Geçen haftaki yazımda, televizyon ekranlarına çıkıp Rusya-Ukrayna savaşının olası sonuçlarına dair tahminlerde bulunup, olan biteni her nasıl oluyorsa bir biçimde Çin-Rusya ilişkilerinin bozulacağına işaret olarak gören yorumculara değinmiştim. Bir emekli generalimiz, orta vadede Avrupa’nın Çin’e karşı Rusya’yla ittifak yapacağından dem vuruyordu örneğin!
O yazıdan birkaç gün sonra bir başka tartışma programında, mealen aktarıyorum, şöyle bir yoruma denk geldim:
“Rusya, Ukrayna harekâtından çok zayıflamış olarak çıkacak. Batı bu fırsatı değerlendirir ve Çin’e karşı Rusya’yla ittifak yapar.”
Ben, dünyanın geldiği noktayı ve gittiği yönü pek anlamamış gibi duran ve satranç tahtasında tavla oynamaya çalışan değerli “uzmanların” yorumlarıyla sersemlemiş haldeyken aynı ekranlarda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın sözleri altyazı olarak geçiyordu:
“Çin, Rusya’ya yardım ederse sonuçlarına katlanır.”
CNN International’a konuşan Sullivan, Rusya’ya uygulanan ekonomik yaptırımların aşılmasını sağlayacak bir can damarının sağlanmasına dünyadaki hangi ülke yaparsa yapsın izin vermeyeceklerini de önemle vurguluyordu.
Rus yetkililer kesinlikle Çin’den yardım talebinde bulunmadıklarını, Çinli yetkililer de Rusya’dan herhangi bir yardım talebi gelmediğini açıkladılar ama bunu Jake Sullivan’a da normal koşullarda kafaları çok karışmış olması gereken bizim yorumculara da anlatmak pek kolay değil kuşkusuz. Dünyaya Batı merkezli bakınca hep aynı şeyi görüyorsunuz çünkü.
Kaldı ki ne derece “yardım” kapsamında değerlendirilir bilmiyorum ama dikdörtgen şekilli küçük bir kartın varlığı da başlı başına soru işaretleri doğuruyor. Çin’in UnionPay’inden söz ediyorum…

RUSYA’YA CAN DAMARI MI?
Visa, Mastercard ve American Express’in yaptırımlar kapsamında Rusya’daki tüm operasyonlarını durdurma kararı almaları sonrasında Rus bankalarının Çin’in UnionPay sistemini kullanan kredi kartları çıkaracakları, son günlerde sıkça haber konusu oldu. 9 Mart’tan itibaren Rus bankalarının verdiği söz konusu kartların Rusya dışında kullanılamadığı düşünülürse, halen 180 ülkede kullanılan UnionPay ödeme sisteminin, Sullivan’ın deyimiyle “can damarı” işlevi görüp görmeyeceği merak konusu.
Çin’in Visa ve Mastercard’a alternatifi olan UnionPay’in Rus vatandaşları ve şirketleri için “yeni bir yaşam çizgisi” oluşturacağı ifade ediliyor. 2020 verilerine göre, dünyada finansal işlemlerde en fazla pazar payına sahip ödeme altyapısı UnionPay’e ait. Çin’deki toplam işlemler içinde UnionPay altyapısının payı ise yüzde 90’ın üzerinde.
Ödeme sistemlerinin küresel pazar payında UnionPay’in yüzde 45, Visa’nın yüzde 27, Mastercard’ın yüzde 18’lik paya sahip olduğunu da belirtelim.
BATI’YA KARŞI ÇÖZÜM
Batı’nın (ve Japonya’nın) Rusya’yı uluslararası ödeme sistemi SWIFT’ten kesmek ve 630 milyar dolarlık döviz rezervine erişimini kısıtlamak için başlattığı yaptırım dalgası ve Batılı şirketlerin çekilme furyası koşullarında UnionPay doğal olarak bir çözüm olarak öne çıkıyor. Bu da Jake Sullivan’ın sözlerinde de belirginleştiği üzere ABD’nin Çin’e baskı yapmaya başlamasına yol açıyor. Bir başka açıdan bakıldığında ise Çin ve Rusya var olan uluslararası finans sisteminin dışında yeni bir buluşma daha yaşamaya hazırlanıyorlar.
1 milyardan fazla kullanıcısı bulunan UnionPay’i şu an Rosselkhozbank, Post Bank, Gazprombank, Bank St. Petersburg, Promsvyazbank, VBRR, Primsotsbank, Zenit, Sovcombank gibi Rus bankaları benimsemiş durumda. Sberbank, Alfa Bank, Tinkoff Bank gibi bankalar da kredi ve banka kartı vermek, elektronik para transferi yapmak için UnionPay’e geçmeye hazırlanıyor.
Finans dünyasında “Paranın satın alamayacağı şeyler vardır, geri kalan her şey için: UnionPay!” şeklinde yeni bir slogan duyarsak, şaşırmayalım.
(Tunca Arslan, CRI)



