinde, Nova Scotia’dan Newscastle upon Tyne’e değin ülke gençlerinin damarlarında gezen afyon mahsullerinin bombalanması buna bir örnek.

 

Afganlılar yabancı işgaline asla yenilmezler, Allah biliyor ya Britanya imparatorluğu denedi, denedi ama hep başarısız oldu. Hatta Büyük İskender bile bunu başaramadı ve bakan Kenney Büyük İskender değil. Kayda değer sayıda Kanadalı genç askerler Afganistan düzünde ölmektedirler. Aileleri haklı olarak daha kaçımızın bu maceranın korkunç sonla biteceğine inandığını ve Britanyalı, Kanadalı veya diğer ülkelerden insanların sağ salim evlerine dönmelerinin sağlanarak gidişatın değiştirilmesi gerektiğini söylemektedirler.

 

Bir asırdan daha uzun süre önce yaşamış en iyi insanlardan biri olan Paul Roberson’ın da Ottowa tarafından değil ama Washington tarafından Kanada’ya girmesi yasaklanmış ve pasaportuna el konulmuştu. Ama yine de Vancouver değirmenlerinden ve madencilerinden oluşan kalabalıklara 17 dakikalık telefon konseriyle Joe Hill Balladı’nı icra etmişti. O zamanlardan bugüne teknolojide büyük gelişmeler oldu. Ve göçmenlik bakanı Kenney’e rağmen şu veya bu şekilde sahil sahil Kanada’nın her tarafında mutlaka duyulacağım.

The Guardian / Nihat Ateşdağlı tarafından hürseda için tercüme edildi