ABD, 2001 yılından beri Afganistan'ı işgal etmiş bulunmaktadır. Daha sonraki yıllarda "uluslararası terörle mücadele" başlığı altında NATO üyelerinden ve dünya'nın değişik devletlerinden, değişen sayılarda askeri yardım ve katılım aldılar. Ingiltere buraya yardım gönderen ve başından beri Afganistan'da olan bir ülkedir.

Çelişkili olaylar

Ondokuzuncu yüzyılda, İngiltere; yirminci yüzyılda, Rus güçleri; yirmibirinci yüzyılda, ABD, Afganistan'a girmiştir. Diğerleri yenilip, çekilmişlerdir. ABD, bir kaç büyük şehir dışında da hâlâ Afganistan'a hakim değildir. 2012 yılında çekileceğini ilan eden ABD, bunu şimdiden  2014 yılına kaydırmıştır.

Amerika, Virginia'da (ABD) yaşamakta olan Hamit Karzai'yi Afganistan'a devlet başkanı olarak getirmiştir ama tamamen aşiretlerden oluşan bir yönetim sistemi içinde Karzai, geniş tabanı olmayan ve zaten Afganistan'da uzun süredir yaşamamış olan biri olarak oldukça etkisizdir.

ABD, terör sebebi ile El-Kaide ve onun lideri olan Usame bin Ladin'i yakalamak ve yok etmek amacı ile Afganistan'a girdiğini beyan etmiştir. Usame Bin Ladin öldürülmüş ve yardımcıları yakalanıp, etkisiz hale getirilmiştir ama ABD hâlâ Afganistan'dadır. Uzun zaman da kalacağa benzemektedir.

ABD, Afganistan'daki Taliban güçlerini amansız düşman ve terörüst ilan etmiştir. Afgan Talibanı ise Afganistan'ın kurtuluşu ve bağımsızlığı için mücadele etmekte ve Afgan halkından destek görmektedir. ABD'nin saldırı ve asker sayısını arttırmasına (buna surge demektedirler) rağmen Taliban'ın hızını kesememiştir. Bu arada, ABD gizlice Taliban ile görüşmeler yapmaktadır.

Pentagon sözcüleri, Amerikan Kongre ve Senatosu'na bilgi verdikleri  zaman, Afganistan'daki başarılardan bahsetmektedirler. Ortada tam aksi bir durum mevcuttur ve ABD güçleri "başarızlık sendromu" içindedirler.

5 Şubat 2012'de, askeri uzman Daniel Davis tarafından hazırlanan ve çeşitli büyük ABD gazetelerinde yer alan rapora göre durum tam aksine vahim bir gidişat içinde bulunmaktadır. "Surge" işe yaramamıştır. 2011 kayıpları , 2009 ve 2010 kayıplarının çok üstündedir. ABD halkına bir "Vietnam yenilgisi" daha yaşatmak istemeyen kesimlerin gerçeği doğru ve açık olarak yansıtmadığı ortaya çıkmaya  başlamıştır.

Tehlikeli Gelişmeler

Son dönem fevkalade tehlikeli bir süreçe girmiştir. Bir ay kadar önce NATO karargahındaki Amerikan askerleri İslam'a dair birçok dini kitapla birlikte ve Kur'an-ı Kerim'i  çöplüğe götürüp, yakmış ve bu ateşin etrafında videolar çektirmişlerdir. Bu hadise çok büyük bir infial yaratmış, çıkan olaylarda 6'sı ABD askeri olmak üzere 40 kadar kişi ölmüştür.

Artık ABD'deki  asker aileleri, evlatları için endişe ederek, onları geri getirmek için çeşitli girişimlerde bulunmaya başlamışlardır. Bunlar çeşitli TV kanallarında anlatılmaya başlanmıştır. Bunlardan bir genç, kendi komutanının, belirli zamanlarda, karargahtan çıkıp, rastgele insanlara ateş ederek veya onların üzerine el bombası atarak öldürdüğüne şahit olduğunu açıklamıştır.

Diğer bir grup ABD askerinin, bazı bölgelerde sivilleri rastgele öldürüp, sonra da cesetlerin üstüne işedikleri, grup arkadaşlarınca cep telefonları ve videolarla kayda alınmıştır.

En son olay 11 Mart 2012 gecesi gerçekleşen katliamdır. Sıkı askeri kontrol altında olan karargahtan çıkan bir ABD askeri rastgele bazı Afgan evlerine girerek, uyumakta olan insanlara yaylım ateşi açarak, 19 kişiyi  ölmüştür. Sonra, karargaha dönen asker silahını teslim etmiş ve göz altına alınmıştır. Birkaç saat içinde de Küveyt'e kaçırılmıştır.

Her seferinde büyük özürler dilenmiştir ama olaylar devam etmiştir.

• Gelmeden, Afganlılardan  tamamen "nefret etmeyi" öğrenen askerler, uzun süre Afganistan gibi yerde kalınca Post Traumatic Stress Syndrom denen bir ruh hastalığına kapılmaktadırlar. (En az Amerikalılar böyle iddia etmektedirler)

• Büyük bir İslam düşmanlığı işlenmekte ve askerler derin bir  İslamafobya ile Afganistan'a gönderilmektedirler.

• ABD ve İngiltere son olaylardan sonra hızla bir araya gelerek durum değerlendirmesi yapmışlardır. Ingilizler 19.yüzyıl deneyimleri ve (kendi intikam hırslarını da tatmin edecek şekilde) ABD'ye akıl vermektedirler.

• İlk defa 2011 olarak belirlenen ayrılma tarihi, sonra 2012 ve şimdi de 2014 olmuştur. Bu durum  olayların daha da kötüye gitmesi için zemin hazırlamaktadır.

• İngiltere, Fransa ve diğer bazı ülkeler 2013 içinde çekilmeyi planlamış bulunmaktadırlar.

• ABD ise çok uzun süre için Afganistan'da kalmak üzere pazarlık yapmakta ve inanılmaz büyüklükte ve iyi tahkim edilmiş bir elçilik inşaa ettirmektedir. Amerika'nın ayrılış tarihi hiç konuşulmamaktadır.

• ABD askerinin büyük bir kısmı 2014'te çekilse bile, ABD'nin Afganistan ve Orta Asya'daki varlığı devam edecek gibi görünmektedir.

• 21. Yüzyıl ASYA yılı olurken, ABD bunun tam ortasında yer almaktan asla vaz geçmeyecektir.

• Ne var ki, Amerikalıların davranışları hâlâ Afganistan'ı ve Afganlıların ana değer sistemlerini tanıyamamış, anlayamamış olduklarını ortaya koymaktadır.

• Kaba güç ve İslam düşmanlığı ve edepsiz davranışlarla, adeta kendi mezarlarını kendileri kazmaktadırlar. (Milli Gazete)