Hani Rabbin meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, demişti. (Melekler): orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birisini mi yaratacaksın?..dediler...
Evet Allah-u Teala insana halifelik görevini vermişti. Hz.Adem babamız ve annemiz Hz. Havva yaratılıp cennete konulmuştu. Ardından şeytanın onların ayaklarını kaydırmasıyla onları yeryüzüne indiriyor. ‘’Derken Şeytan onların ayaklarını kaydırarak içinde bulundukları nimet yurdundan çıkardı. Biz de: “Haydi, dedik, birbirinize düşman olarak yeryüzüne inin. Siz orada belirli bir süre ikamet edip yararlanacaksınız.”
Büyük pişmanlık duyan Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti. Rabbine yalvardı. Allah da tövbesini kabul etti. Zaten O tövbeyi kabul eder, merhameti boldur.
Evet insanın fıtratında insan günaha(nefse) meyilli bir şekilde yaratılmıştır. Bu insanın kendisini imtihan meydanında bulması demek. Yüce Allah insanın önüne seçenekler bırakmış fakat kendisini boş bırakmamıştır. Kendilerine sürekli uyarıcılar göndermiştir. Ademoğlu fıtratı gereği Rabbini tanımış kah düşmüş kah ayağa kalkıp silkinmesini bilmiştir. İnsana tarih süreci içerisinde sürekli kendisine İlahi bir lütuf olarak peygamber ve kitap gönderilmiştir. İnsana tövbe imkânları verilmiştir.
Bu rabbimizin lütfü değil de nedir?
Geçmiş kavimlere baktığımız zaman insanlar bu nimete isyan ve küfürle cevap vermiştir. Bunun sonucunda belli zamanlar içerisindeki bu isyankar kavimler helak seçeneğiyle baş başa kalmışlardır. Hz. Nuh, Hz. Hud, Hz. Salih,Hz. Lut ve sayamadığımız birçok peygamberlerin kavimleri helak olmuşlardır.Her kavmin birbirine benzer günahları ve isyanları olsa da aslında dikkat ettiğimizde her kavim kendisine has işlemiş olduğu günah ve isyanlar mevcuttur.
"Biz Nice Kavimleri Helak Ettik
Azabımız Onlara Geceleyin Uyurken Veya Gündüzün İstirahat Halindelerken Gelmişti
Onlara Azabımız Geldiği Zaman; "Biz Gerçekten Zalimlerdenmişiz" Demekten Başka İtirafları Olmadı!
"
( A raf; 4-5 )
Geçmiş kavimlerin farklı farklı işlemiş olduğu günahlar bir birliktelik olarak bugün asrımızda tümü yaşanıyor. Bugün 17 Ağustos’lar yaşanıyorsa sellerde insanlar can veriyorsa ve buna benzer ilahi ikazlar tecelli ediyorsa hele hele bulunduğumuz bu mübarek merhamet ayında bu kıyametler yaşanıyorsa bunu çok iyi irdelemek ve görmek gerekir. İnsanlık bataklık içerisinde ve kendisine gönderilen bu peygamber ve kitaplara inanmayıp akabinde bu ilahi ikazlar yaşanıyorsa kendisine bir bakması ve sorgulaması gerekir.
‘’ Allah tevbe edenleri sever ve temizlenenleri sever’’
‘’Yine onlar ki, Allah ile beraber (tuttukları) başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler
Bunları yapan, günahı (nın cezasını) bulur; Kıyamet günü azabı kat kat arttırılır ve onda (azapta) alçaltılmış olarak devamlı kalır
Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır; Allahı onların kötülüklerini iyiliklere çevirir
Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir
‘’
Buna cevap verip içten tevbe etmek insana yakışır.
Tabi bunun bir diğer müsebbibi de İslami noktada bilgi ve ilime sahip olan alim ve önderlerin hakkıyla görevini yerine getirmeyişi de olabilir.’’Sizden iyiliği emredip kötülüğü nehyedecek bir topluluk(cemaat) bulunsun.’’diye ferman buyuran Rabbimize işittik ve itaat ettik deyip görevimizi mümkün mertebe yerine getirmemiz icab etmiyor mu? Aksi halde Allah muhafaza o helak edilenlerin başında biz oluruz.
İbret alma dileğiyle Allaha emanet olun….
RAMAZAN SELİMOĞLU / HÜRSEDA HABER