Özellikle HDP. ve DTP. kanadından yetkili birilerinin yanlışları görmesi, bununla ilgili konuşması, açıklamada bulunması sıklıkla görülen bir şey değildir. Çünkü parti kuralı gereği herkes konuşmaz ve sadece yetkili olanlar konuyla ilgili görüşlerini belirtirler.
Son dönemlerde bölgemizde ve yurdun çeşitli şehirlerinde yaşanan olaylar sonrasında özellikle Diyarbakır ve Bingöl’de insanların linç edilerek öldürülmesi veya pusuya düşürülmesinden sonra mantıklı ve akıllı insanlar vicdanlarının sesine kulak vererek yaşananları eleştirdiler.
Bölgedeki olayları PKK-Hizbullah çatışmasına çevirmek isteyenlerin amaçlarına yöneldiği bir dönemde her iki cenahtan da duyarlı kişilerin ortaya çıkması, muhtemelen olayları ve cinayetleri önlemiştir.
Bu konuda ilk ses hemşerimiz HDP. Milletvekili Altan Tan’dan geldi. Sayın Tan yaptığı açıklamada bölgede yaşananları tasvip etmediğini ve şiddetin kimseye fayda sağlamayacağını belirterek yanlış yapanları kınadı.
Bununla ilgili olarak her ne kadar Kandil’le ters düşse de Altan Tan, ikinci açıklamasında sözlerinin arkasında durduğunu ve yakıp yıkmanın kim tarafından yapılıyor olsa eleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Tan’ın bu açıklaması HDP.li vatandaşlardan AK Partililere, kısmen Hüda Par’dan CHP.lilere kadar bir çok kesimden takdir aldı. Bölgede yaşanan olayları görmezlikten gelmek ve kınamamak bunu onaylamak anlamına geleceğini düşünenler doğrusunu yaptı, özellikle öldürmelerle talanlara şiddetle karşı çıktılar.
Keşke Altan Tan gibi diğer HDP.liler de aynı cesareti gösterip yapılanları kınasaydı. Bunlar ilk günlerde yapılsaydı, maddi ve manevi zararlar bu boyutta olmaz, kimse de hayatını kaybetmezdi.
Altan Tan’ın olumlu davranışını kabul etmeyen ve onu eleştiren bir kesimin sosyal medyadaki tavırlarına rağmen hafta sonunda benzer bir kınamanın Hatip Dicle’den gelmesi, vatandaşların gazını almaya yetti.
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Hatip Dicle, Bingöl’de Hür Dava Partisi üyesi Fethi Yalçın'ın uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirmesinin "karanlık güçlerin provakasyonu" olduğunu belirterek, saldırıyı kınaması da oldukça anlamlıydı.
Dicle, yaptığı yazılı açıklamada, 6-8 Ekim tarihlerinde Kobani protestoları sırasında yaşanan olayların AK Parti’nin yanlış politikalarından kaynaklandığını ifade ederek, gerilimin Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla sona erdiğini ifade etti. Öcalan’ın, Kandil’in Hüda-Par ile IŞİD’i aynı kefeye koymadıkları yönündeki açıklamalarının yanısıra, Hüda Par ile diyalog kurulduğunu belirten Dicle, “Halen bazı saldırı ve ölüm haberlerinin alınması ciddi bir kuşku kaynağıdır” dedi.
Bu açıklamalar alışılmış açıklamalar olmasa da insanları sakinleştiren cinstendir. Ancak, öldürülen Fethi Yalçın’ın bir kardeşinin HDP yöneticisi olmasının unutulmaması gerektiği de ifade ediliyor.
HDP veya DTP. Yöneticilerinin, barışa adım adım yaklaşıldığı bu dönemde olumlu açıklamalarda bulunmaları, insanları rahatlatıcı tavırlar takınması ve şiddete karşı ayaklanmaları da onların görevidir.
Altan Tan ve Hatip Dicle gibi siyasetçilerin ortamı yatıştıran açıklamalarına rağmen birilerinin aksi açıklamalarda bulunup kaos yaratması elbette kabul edilemez. Eğer milletvekillerin bu tavrı gurup başkanları ile partilerin eş başkanlarına yansır ve bunlar da herkesten frene basmasını isterlerse şehirlerde ve ilçelerdeki olaylar da azalacak gereksiz ölümler de yaşanmayacaktır.
Onun için partililer de olsa hiç kimsenin ortamı yatıştıran, öldürmeleri kınayan veya öldürülenlere tepki gösterenlere karşı tavır koymaya hakkı yoktur. Barış sürecinin devam ettiği ve taraflarca buna süre verildiği bir dönemde akıllı insanlara düşen sakinliği korumak, yanlışlara karşı durmak ve gerektiğinde sözünü saklamadan gerçekleri konuşmaktır.
Sayın Altan Tan, bu cümleleriyle birçok kesimin takdirini almıştır. Zaten kendisi de yanlışı benimsemeyeceğini ve gerektiğinde buna karşı çıkacağını da ifade ediyor. Keza Hatip Dicle’nin bir Hüda-Par’lının uğradığı saldırıyı kınaması da anlamlıdır.
Dolayısıyla aklın ve mantığın ön plana çıktığı yerlerde sakinlik ve huzur olur.
Hepimiz bunu istediğimize göre; kimse doğruları söylemekten kaçınmamalı ve yanlışları eleştirmelidir.
İşte o zaman her şey daha güzel olur.
Hoşça kalınız.
(Batman Gazetesi)